Şimdi kendiniz olmaktan çıkın, kendinizi tekrar Irak'ta yaşayan Müslüman bir Arabın yerine koyun.Now, put yourself in the shoes, go back to the shoes of an Arab Muslim living in Iraq.
Burada yaşayan kimse var mı? [2. Adam kendi dilinde konuşur]:Is there anyone living here? man #2 speaking native language:
"Cansız maddelerden, taşlardan ve ıvır zıvırdan oluşmuş dünyada yaşayan canlı bir organizmayım ben.""I am a living organism in a world made of a lot of dead junk, rocks and stuff."
Lund'da yaşayan, aynı zamanda doktor olan bir oğlum var.I have a son, also a doctor, who lives in Lund.
Kendisi bile yaşayan bir ölü olduğunu söylüyor.He himself says he's a living corpse.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.They just happened to be alive instead of circuit boards.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Some hunter-gatherers who lived next to farming communities took up farming themselves.
Rio'daki favelalarda yaşayan veya Bombay'daki okullarda, gözleri umutla parlayan genç insanlar.The young people in the favelas of Rio and the schools of Mumbai whose eyes shine with promise.
Peki, yaşayan çevre bu şekilde zedelenirse biz ve bütün gelecek nesiller ne kaybedeceğiz?What will we and all future generations lose if much of the living environment is thus degraded?
Şimdiye kadar yaşayanların kabaca yüzde 90 "ı öldü.Roughly 90 percent of everybody who has been alive has died by now.
Şehirlerde yaşayan 3.5 milyar insanınız olduğunda 2050'ye kadar 6 milyar olacak.When you have 3.5 billion people living in cities -- by 2050, it's going to be 6 billion people.
Mart 2011'den önce New York'ta yaşayan bir fotoğraf rötuşçusuydum.Before March, 2011, I was a photographic retoucher based in New York City.
Biz, problemin evde yaşayan insanlar olmadığını şiddetle savunuyoruz.We argue strongly that the people living in the house are simply not the problem.
Beş parasız, ailemle yaşayan ben yine "hayır" dedim.Dirt poor, no money, living with my parents, I again said, "No."
Kırsalda yaşayan topluluklara gidiyor ve burada yapıldığı gibi bir ortam yaratıyoruz.We go into rural communities and all we do, like has been done in this room, is create the space.
Ama o parayla çevresinde yaşayan bekar anneleri okula gönderiyor.She takes that money and finds single mothers in her community to send back to school.
Bu gezegende yaşayan organizmalardan size zaten bahsettim.I've just told you about organisms that live here on this planet.
Kendisi 9 yaşında Argyll Bute bölgesinde yaşayan bir İskoç.Martha's a 9-year-old Scot who lives in the Council of Argyil and Bute.
Bu hava okyanusunda yaşayan yaratıklar olduğumuzu hatırlamamız gerekiyor.It's to be reminded that we are creatures that inhabit this ocean of air.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.He must have found a female amphibian, like that, with lungs too, left behind.
Mezuniyet gününde, Dedi ki: " Ben yaşayan en şanslı kızım, bir keçi yüzünden."On the day of her graduation, she said, "I am the luckiest girl alive because of a goat."
Dünyada çok yüksek sıcaklıklarda yaşayan bakteriler bile cehennem kadar sıcakEven the hardest bacteria from earth probably couldn't heck it in the hellish planet.
Bulutlarda yaşayan yaşam formları mı?Life forms living in clouds, you say?
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.We'd be right in assuming that the self is an actual living thing.
Tek sorumluluğumuz ve bağlılığımız Dünyaya ve üzerinde yaşayan insanlara karşıdır.You have loyalty to the Earth and all the people that live on it.
Yaşayan bu pilot vay haline; "Bu shipmates, bu diğer ders"This, shipmates, this is that other lesson; and woe to that pilot of the living
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.These are whole-hearted people, living from this deep sense of worthiness.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.You can see, here's a crab that lives down there.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurliving in dark waters that average two miles deep.
Bu fikir oldukça hoşlarına gitti çünkü orada yaşayanlarThey liked it because the guys could kind of live there and be like,
Deniz kenarında yaşayan çiftten aldığın.The picture of you with your father...
Size kuzey Hindistan'ın Bihar eyaletinde yaşayan 18 aylık Shriram'dan bahsetmek istiyorum.Let me tell you the story of Shriram, an 18 month boy in Bihar, a northern state in India.
Görüyorsunuz, bu tür için doğru yerde yaşayan şehrin bir parçası değildi şey.You see, the part of town where I was living wasn't the right place for that sort of thing.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.And they weren't savanna species.
"Belki de fillerin de suda yaşayan bir atası vardı.""Well perhaps the elephant had an aquatic ancestor."
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.But by now, everybody agrees that the elephant had an aquatic ancestor.
Suda yaşayan hayvanların hepsinin tüysüz olduğu söylenemez. Mesela deniz samuru tüylüdür.You can't say all aquatic animals are naked, because look at the sea otter.
Farklı yerlerde yaşayan insanların sayısı kaçtır ve... ...bu kişilerin sağlık durumları nedir?How many people are in various locations and what is the state of their health?
Ve 500 derece santigratlık bir su bacasının yanıbaşında yaşayan hayvanlar görüyorsunuz.And so, you're seeing animals that are living next to a 500-degree-Centigrade water plumes.
Peki normal seviyede yaşayanlar ? yüksek seviyede yaşadığını düşünenler ?How about a moderate amount of stress? Who has experienced a lot of stress?
İşte kırsal kesimde yaşayan insanlar bol bol gökyüzü görürlerken,That's almost the experience of most people who live in open country
Sequoia sempervirens, Dünya üzerinde yaşayan en uzun canlı organizmadır.Sequoia sempervirens is the tallest living organism on Earth.
Sekoyayı, yaşayan canlı bir organizma olarak nasıl hayat ettiğinizi öğrenmek istiyorum.I'm going to ask you to imagine what a Redwood really is as a living organism.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.It's all the unanswered questions which make mathematics a living subject.
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?Let's say I wanted to know the average height of all men in America, right?
Amerika'da yaşayan bütün erkeklerin kümesini yapayım.So let me make the set of all men in America.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.These are a few of the species... ...that inhabit the water world called Earth.
21-30 yaş aralığında, şehirde yaşayan, x veya y alan genç bir profesyonel olabilir.He might be a young urban professional, 21 to 30, lives in the large cities, buys x or y.
Belki de bunları, zamanında New York'ta yaşayan bazı şapşallar ne yapmışlar, diye inceleyebilirler.Maybe even as just as artifacts, of what idiotic people do in New York at some point.
Ama şimdi bize vacib olan, yaşayan bir Halife aramaktır.And now our duty... our duty is to look for a living Khalifa.
Bu New York'ta yaşayan "Hakiki" lakaplı genç bir sanatçının yaptığı çalışma.This is a campaign done by a young artist in New York, who calls himself "True."
Hazımsızlık problemi yaşayan insanların gösterdiği bir davranış mı yoksa bu?It's not a reaction from constipation?
Dünya'da yaşayan en yaşlı canlıları kozmik oranlarda düşünün.Think about those oldest living things on Earth, but in a cosmic proportion.
Fakat toplum, arabasında veya sokakta yaşayanları suçlu oalrak damgalamaya devam ediyor.But society continues to stigmatize and criminalize living in your vehicle or on the streets.
Sonra, yaşayan organizmaları eklemeye hazırız.And then we're ready to add the living organism.
"Aa, bilgisayar programında yaşayan benim" -- tuhaf."Oh, I'm living in a computer program" -- that's weird.
Yüzeyinde bakteri yok, kirlenme yok, barnacle (denizde yaşayan bir tür kabuklu eklembacaklı) yok.It has no bacteria on its surface, no fouling on its surface, no barnacles.
Bu Namibya çölünde yaşayan küçük bir yaratık.This is a little critter that's in the Namibian desert.
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.I'm talking, of course, about living organisms.
Yaşayan organizmalar kimyasal şekilde ortaya çıkarlar.Living organisms are created by chemistry.