Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.بل يذهبون لأماكن مثل أمريكا اللاتينية، ويدركون أن السعادة هناك متعلقة بالحياة الأسرية.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.そこでは幸せが家族との生活に関係していると 理解した上で行なっています 南アフリカでは
Ne olduğunu biliyor musun? Geçmiş yaşantını bir kadın gibi geçirdin. Bir köylüydün.- Ne spominjam se - Se pa jaz.
Ne olduğunu biliyor musun? Geçmiş yaşantını bir kadın gibi geçirdin.- Cóż nie moge tego pamiętać.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Bem, isto foi o meu sono durante uma semana da minha vida.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Bien, esta es una semana de mi vida durmiendo.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Dit was een week van mijn leven in slaap.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Dunque, ho registrato una settimana di sonno della mia vita.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.좋아요, 이건 한 주 동안 제 수면에 대한 내용입니다.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.OK, aceasta este o săptămână de somn din viaţa mea.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Ok, das war eine Woche meines Lebens im Schlaf.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Ok, ez itt egy hetem, alvás közben.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Voici une semaine de ma vie endormie.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Więc to był tydzień mojego życia we śnie.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Е, добре, това беше една седмица от живота ми в сън.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Так вот, перед вами - неделя моей жизни по части сна.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.בסדר, אז זו שינה במהלך שבוע של חיי.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.حسن، يمثل هذا أسبوعا من حياتي أثناء النوم.
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.私の睡眠生活を示しています Z.Q.値を示しています I.Q.値ではありませんよ
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Chúng ta cất đi đôi cánh ước mơ, và cài chặt chính mình vào cuộc sống thường nhật.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Ci togliamo le scarpe del sogno, e ci infiliamo nella nostra vita.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.우리는 꿈의 신발을 벗고, 우리의 일상의 단추를 끼우지요.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Levesszük álomcipellőnket, és mindennapi életünkbe gomboljuk magunkat.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Ne scoatem pantofii de visare, şi ne ancorăm în vieţile noastre.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Nos quitamos los zapatos de los sueños, y nos vestimos en nuestras vidas.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.We doen onze droomschoenen uit en knopen onze levensjas dicht.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Wir ziehen unsere "Traumschuhe" aus und "schlüpfen" in unser Leben hinein.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Βγάζουμε τα σανδάλια του ύπνου και προσδενόμαστε στη ζωή μας.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.Мы стряхиваем с себя оковы сна и вновь пробуждаемся к жизни.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.אנחנו חולצים את נעל החלומות, ומכפתרים את עצמנו לתוך חיינו.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.من ثم نسارع إلى نزع أحذية الحالمين استعداداً للعودة إلى حياتنا الواقعية.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.服を着て普段の生活へと踏み出すのです 比喩には「のように」とか「みたいな」 という語を含むものもあります
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .제 생각에 우리는 물질의 3가지 상태에 대해 이미 어느 정도 알고 있다고 생각해요
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .Asi všichni máme zkušenost se třemi skupenstvími.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .Ich denke, dass wir mit den drei Materiezuständen im Alltag alle einigermaßen vertraut sind.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .Myślę, że wszyscy znamy trzy stany skupienia z życia codziennego.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .私たちの日常の世界の物。 非常に高温では 1/4 を得ます。
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.A dále: prožívající já žije svůj život kontinuálně. Má své chvilkové prožitky, jeden za druhým.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Ahora bien, el yo que tiene experiencias vive su vida de forma continua. Tiene experiencias, una tras otra.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.A tapasztaló én folyamatosan éli az életét. Átéli a pillanatokat, egyiket a másik után.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Det oplevende selv lever livet i en lige linie. Det oplever det ene øjeblik efter det andet.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.이제, 경험하는 주체는 현재를 계속 살아갑니다. 경험을 하게되는 순간들이 있습니다, 하나 그리고 또 하나.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Kokeva minuus elää elämäänsä koko ajan. On kokemuksia hetki toisensa perään.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Sinele momentan işi trăieste viaţa continuu. Are momente succesive de trăire, şi te intrebi:
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Wel, het ervarende ik leeft zijn leven continu. Het heeft momenten van ervaring, het ene na het andere.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Zážitkové JA žije neustále svojim životom. Okamihmi skúsenosti, jedným po druhom.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Τώρα, ο βιωματικός εαυτός ζει τη ζωή συνεχώς. Ζει στιγμές βιωματικές τη μία μετά την άλλη.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Відчуттєве я живе безперервним життям. У нього є моменти досвіду, одні за іншими.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Итак, испытывающее я живет продолжительной жизнью. У него есть моменты опыта, один за другим.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Преживяващата личност живее живота си непрекъснато. Тя има моменти на преживяване, един след друг.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.האני החווה חי את חייו ברציפות. יש לו רגעים של חוויות, אחד אחרי השני.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.الآن، ذاكرة التجربة تعيش حياتها بصورة مستمرة. إنها لحظات التجربة، واحدة تلو الأخرى.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.どんな瞬間でも 次から次へと経験をしています "この瞬間"の行方を問うと 答えは非常に簡単で
Şimdi size, sadece oturma odasındaki yaşantımızdan hızlandırılmış bir 30 dk'lık kesit göstereceğim.이제 제가 하려하는 것은 30분의 비디오를 가속시킨 장면입니다. 다시 말하지만, 그것은 거실의 생활입니다.
Şimdi size, sadece oturma odasındaki yaşantımızdan hızlandırılmış bir 30 dk'lık kesit göstereceğim.30分を早送りで見ていただきます リビングの様子です 私と息子が 床にいます
Şimdi size, sadece oturma odasındaki yaşantımızdan hızlandırılmış bir 30 dk'lık kesit göstereceğim.Acum urmează să vă prezint o secvență accelerată de 30 de minute, din nou, din viața simplă din sufragerie.
Şimdi size, sadece oturma odasındaki yaşantımızdan hızlandırılmış bir 30 dk'lık kesit göstereceğim.Ik ga jullie een versneld beeld laten zien van 30 minuten, opnieuw, gewoon het leven in de woonkamer.
Şimdi size, sadece oturma odasındaki yaşantımızdan hızlandırılmış bir 30 dk'lık kesit göstereceğim.Lo que voy a hacer es mostrarles 30 minutos en video acelerado, de nuevo, de la vida en la sala de estar.
Şimdi size, sadece oturma odasındaki yaşantımızdan hızlandırılmış bir 30 dk'lık kesit göstereceğim.Most pedig egy 30 perces felgyorsított felvételt mutatok, mely ugyancsak a nagyszobában készült.
Şimdi size, sadece oturma odasındaki yaşantımızdan hızlandırılmış bir 30 dk'lık kesit göstereceğim.Pokażę wam teraz przyspieszoną wersję trwającego 30 minut nagrania ze zwykłego życia w salonie.