Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşantı ile cümle

yaşantı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Kuinka onnellisia ovat hetket kokevan minuuden elämässä?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Mennyire boldogok a pillanatok a tapasztaló én életében?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Og derefter, "Hvor lykkelige er de øjeblikke, der udgør det oplevende selvs liv?"
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Pak se zeptáte: a jak šťastné jsou chvíle v životě prožívajícího já?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Quanto felici sono i momenti nella vita del sè che vive le esperienze?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Quão felizes são os momentos na vida do eu que vive a experiência?"
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Seberapa bahagia momen-momen dalam hidup sang sisi yang mengalami ?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Wie glücklich sind die Augenblicke im Leben des erlebenden Selbst?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Πόσο χαρούμενες είναι οι στιγμές στη ζωή του βιωματικού εαυτού;
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?А потім: наскільки щасливими є миті в життті відчуттєвого я?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?Доколко щастливи са моментите в живота на преживяващата личност?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?И затем: насколько счастливыми являются моменты в жизни испытывающего я?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?ואפשר לשאול: כמה מאושרים הם הרגעים בחיי האני החווה?
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?ثم تسأل: كم كانت اللحظات سعيدة في حياة نفسية التجربة؟
Sonra da şunu sorabilirsiniz; Deneyimleyen benliğin yaşantısındaki anlar ne kadar mutlu?幸福に感じる瞬間とは 非常に複雑なプロセスです
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.A samozřejmě v Budhistickém vesmíru, jsme to už udělali milionkrát, v mnoha a mnoha životech v minulosti.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.Desigur, în universul budist, am mai făcut asta de miliarde de ori, în foarte multe vieţi din trecut.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.É claro que no universo budista, já fizemos isto milhares de milhões de vezes, em muitas vidas no passado.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.És persze a buddhista világegyetemben ezt már sokmilliószor csináltuk, sok-sok múltbeli életünk során.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.우리는 몇겁의 거듭된 전생의 삶을 통해 수 없이 겪었던 일입니다.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.l'abbiamo già fatto miliardi di volte, in molte molte vite, nel passato.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.І звичайно в Буддиському всесвіті, ми це зробили вже мілліарди разів, багато багато життів в минулому.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.Разбира се, в будистката вселена вече сме правили това милиарди пъти - в много, много минали животи.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.כבר עברנו זאת מיליוני פעמים, בהמון תקופות חיים בעבר
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.قد فعلنا هذا مليارات المرات في العديد والعديد من الحيوات في الماضي.
Tabi Budist evrende geçmiş yaşantılarımızda bunları zaten milyarlarca kez yaptığımız varsayılır.私やチホやレレやジムが、いつも話す側だったわけではありません。あなた方が話して私たちの方が聞いていることもありました。
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.A v podstatě se snažím žít jako normální kluk, což jsem vždycky chtěl.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.Básicamente, trato de vivir la vida como un chico normal algo que siempre quise.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.En probeer te leven als de gewone jongen, die ik altijd al wilde zijn.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.J'essaye de vivre ma vie comme un enfant normal, ce que j'avais toujours voulu en grandissant.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.Şi încerc să trăiesc ca un tânăr normal, cum mereu mi-am dorit când eram mic.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.Sto cercando di vivere come un ragazzo normale, come ho sempre desiderato.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.Và cơ bản là cố sống như một đứa trẻ bình thường, như tôi ngày trước vẫn thường mơ ước.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.Żyję jak moi rówieśnicy, dokładnie tak jak zawsze chciałem.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.Και βασικά προσπαθώ να ζω σαν ένα κανονικό παιδί, πράγμα που πάντα ήθελα μεγαλώνοντας.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.И в общи линии се опитвам да живея живота си като нормално момче, което винаги съм искал когато растях.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum. Çocukken en büyük hayalim buydu.Просто живу жизнью нормального ребёнка, которым всегда хотел стать, когда рос.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum.Im Grunde versuche ich ein ganz normales Leben.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum.그러고 기본적으로는 그냥 보통 애들처럼 살려고 노력해요.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum.ואני מנסה לחיות כמו כל בחור נורמלי.
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum.وأحاول بشكل عام أن أعيش حياتي كأي فتىً طبيعي،
Ve normal bir genç gibi yaşantımı sürdürmeye çalışıyorum.子どもの時からずっと望んでいたことですが
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.우리는 그것을 매일 이용합니다. 지금 우리는 그것을 우리의 일상생활 속에서 -- 우리의 사생활 속에서, 우리의 업무 생활 속에서 이용합니다.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Las usamos cada día. Ahora en nuestras vidas cotidianas; en nuestra vida privada, en nuestros negocios.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Le usiamo quotidianamente, nelle nostre vite private e professionali.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Minden nap használjuk. Használjuk mindennapi életünk során -- magánéletben és üzleti szférában egyaránt.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Používáme je v každodenním životě -- v osobním i profesním.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Teraz ju neustále používame v našom každodennom živote, v súkromnom aj v pracovnom.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Usamo-las todos os dias, no nosso quotidiano, na nossa vida pessoal, na nossa vida profissional.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Vi bruger det hver dag. Vi bruger det i vores hverdag nu -- i vores private liv, i vores arbejdsliv.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Wir benutzen sie jeden Tag. In unserem privaten und professionellen Leben.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Използваме ги всеки ден. Използваме ги в ежедневния си живот сега -- в личния си живот, в живота си на работа.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Ми використовуємо його щодня -- в особистому та діловому житті.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Мы используем их каждый день. Используем в нашей повседневной жизни -- в нашей частной жизни, в наших делах.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.אנחנו משתמשים בה כל יום. אנחנו משתמשים בה בחיים היום יומיים עכשיו -- בחיים הפרטיים, בחיים העסקיים.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.نحن نستخدمها كل يوم,نحن نستخدمها في حياتنا اليومية في حياتنا الشخصية, في حياتنا العملية
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.毎日のように使っています さらに時折 このようなイベントでは当たり前のように
Ve üç farklı yaşantının fonksiyonu olarak şu soruyu soruyoruz, hayattan ne kadar tatmin duyuyorsunuz?En we stellen de vraag als een functie van de drie verschillende levens: hoeveel levensgeluk heb je?
Ve üç farklı yaşantının fonksiyonu olarak şu soruyu soruyoruz, hayattan ne kadar tatmin duyuyorsunuz?우리는 세가지 다른 삶의 기능에 따라 어느 정도 삶에 만족하는지 질문합니다.
Ve üç farklı yaşantının fonksiyonu olarak şu soruyu soruyoruz, hayattan ne kadar tatmin duyuyorsunuz?Kysymme kysymyksen kolmen eri elämän kohdalla, miten paljon ne tuovat tyytyväisyyttä elämään.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod