yağmurlar ile cümle

yağmurlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yağmurlar, okyanusları meydana getirdi.Rain created the oceans.
Yağmurların zamanlaması da önemlidir.Regelmäßige Regenfälle sind ebenso wichtig.
Yağmurlar bittikten sonra o, gerektiğinde tekrar ortaya çıkacağı güne kadar yerin altına girerdi.Nach dem Start begann es erneut zu regnen, der den Tag über anhielt.
Yağmurlar ölümlere ve birçok yerin yerle bir olmasına neden oldu.Aufgrund der Regenfälle kam es zu Überschwemmungen und zu mehreren Erdrutschen.
İlkbahar döneminde kırkikindi yağmurları görülmektedir.Schlangen erscheinen zu Beginn der Regenzeit.
Bazen de yağmurların yağmaması ekinleri olumsuz etkiliyor.Dies hat mitunter zur Folge, dass das Regenwasser weiterhin nicht hinreichend abfließt.
Yağmurlar yağdırır.Regen strömt.
Başlayan yağmurlar ise felaketi tamamladı.Als es zu regnen anfängt, bahnt sich eine Katastrophe an.
29 Temmuz 1929 yılında yağan şiddetli yağmurlar neticesinde Ulu cami Köyü'nde toprak kayması olmuştur.Am 9. Juni 1972 gab es am frühen Abend schwere Regenfälle in den Black Hills.
Düzenli olarak her sene gerçekleşen meteor yağmurları bulunmaktadır.Diese Liste enthält alljährlich wiederkehrende Meteorströme.
Mayıs ayında ise "Erik Yağmurları" görülür.Il existe donc un "mystère Avril".
Yağmurlar bittikten sonra o, gerektiğinde tekrar ortaya çıkacağı güne kadar yerin altına girerdi.S'il pleuvait encore ce jour-là, elle était reportée à l'année suivante.
Yağmurlar mahsulü harap etti.La lluvia arruinó la cosecha.
Son yağmurlar sele neden oldu.Las últimas lluvias causaron inundaciones.
Son yağmurlar sele sebep oldu.Las últimas lluvias causaron inundaciones.
Şiddetli yağmurlar neredeyse tüm kara ve demiryolu trafiğini durma noktasına getirdi.Las lluvias torrenciales dejaron intransitables casi todas las vías y caminos.
Düzenli olarak her sene gerçekleşen meteor yağmurları bulunmaktadır.Al parecer cada año se ha intensificado la lluvia de meteoros.
SO2 ve NOx gazları asit yağmurlarının oluşumunda birinci derecede sorumludurlar.El SO2 es el principal responsable de la producción de lluvia ácida.
Arazi tarıma elverişsizti ve bahar 1699'da sağanak yağmurlar başlamıştır.Las estaciones cambian de nuevo, y comienza el invierno de 1948.
Bu yağmurlar, sadece serinletici etkilidir ve yarım gün sürer.La pioggia si intensifica, e mancano solo tre giri e mezzo.
Pamuk için en büyük tehlike yağmurlardır.Основным источником питания реки являются высокогорные дожди.
Yağmurlar yağdırabilme gücüne sahiptir.A chuva tem a capacidade de limpar céus poluídos.
Bazen de yağmurların yağmaması ekinleri olumsuz etkiliyor.Door aanhoudende regens mislukt de oogst.
Nishidou rüzgârları ve yağmurları çağırabilirdi.Ghidorah kan windvlagen opwekken met zijn vleugels.
Yağmurlar bittikten sonra o, gerektiğinde tekrar ortaya çıkacağı güne kadar yerin altına girerdi.Toen ze klaar was, regende het zo hard dat ze weer even de winkel inliep.
Sonbahar yağmurlarından sonra yetişir.Pojawia się jesienią po deszczach.
Bu suretle yağmurların tekrar başlayıp, akarsuların canlanmasına kadar hayatlarını sürdürürler.Deszcz znowu zaczyna padać i wszyscy idą do domu.
Başlayan yağmurlar ise felaketi tamamladı.Jejich zkázu dovršil déšť.
Kasım gelince yağmurlar geldi ve fena deniz şartları başladı.Zanedlouho se však nebe zatáhlo a začal padat prudký déšť.
Bahar aylarında yağan nisan yağmurları doğanın canlanmasına katkıda bulunur.Deštivé počasí na jaře podporuje výskyt onemocnění.
Güçlü ve sağanak yağmurlara neden olur.Docházelo tak k hustým, dlouhotrvajícím dešťům.
17 Kasım'da Yağmurlar Denizi (Mare Imbrium) denen ve hakkında hiçbir şey bilinmeyen bir bölgeye iniş yaptı.1970. november 17-én a leszálló egység megérkezett az Esők-tengerének (Mare Imbrium) nevezett medencébe.
Daha sonra yavaş yavaş çökerek dünyanın yüzeyine öldürücü toz ve yağmurlar olarak inmektedirler.Lassan leereszkedve, halálos por és eső formájában érik el a föld felszínét.
Bunda ilkbahar yağmurlarının etkisi büyüktür.Eteenkin kevättulvat ovat voimakkaat.
Bu katliama ithafen ozanlar The Rains of Castamere (Castamere Yağmurları) isimli şarkıyı yazarlar.Reynen suvun tuhosta tehtiin kuuluisa laulu The Rains of Castamere.
Bu mimari yağan yoğun yağmurlardan evlerini korumak için yapılan su oluklarıdır.Προτιμάει να έχει κάποιο καταφύγιο για να προφυλάσσεται από τις έντονες βροχοπτώσεις.
Bölgede bir haftadır süren şiddetli yağmurlar felaketin yaşanmasında etkili oldu.Kraftig regn natten før fikk mye av skylden for ulykken.
Bu yağmurlardan en çok bilineni ise Perseid yağmurudur.(Yang Anda ketahui hanyalah kecenderungan untuk hujan).
Düzenli olarak her sene gerçekleşen meteor yağmurları bulunmaktadır.Hujan meteor selalu terjadi pada tanggal yang sama setiap tahun.
Yağmurlar genellikle Ekim ayında başlar Nisan ayı sonlarına kadar devam eder.Meskipun biasanya cuaca panas terus terjadi sampai sampai akhir Oktober.
Buna ek olarak çiçek açmasından hemen önce yağan yağmurlar safran mahsulünü artırır.Mưa ngay lập tức trước khi cây ra hoa sẽ làm tăng lượng saffron.
Yağmurların zamanlaması da önemlidir.Lượng mưa cũng mang tính chu kỳ.
19 Nisan - Şiddetli yağmurlar çeşitli bölgelerde su baskınlarına neden oldu.Trong ngày 23 tháng 9, lượng ẩm đã gây mưa lớn tạo ra lũ lụt tại những khu vực này.
Daha sonra yağmurlarla veya serbest olarak yeryüzüne yağar.明日、どこかで雨が降るか、あるいはどこかで晴れるだろう。
İlkbahar döneminde kırkikindi yağmurları görülmektedir.詳細は春雨を参照。
Muson yağmurları yoğun olur.蚂蚁搬家有大雨。
Güçlü ve sağanak yağmurlara neden olur.預計將出現強風和強降雨。
Nisan ve Mayıs aylarında İçanadolu bölgesine has Kırkikindi yağmurları köyde etkili bir şekilde yaşanmaktadır.在十一月至四月,於高加索山脈發生雪崩是很常見的。
Yağmurlar bittikten sonra o, gerektiğinde tekrar ortaya çıkacağı güne kadar yerin altına girerdi.При необходимост от дъжд ритуалът е бил повтарян и се е вярвало, в рамките на три дни трябва да завали.
Asit yağmurlarına yol açan gazların en önemlisi kükürtdioksittir.Najpomembnejši plin, ki vodi k zakisljevanju je žveplov dioksid.
Çatışmalar Kasım ortalarına, sonbahar yağmurlarının yol açtığı çamur mevsimine kadar devam etti.Boji so trajali do novembra, dokler ofenziva ni utonila v jesenskem blatu.
Başlayan yağmurlar ise felaketi tamamladı.Vėliau prasidėję lietūs gaisrus užgesino.
Yağmurlar yağdırır.Lisandid sadestuvad.
Başlayan yağmurlar ise felaketi tamamladı.Tulemusi pärssis pärast avakatset alanud vihm.
Sonbahar yağmurları, taşkınları büyüttü ve bendi sürükledi.Koostanud Helgi Vihma, toimetanud Maia Randma ja Pille Kippar.
Afrika'nın güneyinde yaz yağmurları var.Kesäsateita eteläisessä Afrikassa.
Afrika'nın güneyinde yaz yağmurları var.Las lluvias veraniegas en el sur de África.
Afrika'nın güneyinde yaz yağmurları var.Les pluies d'été sont dans le sud de l'Afrique.
Afrika'nın güneyinde yaz yağmurları var.Letné dažde v južnej Afrike.
Afrika'nın güneyinde yaz yağmurları var.Mưa mùa hè ở châu Phi.
İlgili Sayfalar