Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ne zaman incinsen, etrafında daha kötüsünü yaşayanlar var.Anytime you're hurt there's one Who has it worse around
Ve tam yoksulluk içinde yaşayanlar Asyalılarmış.And we have most who lived in absolute poverty were Asians.
Ve bu, ülkede yaşayan bütün yabancı işçilerin çocuklarını da kapsıyor.And that includes all the children of the foreign workers who are in the country.
Bu uzak geçmişin yaşayan bir kalıntısı.It's a living relic of the distant past.
ABD'de yaşayan Afro-Amerika ile Amerikan Yerlileri ve Latin öğrencilere odaklandık.We've focused in the U.S. on African-American students as well as Native American and Latino.
Dipteki milyarda yaşayan herkes bu konuda yoğun çaba sarf ediyor.In all the societies of the bottom billion, there are intense struggles to do just that.
Hepimiz, derin denizlerde yaşayan bazı canlıların ışık saçtığını biliyoruz.We all know that some deep-sea creatures glow.
Guar, nesli tükenmekte olan ve Güneydoğu Asya'da yaşayan bir toynaklı hayvandır.The guar is an endangered Southeast Asian ungulate.
Orada yaşayan ülkeler var.So we have countries living there.
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Because when we're dealing with infectious diseases, we're dealing with living systems.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.We're dealing with living systems; we're dealing with systems that evolve.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.It also looks very similar to some of the cave dwellings of the Hopi people that are in that area.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.They give birth inside the ice, and they feed on the Arctic cod that live under the ice.
Bu kalbimin derinliklerinde yaşayan bir hikaye ve onu sizinle paylaştığım için gururluyum.It's a story that lives deep in my heart, and I'm proud to share this with you.
Ve bu kişi yaşayan bir kişi.And this is a person who is alive.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.We're not doing films for the elite and the people in their glass houses.
Şimdi, bir sanatçı, bir kadın, bir Arap veya 2010 yılında yaşayan bir insan olarak,Now, as an artist, a woman, an Arab, or a human being living in the world in 2010,
O yüzden bu stüdyoyu kurdun. Soğuk balçığı, yaşayan, nefes alan bir kadına tercih ediyorsun.That's why you built this studio. you prefer cold clay to a living, breathing woman.
Peki kapalı alanda yaşayan mikropların türlerini ve dağılımlarını ne etkiliyor?What determines the types and distributions of microbes indoors?
Yaşayan şeyleri yemiyordu.He wouldn't believe in eating living things.
Yaşayan ve bir şeyler hakkında birbiriyle konuşan kadınlar.Two women who exist and talk to each other about stuff.
Uzun süre yaşayan şu adamı gördünüz mü?You see that guy that lived a long time?
Sıklıkla bir şehrin bir çok açıdan yaşayan bir organizmaya benzediği söylenir.It's often been said that a city is like a living organism in many ways.
Bu örnekte, veri, yaşayan bir insanın tomografisi.So in this particular situation, it's a scan of a living person.
Şimdi, bugün şehirlerde yaşayan her üç insandan biri aslında bir gecekonduda yaşıyor.Now, one in three people living in cities today actually live in a slum.
İnsanları, sivrisineklerle yaşayan insanların varlığı fikrine bu şekilde getirmiştim.It really got them involved in the idea of, you know, there are people who live with mosquitos.
Bu da, girişimle esenliğin buluşmasında yaşayanlardan biri.It's another one that lives at the confluence of health and enterprise.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.But those of us living in environmental justice communities are the canary in the coal mine.
Gerçekten harikaydı. ama sadece ülkede yaşayanların %20'sine ulaşabildik.That was wonderful, but it covered only 20 percent of the country.
O zaman yaşayan insanlar da bizim gibiydiler.People back then are like us today.
Ve anneler vardı, kucaklarında son anlarını yaşayan çocuklarını tutan anneler vardı.And there were mothers holding their children who had been caught in their last death throes.
Ve eğer ben Nirvana'yı bulduysam ve hâlâ hayattaysam, o zaman yaşayan herkes deAnd if I have found Nirvana and I'm still alive, then everyone who is alive can find Nirvana."
15 dakika sonra ambulans geldiğinde, onlara yaşayan bir kazazede teslim etmiştim.When the ambulance arrived 15 minutes later, I gave them over a patient who was alive.
Luwak, Asya'da palmiye ağaçlarının teperinde yaşayan bir misk kedisi türü.The luwak is an Asian Palm Civet.
Sosyal gruplar halinde yaşayan hayvanlarda yavrular her zaman yetişkinlerden farklı görünür.In social groups of animals, the juveniles always look different than the adults.
Ama kuşlar aslında birer dinazordur. yaşayan birer dinazor.But birds are dinosaurs. Birds are living dinosaurs.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.For those who live on the mainland, it was tough being away from home.
Bitkiler yaşayan canlılar değildir. İşte mesele bu.Plants are not living creatures -- this is the point.
Ve bu 2,000 ton kütleye sahip yaşayan bir organizmadır.And this is a living organism that has a mass of at least 2,000 tons.
Hibrit demek, yarı yaşayan, yarı makine bir varlık demektir.Hybrid means it's something that's half living and half machine.
Hayallerini yaşayanlar, kazananlar, tutunanlar.The people that are living their dream are partying WlNNERS!! to attach themself too
Kimin için bu iki gitmiş iseniz, yaşayan?For who is living, if those two are gone?
Burada yaşayan ve olduğu gibi onu kullanmak.As living here, and you no use of him.
Ölümlüler yaşayan, işitme, deli çalıştırmak Yani toprak yırtılmış mandrakes gibi ve çığlıklar;And shrieks like mandrakes torn out of the earth, That living mortals, hearing them, run mad;--
Tüm hayatı boyunca bu şartlar altında yaşayan bir çok arkadaşım var.A community I have friends that have been living in this conflict their entire life
Königsberg'de, oğluyla yaşayan dul bir kadın vardı.In Königsberg, a widow was living with her son.
Bu mevcut optometristlerin, Afrika'da Sahara çölünün alt kesiminde yaşayan insanlara olan oranıdır.This is the ratio of optometrists to people in sub-Saharan Africa.
21. yüzyılda yaşayan bizler, insan vücudunun işleyişini anlamamızı çok olağan buluyoruz.We take for granted in the 21st century that we understand the mechanics of the body.
Ve bu kadın mahallemizde yaşayan, Lolita dır.And a woman who lives on our street, Lolita.
Lee Seol, benim için yaşayan tarih... ...ve tüm hayatım boyunca kovaladığım bir hayal.Lee Seol is living history, and the one dream I have been chasing all my life.
Şu an... ...yaşayan birini ölü yerine mi koyuyorsun? Sence ben mi yaptım?Now you make people who are alive, look dead?
2030 yılında, şehirde yaşayan insan sayısı yüzde 15 artacak.By the year of 2030, there will be 15% more people living in our city.
"Şehrimizde yaşayan 500,000 belediye başkanının hepsi nasıl meşgul olur?""How can we engage all those 500,000 'mayors' that are living in our town?"
Yaşlı doğup, yaşamını tersine doğru yaşayan bir adam hakkında.It's about a man who's born old and lives his life in reverse.
Kibera'da yaşayan topluluk içerisinde basit avuçiçi cihazlara,Young people living in Kibera in their community, with simple handheld devices,
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.You can feel the dynamism of this living, breathing community.
Sadece havacılıkta öncü olanlar, uçta yaşayanlar ve adrenalin meraklıları için değil, herkes için.Not just for aviation pioneers, extremists and adrenaline junkies but for everybody.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.A teaspoon of seawater can contain more than a million living creatures.
Orta doğuda yaşayan -- bilhassa, Irak'ta.living in the Middle East -- in particular, in Iraq.
Irak'ta yaşayan Müslüman bir Arapsınız.You're Arab Muslim living in Iraq.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod