Burada yaşamak istediğimden emin değilim.I'm not sure I'd want to live here.
Tom artık yaşamak istemiyordu.Tom didn't want to live any longer.
Tom öyle yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live like that.
Hayatımı korkuyla yaşamak istemiyorum.I don't want to live my life in fear.
Neden Boston'da yaşamak istiyorsun?Why would you want to live in Boston?
Yaşamın amacı nedir?What is the purpose of life?
Neden biri orada yaşamak ister?Why would somebody want to live there?
Hayatımı böyle yaşamak istemiyorum.I don't want to live my life like this.
Tom oğlunun şehirde yaşamasını istedi.Tom wanted his son to live in the city.
Ben sadece yaşamak için uygun fiyatlı bir yer istiyorum.I just want an affordable place to live.
Böyle yaşamaya devam etmek ister misin?Do you want to continue living like this?
O, yaşamımı mahvetti.He ruined my life.
Çalıştığım yere çok yakın yaşamak istemiyorum.I don't want to live too near to where I work.
Tom'un iyi bir yaşam için şansı olmasını istiyorum.I want Tom to have a chance for a decent life.
Tom benimle yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live with me.
Tom, oğlunun Boston'da yaşamasını istedi.Tom wanted his son to live in Boston.
Evde, ailemle birlikte yaşamak istiyorum.I want to live at home with my family.
Tom bize bitişik yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live next door to us.
İstediğimiz iyi bir yaşam kazanmak için bir şans.What we want is a chance to earn a decent living.
Ben kişisel yaşamınıza müdahale etmek istemiyorum.I don't want to interfere with your personal life.
Hayatının geriye kalan kısmını nasıl yaşamak istediğin bu mudur?Is this how you want to live the rest of your life?
Sen hayatının geri kalanında Tom ile yaşamak ister misin?Do you want to live with Tom for the rest of your life?
Tom muhtemelen kasabanın bu tarafında yaşamak istemiyor.Tom probably doesn't want to live on this side of town.
Böyle başka bir deneyim yaşamak istemiyorum.I don't want to go through another experience like that.
İnsanlar neden burada yaşamak ister anlamıyorum.I just don't understand why people would want to live here.
Ailenle birlikte evde yaşamak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to live at home with your parents?
Ziyaret etmek için güzel bir yerdi ama orada yaşamak istemedim.It was a nice place to visit, but I wouldn't want to live there.
Belki sonunda artık burada yaşamak istemediğine karar vereceksin.Maybe eventually you'll decide you don't want to live here anymore.
Erkek kardeşime benzediğim söylenmeden sadece bir gün yaşamak istiyorum.I'd like to go through just one day without being told I look like my brother.
Boston'da yaşamak istiyorum.I want to live in Boston.
Yaşamım çok mutlu.My life is very happy.
Yaşamımda kendimi hiç bu kadar mutlu hissetmedim.I've never felt so happy in my life.
Sen daha mutlu bir yaşam için bir şansı hak ediyorsun.You deserve a chance for a happier life.
Sırtımdaki ağrıyla yaşamayı öğrendim.I've learned to live with the pain in my back.
Bu ülkede yaşamak hoşuma gidiyor.I like living in this country.
İstanbul'da yaşamakla ilgili en nefret ettiğim şey sürekli trafikte sıkışıp kalmaktır.What I hate most about living in Istanbul is always getting stuck in traffic.
Yaşamın amacı mutlu olmaktır.Life's purpose is to be happy.
Burada kimse yaşamıyor.No one lives here.
Orada kimse yaşamıyor.Nobody lives there.
Sonsuza dek yaşamak istiyorum.I intend to live forever.
Yaşam bir rüya olabilir.Life could be a dream.
Katalin yaşamını Esperanto'ya adadı.Katalin dedicated her life to Esperanto.
Yaşamayı sürdürüyoruz.We're surviving.
Kız kardeşim bana yakın yaşamıyor.My sister does not live near me.
Bell, Londra'da yaşamış, değil mi?Bell lived in London, right?
Bütün yaşamım boyunca benim gibi biriyle tanışmak istedim.All my life I've wanted to meet someone like me.
Onun yaşam amacı zengin bir adamla evlenmektir.Her life goal is to marry a rich man.
Gloria yıllardır Rio'da yaşamıyor.Gloria hasn't lived in Rio for many years.
Mars'ta yaşam var mı?Is there life on Mars?
Yaşamak için sadece altı ayım var.I only have six months to live.
Tom, hiç Boston'da yaşamadı.Tom never lived in Boston.
Veganlar günlük yaşamlarında, hayvansal ürünler, ya da yan ürünler kullanmazlar.Vegans do not use animal products, or by-products, in their everyday lives.
Tom yalnız yaşamaktadır.Tom lives alone.
Yalnız yaşamaktan nefret ediyorum.I hate living alone.
Ben yalnız yaşamayı tercih ederim.I'd rather live alone.
Yalnız yaşamanın dezavantajlarından biri senin konuşacak hiç kimseye sahip olmamandır.One of the disadvantages of living alone is that you have no one to talk to.
Alkol, senin yaşamını ele geçirdi.Alcohol has taken over your life.
Yaşamak için ne yapıyoruz?What do we do for a living?
Neden yaşamak için sadece başka bir yer bulmuyorsun?Why don't you just find another place to live?
Daha önce hiç böyle sorun yaşamadım.I've never had that problem before.