Forestier yaşamını Paris'te sürdürmektedir.Forestier resides in Paris.
Büyük bir evde yaşamakta ve aynı arabayı sürmektedir.He drives the same old car.
Yaşam Oyununun en erken sonuçları bilgisayarların kullanımı dışında elde edildi.The earliest interesting patterns in the Game of Life were discovered without the use of computers.
Yaşamının yüzüncü yılında öldükten sonra, bir sokak ve bir kızlar okuluna onun adı verilmiş.At the centenary of her life, a street and a girls’ school were named after her.
Örnek olarak, evrimsel düşünce yaşam tarihi teorisinin vazgeçilmezidir.For example, evolutionary thinking is key to life history theory.
Oslo'da yaşamaktadır.He lives in Oslo.
Johann geri kalan yaşamını Basel'de kız okulunda öğretmenlik yaparak geçirdi.Johann then spent his entire life in Basel, where he taught at a school for girls.
Yaşamı, Im Kwon-taek'in yönettiği 2002 yılı ödüllü Chi-hwa-seon filmiyle beyazperdeye uyarlanmıştır.His life was dramatized in the award-winning 2002 film Chi-hwa-seon directed by Im Kwon-taek.
"Kutsal Yalınlık: Agamben, Cinsel Farkı ve Üreme Yaşamı"."Sacred Fecundity: Agamben, Sexual Difference, and Reproductive Life".
Birçok insan filmdeki karakterlerle kendi yaşamları arasında paralellikler kurdu.”Also, many of the characters in the movie have sex with one another."
İrisler hava ve yaşamla dolu, güzel bir çalışma."The Irises are a beautiful study full of air and life."
Fielding yaşamını Londra ve Los Angeles arasında sürdürmektedir.Fielding divides her time between London and Los Angeles.
Massachusetts Eyalet Yasama Meclisi'nde iki dönem (1904, 1905) görev yaptı.Peters served two terms in the Massachusetts State Senate (1904, 1905).
Sarı rengi günışığı, yaşam ve Tanrı'yı sembolize etmek için kullandı.He used yellow as a symbol for sunlight, life, and God.
Hitler 30 Nisan 1945'te intihar ederek yaşamına son vermişti.Hitler committed suicide on 30 April 1945.
Yahudi toplumu genel olarak kalkındı ve gettolarda yaşama zorunluluğu yoktu.The Jewish people generally prospered during this period and were not required to live in ghettos.
Annesi ona pek para bırakmamıştır, yalnız başına yarı aç yarı tok yaşamaya başlar.His mind moves forth only when some external thing has roused it.
1533'te Ancona'da Yahudi ve konversalardan toplam 3000 kişi yaşamaktaydı.By 1553, three thousand Portuguese Jews and conversos were living at Ancona.
Childers'ın yaptırdığı yetimhanede halen 300 civarında öksüz çocuk yaşamaktadır.An orphanage housed 300 slave children.
Yaşamına yurt dışında devam etti.She wants to live abroad.
Heißmeyer serbest kaldıktan sonra, Schwäbisch Hall'da yaşamaya başladı.After his release, Heißmeyer went to live in Schwäbisch Hall.
Ama eğer yaşama şansları varsa...And if they can survive...
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.He took an active role in politics.
Bu dönem, gelecekte Cezani'nin siyasal yaşamına büyük bir darbe oldu.This period had a major impact in the future political life of Jazani.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Legislative power is vested in the Parliament.
Onun aşkı ve sevgisi beni tekrar yaşama döndürdü."Her generosity gave me my life back."
Karasal gezegenler, hayatın oluşması için yaşamsal bölgenin içinde bulunmalıdır.Rocky planets must orbit within the habitable zone for life to form.
Sıradanlık prensibine göre, evren pek çok kompleks yaşamla dolu olabilir.For many imperial officers, life could be comfortable.
Çok ağır bir hayat yaşamıştır.We have had a very hard life.
Yaşamının büyük bölümünü Roma'da geçirdi ve burada Gogol ile arkadaş oldu.He spent most of his life in Rome where he befriended Gogol and was influenced by the Nazarenes.
Andrews Kaliforniya'ya bağlı San Fernando Valley'de yaşamaktadır.Andrews resides in San Fernando Valley, California.
Atsma, yaşamının bir kısmını İngiltere, Yunanistan, Brezilya ve Hollanda'da geçirmiştir.Atsma spent parts of his youth in the United Kingdom, Greece, Brazil and the Netherlands.
Wendy McKinley, Pennsylvania'da kızkardeşi Julie ile birlikte yaşamaktadır.Wendy lived in McKinley, Pennsylvania, with her sister Julie Christensen.
Tozun, ata yıldızın yaşamının son aşamalarında oluştuğuna inanılmaktadır.The dust is believed to have formed during the last phases of the progenitor star's life.
Bununla birlikte her sistemde yeni kanun ve kurallar çıkaran bir yasama organı da vardır.In addition, every system will have a legislature that passes new laws and statutes.
Kuber'in yaşamıyla ilgili bu bilgilerin dışında herhangi bir kaynak yoktur.There is no more information of Kuber's life.
Bolatların bir kısmı günümüzde lübnan da yaşamaktadır.A few wolves might be living here today.
Zack & Cody'nin Lüks Yaşamı'nın devam dizisidir.The Suite Life of Zack & Cody.
Istvan Mill Valley, Kalifornia'da kızı ve doktor eşiyle beraber yaşamaktadır.Istvan resides in Mill Valley, California with his daughters and physician wife.
Bermuda'da yaşamaktaydı.She lives in Bermuda.
Bazı Türk tarihçiler onun hiç yaşamadığını söyler.Recent rumours have indicated he may still be alive.
Hayatlarını gizli yaşamayı severler.They like to stay hidden under things.
2011 itibarıyla Tunus şehrinde 700 ve Cerbe Adası'nda 1000 Yahudi yaşamaktadır.As of 2011, 700 Jews were living in Tunis and 1,000 on the island of Djerba.
Akagawa halen Afton, Minnesota'da yaşamaktadır.Akagawa lives and maintains a studio in Afton, Minnesota.
Ada'da sadece Faroe koyunları ve deniz kuşları yaşamaktadır.The island is only inhabited by Faroe sheep and seabirds.
Müzik günlük yaşamın büyük bir parçasıydı.Music was a part of everyday life for the voyageur.
Galois Fransa’daki karışıklıkların olduğu zamanlarda yaşamıştı.Galois lived during a time of political turmoil in France.
Joe hala Jacksonville'de ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Selmon resides with his family in Jacksonville.
Zor bir yaşam sonucu yıpranmış yüzü köylülerin çetin yaşamını sembolize eder.Her face, worn by a difficult life, is symbolic of the peasant's hard life.
Bazı ülkelerde temsilciler meclisi, tek kutuplu bir yasama organının tek meclisidir.In some countries, the House of Representatives is the sole chamber of a unicameral legislature.
Ailesi 4 kuşaktır Kaliforniya'da yaşamaktaydı.They had four children and lived in California.
Ligde kendi sahasında da hiç mağlubiyet yaşamamıştır.The company did not admit any wrongdoing in the settlement.
Ben onun bu dünyada yaşamayı sevdiğini zannetmiyorum.I don't want John to think I'm enjoying this.
Dünyanın merkezinde Yaşam Ağacı (Világfa/Életfa) bulunur.There is a Sea Life Centre in the town.
İki yıl sonra mali zorluklar yaşamaya başladığı için tüm mülkü satmak zorunda kaldı.Two years later, faced with financial difficulties, he sold the entire property.
Aynı acıyı ikinci defa yaşamak istemiyor.The bill did not pass a second time.
Bu sırada Broadrick kız arkadaşı ile 13 yıllık ilişkisin bitmesi sonucu sinir bozukluğu yaşamıştır.Soon after, Broadrick and his girlfriend of thirteen years broke up.
Dalekler Skaro gezegeninde yaşamaktadır.The three find themselves on the Dalek planet of Skaro.
Yahudilerin çoğu İstanbul'da yaşamaktadır.Most Jews reside in Istanbul.
2019 itibariyle ailesiyle birlikte Los Angeles, California'da yaşamaktadır.As of 2019, she and her family live in Los Angeles, California.