Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşam ile cümle

yaşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, yaşamın gizemli olduğunu kabul ediyorum.That life is mysterious, I admit.
Yaşamın en iyi zamanı genç olduğun zamandır.The best time of life is when you are young.
Yaşamın en iyi zamanı genç olduğumuz zamandır.The best time of life is when we are young.
Yaşam yolunda dönüş yoktur.There is no returning on the road of life.
Yaşam herhangi bir kitaptan daha ilginçtir.Life is more interesting than any book.
Onlar sık sık yaşamın kısa olduğunu söylerler.They often say that life is short.
Yaşam fırsatlarla doludur.Life is full of chances.
Yaşam uzun ve dolambaçlı bir yoldur.Life is a long and winding road.
Susuz yaşamak imkansızdır.It is impossible to live without water.
Su yaşam için elzemdir.Water is essential to life.
O yaşamamalı.He must not live.
Uyku, yaşamı korumak için gereklidir.Sleep is essential for the preservation of life.
Yaşam olduğu sürece umut da olacaktır.While there is life, there is hope.
Yaşamak, acı çekmektir.To live is to suffer.
Yaşam biçimini neden koşullara uydurmuyorsun?Why don't you adapt your way of life to circumstances?
Yaşam standartları daha yüksek olmalı.Living standards should be higher.
Yaşama maliyetleri yükseliyor.Living costs are getting higher.
Yaşamanın maliyeti sürekli yükseliyor.The cost of living is going up continuously.
Bizim yaşam giderlerini azalttık.We cut our living costs.
Yaşam tarzların değiştirmek için insanları ikna etmek zordur.It is very difficult to persuade people to change their life style.
Yaşamın nasıl ve ne zaman başladığı hala bir gizemdir.How and when life began is still a mystery.
Yaşamın kökeni hakkında birçok teoriler vardır.There are many theories about the origin of life.
Diğer gezegenlerde yaşam olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if life exists on other planets.
Sakin bir ülkede yaşamak istiyorum.I would like to live in the quiet country.
Shizuoka'da yaşamak için geldiğimden beri on yıl oldu.It is ten years since I came to live in Shizuoka.
Tehlikede olan deniz yaşamını korumak için bir fon kuruldu.A fund was set up to preserve endangered marine life.
Bütün hayvan türleri yaşamak için içgüdüsel dürtüye sahiptir.All forms of life have an instinctive urge to survive.
Ailem, benim büyük büyükbabamın zamanında Tokyo'da yaşamak için geldi.My family came to live in Tokyo in my great-grandfather's time.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Büyükannem yaşam tarzını hiçbir zaman değiştirmedi.My grandmother never changed her style of living.
Emeklilikten sonra ülkede sakin bir hayat yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after retirement.
Büyük evler yaşamak için mutlaka rahat değildir.Large houses are not necessarily comfortable to live in.
Büyük evler yaşamak için pahalı.Large houses are expensive to live in.
Büyük bir şehirde yaşamanın birçok avantajları var.Living in a large city has many advantages.
Herkes rahat bir şekilde yaşamak istiyor.Everybody wants to live in comfort.
Herkes mutlu bir hayat yaşamak ister.Everybody wants to live a happy life.
Diğer dünyalarda yaşam var mı?Is there life on other worlds?
Sanırım kırsal yaşam bazı bakımlardan şehir yaşamından daha üstündür.I think country life is superior to city life in some respects.
Kır yaşamı,şehir yaşamıyla karşılaştırıldığında çok huzurludur.Country life is very peaceful in comparison with city life.
Ben kırsal kesimde yaşamaktayım.I live in the country.
Kırsal alanda yaşamak için gittikten sonra onun sağlığı gitgide daha iyi oldu.His health gradually changed for the better after he went to live in the countryside.
Ülkedeki yaşam her zaman sakin değildir.Life in the country is not always tranquil.
Yakında kırsalda yaşamaya alışırsın.You'll soon get used to living in the country.
Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
Telefon modern yaşam için gereklidir.The telephone is essential to modern life.
Şehir yaşamının gürültüsü beni çok sinirlendiriyor.The noise of city life annoys me greatly.
Toprak reformu, insanların yaşamlarında büyük bir değişime neden oldu.Land reform caused a great change in the lives of the people.
Tokyo'da yaşamanın maliyeti çok yüksek.The cost of living is very high in Tokyo.
Tokyo'da nasıl yaşamak istersin?How would you like to live in Tokyo?
Tokyo yaşamak için çok pahalı bir yer.Tokyo is a very expensive place to live.
O zaman adada kimse yaşamadı.No one lived on the island at that time.
25'ine geldiğinde beş farklı ülkede yaşamıştı.She lived in five different countries by age 25.
Japonya'da yaşamanın maliyeti düşüyor.The cost of living in Japan is going down.
Japonya'da ortalama yaşam süresi nedir?What is the average life span in Japan?
Japonya'da yaşamak pahalıdır.It is expensive to live in Japan.
Japonya'da yaşamaya gelince, şikâyet edecek bir şeyim yok.As for living in Japan, I have nothing to complain about.
Japonya'da fiyatlar yükseldi ve Tokyo yaşamak için çok pahalı.Prices have risen in Japan and Tokyo is very expensive to live in.
Kapısız bir şehirde yaşamak uygunsuz olurdu diye düşünüyorum.I think that it would be inconvenient to live in a city with no door.
O başka bir söz söyleyecek kadar yaşamadı.He didn't live to say another word.
Yaşaması konusunda hiçbir umut yokThere is no hope of his being alive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod