Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşam ile cümle

yaşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Elektriksiz bir dünyada yaşamayı hayal edemiyorum.I can't imagine living in a world without electricity.
Ölümden sonraki yaşama inanıyor.He believes in life after death.
Emily kendisiyle yaşamama izin verdi.Emily permitted me to live with her.
Yaşamını seviyorsun, değil mi?You like your life, don't you?
Ölümden sonraki yaşama inanmıyor.He wasn't concerned with his afterlife.
Antartika'da yaşamak istiyorum.I want to live in Antarctica.
O yalnız yaşamak için yeterince yetişkin değil.He's not mature enough to live alone.
Sonsuza dek yaşamaya çalışma. Başaramayacaksın.Do not try to live for ever. You will not succeed.
Tom yaşamak için bir yer buldu.Tom found a place to live.
Öyle yaşamak hoşuna gidiyor mu?Do you enjoy living like that?
Kimsenin yaşamadığı, şehirden uzakta bir yerdeyiz.We're in the middle of nowhere.
Yuka yaşamında ilk defa İngilizce bir kitabı okuyarak bitirdi.For the first time in her life Yuka finished reading an English book.
Büyük bir konakta yaşamak istemiyorum.I don't want to live in a big mansion.
Bu tür bir yaşam için fazla enerjim yok.I have no more energy for this kind of life.
Yaşamımdan çık ve asla geri dönme.Get out of my life and never return.
Yaşam sonsuz uykudan önceki kısa bir yürüyüştür.Life is a short walk before eternal sleep.
Yaşamak iyidir ama daha iyi yaşamak iyidir!To live is good, but it's good to live even better!
Ben bu kentte yaşamıyorum.I don't live in this city.
Ben o şehirde yaşamıyorum.I don't live in that city.
Yeryüzünde yaşam pahalı olabilir.Life on Earth may be expensive.
O artık Montmartre'da yaşamıyor mu?Doesn't he live in Montmartre anymore?
Aile onun küçük maaşıyla yaşamak zorunda kalır.The family is forced to live on his little salary.
O, hayatının bir gününde bile şiddetsiz yaşamadı.She didn't live a single day of her life without violence.
Kent yaşamını çok fazla severim.I like city life very much.
Tom'un Boston'da yaşamak istediğini düşünüyor musun?Do you think Tom wants to live in Boston?
Tom'un artık Boston'da yaşamadığını duydum.I heard that Tom doesn't live in Boston anymore.
Nerede yaşamayı planladığını bilmek istiyorum.I want to know where you plan to live.
Boston'da yaşamamaya karar verdim.I've decided not to live in Boston.
Tom'un Boston'da yaşamak istediği doğru mu?Is it true that Tom wants to live in Boston?
Yaşadığını söylediğin yerde yaşamadığını ikimiz de biliyoruz.We both know you don't live where you say you do.
Tom'u yaşam desteğinden çıkarmaya karar verdik.We've decided to remove Tom from life support.
Yaşamayı sürdürmelisin.You have to go on living.
Yaptığınla yaşamak zorunda kalacaksın.You're going to have to live with what you did.
Tom ve Mary aynı evde yaşamıyorlar.Tom and Mary don't live in the same house.
Tom bana niçin artık Boston'da yaşamadığımı sordu.Tom asked me why I didn't live in Boston anymore.
Tom herkesin beklentilerine göre yaşamadı.Tom didn't live up to everybody's expectations.
Tom'un Boston'da yaşama arzusu yoktu.Tom had no desire to live in Boston.
Tom Boston'da yaşamaya alıştı.Tom has become accustomed to living in Boston.
Tom Boston'da yaşamaya alışıyor.Tom is becoming accustomed to living in Boston.
Tom şu anda burada yaşamıyor.Tom is currently not living here.
Tom asla Boston'da yaşamak istemedi.Tom never wanted to live in Boston.
Tom Boston'da yaşamak istiyordu.Tom wanted to live in Boston.
Tom liseden mezun olduktan sonra Boston'da yaşamak istiyor.Tom wants to live in Boston after he graduates from high school.
Onlar benim geçmiş yaşamım hakkında birçok soru sordular.They asked a lot of questions about my past experience.
Tom yaşamının çoğunu ABD'de geçirdi.Tom spent most of his life in the United States.
Tom uzun bir ömür yaşamadı.Tom didn't live a long life.
Yaşam yaz çiçekleri, ölüm de sonbahar yaprakları kadar güzel olsun.Let life be as beautiful as summer flowers. And death as beautiful as autumn leaves.
Kişisel yaşamı hakkında çok bilgimiz yok.We don't know much about her personal life.
Boston'da yaşamak istediğini düşünüyor musun?Do you think you'd like to live in Boston?
Her zaman Boston'da yaşamak istedim.I've always wanted to live in Boston.
Tampa'da yaşamak istiyorum.I want to live in Tampa.
Tom ve Mary herkese Boston'da yaşamayı planladıklarını söylediler.Tom and Mary told everyone they were planning to live in Boston.
Sen yaşamımdaki en harika insansın.You're the most fantastic person in my life.
O, yaşamımdaki en muhteşem insan.She's the most fantastic person of my life.
O, yaşamımdaki en harika insan.He's the most fantastic person of my life.
Tom'un hâlâ burada yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom still lives here or not.
Bu kişi burada yaşamıyor.This person doesn't live here.
Boston'da yaşamak ister misiniz?Would you like to live in Boston?
Tom bana Boston'da yaşamayı sevdiğini söyledi.Tom told me he likes living in Boston.
Tom'un iki erkek kardeşi var. Hiçbiri Boston'da yaşamıyor.Tom has two brothers. Neither of them live in Boston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod