yağmurlar
noun
C2 seviye
TR → EN
Görsel

Tanım
•Kütahya ili Gediz ilçesine bağlı bir köy.
•Kütahya ili Simav ilçesine bağlı bir köy.
•Manisa ili Salihli ilçesine bağlı bir köy.
•Ordu ili Mesudiye ilçesine bağlı bir köy.
Örnek Cümleleryağmurlar ile daha fazla örnek cümle →
Yağmurlar yağdırdık,
We poured down rain abundantly,
Mevsimlik yağmurlar yok.
There is no more seasonal rain.
Yani muson yağmurlarından.
So this is the monsoon rain.
Yağmurlar ürünü harap etti.
The rains ruined the harvest.
Kalbimde yağmurlar yağıyor.
It's raining in my heart.
Yağmurlar sel olarak geldi.
The rains came in torrents.
Geçen hafta başladı yağmurlar.
Just last week the rains broke.
["'Yağmurlar Başladı' (1939)"]
["'The Rains Came' (1939)"]
Şiddetli yağmurlar sele yol açtı
Torrential rains trigger floods
Ormanlara asit yağmurları yağıyordu.
The acid rain was falling on the forests.
Yağmurların zamanlaması da önemlidir.
The timing of rainfall is also a crucial factor.
Sonbahar yağmurlarından sonra yetişir.
It emerges in late autumn following rains.