Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşam ile cümle

yaşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben yaşamımda daha önce o adamı hiç görmedim.I've never seen that man before in my life.
Boston yaşamak istediğim yer türüdür.Boston is the kind of place I want to live.
Tom beklentilerimize göre yaşamadı.Tom didn't live up to our expectations.
Bu benim yaşam tutkum.This is my life's ambition.
Tom'la yaşamak kolay değil.Living with Tom isn't easy.
Tom yaşamını kurtardı.Tom saved your life.
Avrupa'da yaşamak istiyorum.I'd like to live in Europe.
Çin'de yaşamak istiyorum.I'd like to live in China.
Burada zenginler yaşamıyor.No rich people live here.
Tom bana o sorunu daha önce hiç yaşamadığını söyledi.Tom told me that he'd never had that problem before.
Tom'la kişisel olarak hiç problem yaşamadım.I've never had any problem with Tom personally.
Daha önce hiç bu tür sorunlar yaşamadım.I've never had these kinds of problems before.
Onu yaparken Tom'la bir sorun yaşamıyorum.I don't have a problem with Tom doing that.
Umarım bu problemi bir daha asla yaşamayacağım.I hope I'll never have that problem again.
Tom'un onu yaparken hiç problem yaşamaması gerek.Tom should have no problem doing that.
Asgari ücret yaşamak için yeterli değildir.The minimum wage is not enough to live on.
Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı.Living the kind of life that I live is senseless and depressing.
O, yaşam tarzını değiştirmeli.She needs to change her lifestyle.
O, yaşamını değiştirmeli.She needs to turn her life around.
Tek yaşamayı sevmiyorum.I don't like living alone.
Gitmek ve Boston'da yaşamak istiyorum.I want to go and live in Boston.
Tom Boston'da kaldı ve ebeveynleriyle yaşamaya devam etti.Tom stayed in Boston and continued living with his parents.
Buraya yaşamaya geleli on yıldan fazla oldu.It's been more than ten years since we came to live here.
Shizuoka'ya yaşamaya geleli on yıl oldu.It's been ten years since I came to live in Shizuoka.
Buraya yaşamaya geleli on yıl oldu.It's been ten years since I came to live here.
İyi bir yaşam nedir?What is a good life?
Bir gün Roma'da yaşamak isterim.I'd like to live in Rome someday.
Yaşam bir armağandır. Onu kabul et.Life is a gift. Accept it.
Bu evde kimse yaşamıyor. Hepsi öldü.No one lives in this house. Everyone is dead.
Yaşamak için ne korkunç bir dünya!What an awful world to live in!
Her gün güzelliği yaşamak için sanatçı olmana gerek yok.You don't need to be an artist in order to experience beauty every day.
Dünya üzerindeki yaşam, Mars'ta mı başladı?Did life on Earth start on Mars?
“Yaşamak dünyadaki en nadir şeydir. Birçok insan sadece var olur, hepsi bu.”"To live is the rarest thing in the world. Most people exist, that is all."
Senin beklentilerine göre yaşamaya çalışacağım.I'll try to live up to your expectations.
Tom ebeveynlerinin beklentilerine göre yaşamak için çok çalıştı.Tom tried hard to live up to his parents' expectations.
Tom ebeveynlerinin beklentilerine göre asla yaşamayacak.Tom will never live up to his parents' expectations.
Yaşamanın maliyeti şiddetle artmıştır.The cost of living has increased drastically.
Geçmiş yaşamlarım hakkında hiçbir şey hatırlamıyorum.I don't remember anything about my past lives.
Geçmiş bir yaşamda tanıştığımızı düşünüyorum.I think I met you in a past life.
Yalanlar söyleyerek yaşamayı nasıl başardığını bilmiyorum.I do not know how she manages to live telling lies.
Bir öpücük yaşamın en değerli armağanlarından biridir.A kiss is one of life's most precious gifts.
Yaşam yalnızca bir rüyadır.Life is only a dream.
Tekrar yaşam olabilirse bir müzisyen olmak isterim.If I could live again, I would like to be a musician.
Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras olarak almak için ne yapayım?Teacher, what shall I do to inherit eternal life?
Seninle yaşamak istemiyorum.I don't want to live with you.
Yaşam bir zebra gibidir; beyaz şerit, siyah şerit ve en sonunda popo.Life is like a zebra; white stripe, black stripe, and the ass at the end.
Yaşamayı sürdürmek için tek yolumuz insani dayanışmadır.Human interdependence is our only way to survive.
Bu kadar harika bir kentte yaşamayı seviyorum.I love living in this marvellous town.
Roma'da yaşamayı seviyor musun?Do you like living in Rome?
Onun hâlâ orada yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum.I don't know if she still lives there.
Yaşamak için gereken tüm ihtiyacımız hava ve su.We all need air and water to live.
Yaşam fazla kısadır.Life is too short.
Geçmişte yaşamaya son vermelisin.You need to stop living in the past.
Her bekar adam yaşam için bir damattır.Every unmarried man is a groom for life.
Tom Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.Tom doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Tom kırsal alanda yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in the country.
Tom kırsalda yaşamak istiyor.Tom wants to live in the country.
Bana günlük yaşamından bahset.Tell me about your everyday life.
Yaşamın amacı yaşamak mıdır?Is living the goal of life?
Yaşam nasıl öğretiyor?How's the teaching life?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod