Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşam ile cümle

yaşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
En büyük yaşam hedeflerimden biri dünya hakimiyetidir.One of my major life goals is world domination.
150 yaşına kadar yaşamak imkânsız mı?Is it impossible to live to be 150?
Yaşamak için iyi bir yer bulmak zor.It's hard to find a good place to live.
Hiç başka bir yerde yaşamayı istedin mi?Have you ever wanted to live anywhere else?
Daha önce hiç yaşamamış gibi yaşa.Live like you've never lived before.
Bununla yaşamasını öğren.Learn to live with it.
Tom'un yaşam destek ünitesine bağlanmak istemediğine dair talimatı var.Tom has a DNR order.
Eğer bunu yapmasaydım yaşamım şimdi çok daha başka olurdu.My life would be so different now if I hadn't done that.
Dünyanın her yerinde yaşama imkânın olsaydı nerede yaşamak isterdin?If you could live anywhere in the world, where would you live?
Prostat sorunu yaşamış mıydınız?Have you had any problems with your prostate?
Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?Have you experienced withdrawal symptoms in the past?
Sadece benim maaşımla yaşamımızı sürdürebileceğimizi sanmıyorum.I don't think we could survive on just my salary.
Önceki hamileliklerinizde hiç komplikasyon yaşamış mıydınız?Have you ever had any complications during past pregnancies?
Tek başıma yaşamak istiyordum, bir huzurevinde değil.I wanted to live alone, not in a retirement home.
Sen olmadan yaşamam için bir sebep yok.Without you, I have no reason to live.
Hepimiz böyle zamanlar yaşamışızdır.We all had those moments.
Tom hayatını dolu dolu yaşamış olmalı.Tom must have had a full life.
Yaşamak pahalı.Living is expensive.
Yalnız yaşamayı tercih ederim.I prefer to live alone.
Yaşam zor, ölüm kolaydır.Life is hard. Death is easy.
Hayatın yaşamaya değer.Your life is worth living.
Yaşamım değersizdi.My life was worthless.
Yaşam bence sonsuzluktan gelecek posta arabasını beklemek zorunda olduğumuz bir handır.I consider life an inn where I have to wait until the stagecoach of the abyss arrives.
Sevgisiz bir dünyada yaşamak istemem.I wouldn't want to live in a world without love.
Aşkın olmadığı bir dünyada yaşamak istemezdim.I wouldn't want to live in a world without love.
Emekli olduktan sonra sessiz sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after I retire.
Tom insan donunda yaşamaktan rahatsız.Tom suffers from species dysphoria.
Avusturya'da kanguru olmadığını öğrendiğimde yeni bir yaşamı girdim.I was today years old when I learned there are no kangaroos in Austria.
Güzel anlar yaşamak istiyorum.I want to live beautiful moments.
Robert isterse hala yaşam tarzını değiştirebilir.Robert can still change his lifestyle if he wishes.
Karl paranormal aktiviteler yaşamaya başladı.Karl started experiencing paranormal activities.
Kim orada yaşamak ister ki?Who'd want to live there?
Kim burada yaşamak ister?Who'd want to live here?
Lukas sadece mutlu biçimde yaşamak istiyordu.Lukas simply wanted to live happily.
Stefan canavarın yaşamasına izin verme kararı aldı.Stefan decided to let the monster live.
"Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri...""Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri..."
Cezaları Dünya'da yaşamaktı.Their punishment is to live on earth.
"Yaşamın taaa İçindeki Kadın: Pembe Marmara"."Yaşamın taaa İçindeki Kadın: Pembe Marmara".
"O poz yaşam tarzıma uygun"."O poz yaşam tarzıma uygun" (in Turkish).
Dünya çapında 4,5 milyar insan "güvenli şekilde yönetilen temizlik" olmaksızın yaşamaktadır.Worldwide, 4.5 billion people live without "safely managed sanitation".
Konu asıl olarak annesi Ruth First'ün yaşamı hakkındadır.It is primarily about her mother Ruth First's life.
Procambarus clarkii'nin ortalama yaşam süresi beş yıldır.The average lifetime of Procambarus clarkii is five years.
Bir uluslararası sınırın her iki tarafında yaşamalarına rağmen Azeriler tek bir etnik gruptur.Despite living on two sides of an international border, the Azeris form a single ethnic group.
Hikâye temel olarak "Silahlı Dedektiflik Bürosu" üyelerini ve günlük yaşamlarını takip etmektedir.The story mainly follows the members of the "Armed Detective Agency" and their everyday lives.
Genç Adam, Cobb'un yaşam tarzından heyecanlanır.The Young Man is thrilled by Cobb's lifestyle.
Hani, dünyadaki en garip otelde yaşamaya mahkûm edilmiş gibi".You know, being condemned to live in the weirdest hotel in the world."
Bu arada Messaline'de Jenny aniden yaşama döner.Meanwhile, on Messaline, Jenny suddenly revives.
Ruh hareket etmeye başladı ve bu onun sonsuz mantıksal yaşamının başlangıcı oldu (36e).The soul began to rotate and this was the beginning of its eternal and rational life (36e).
Dougles P. şu an Avustralya'da yaşamaktadır.Douglas P. now lives in Australia.
Hatta daha önceden John Bruckner 1768 yılında doğayı "süregelen bir yaşam ağı" olarak tanımlamıştır.Even earlier, in 1768 John Bruckner described nature as "one continued web of life".
Evlilik – Evlilik, son derece önemli bir yaşam evresi olayıdır.Marriage – Marriage is an extremely important lifecycle event.
10 Ekim 1944'te, günlüğüne şunları yazdı: "Misha Panarin'in artık yaşamadığını kabul edemiyorum.On 10 October 1944, she wrote in her diary, "I can't accept that Misha Panarin doesn't live anymore.
Eski Mısır'da, kırmızı yaşam, sağlık ve zaferle ilişkiliydi.In ancient Egypt, red was associated with life, health, and victory.
Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz çünkü Beth artık yaşamıyor."We'll never know, because Beth is dead.
1922'den sonra orada oturmamasına rağmen, yaşamı boyunca Belçika vatandaşı olarak kaldı.Although he never resided in Belgium after 1922, he remained a Belgian citizen throughout his life.
2004 itibarıyla, bölgede yaklaşık 370.000 Rus yaşamaktadır.In 2004, there were about 370,000 Russians living in the region.
Büyülü güçler genel yaşam tarzının bir parçası olarak kabul ediliyor ve sorgulanmıyordu.Magical powers were accepted as part of the general lifestyle and were not questioned.
Endüstriyel sesleri ve günlük yaşamdan sesleri dahil etmeyi seviyorum, mesela bir araba alarmı."I like industrial sounds and incorporating everyday life's sounds like a car alarm."
Ortalama olarak, Şikago'da her evde iki kişi yaşamaktadır.On average, there are two persons in each household in Chicago.
Gagarin, yaşamı boyunca fiziksel olarak uygun bir halde kaldı ve keskin bir sporcuydu.Gagarin kept physically fit throughout his life, and was a keen sportsman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod