Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Az önce yağmur yağmaya başladı.It began raining just now.
Yağmur yağmazsa.If it does not rain.
Yağmura maruz bırakmayın.Don't expose it to the rain.
Bu çiçekler yağmurdan korunmalıdır.These flowers should be sheltered from the rain.
O zamana kadar yağmur durursa biz saat ikide başlayacağız.We will start at two o'clock if it has stopped raining by that time.
Beyzbol maçı yağmur nedeniyle iptal edildi.The baseball game was called off because of rain.
Beyzbol maçı yağmur sebebiyle iptal edildi.The baseball game was called off on account of the rain.
O gün sabahtan beri yağmur yağıyor gibi görünüyordu.That day it had looked like rain since morning.
O gün soğuktu ve dahası yağmur başlamıştı.It was cold that day, and moreover it began to rain.
Bölgede neredeyse hiç yağmur yağmaz.It hardly ever rains in the area.
Şiddetli yağmur vadiye sel getirdi.The heavy rain brought floods in the valley.
Gemiler rüzgar ve yağmur tarafından sarsıldı.The ships were buffeted by the wind and the rain.
Türbenin çürümesi kısmen asit yağmuru nedeniyledir.The decay of the shrine is due, in part, to acid rain.
Kaza yağmurlu bir günde oldu.The accident happened on a rainy day.
Maç şiddetli yağmur nedeniyle iptal edildi.The game was canceled because of the heavy rain.
Oyun yağmur nedeniyle iptal edildi.The game was called off on account of rain.
Öğretmen soru yağmuruna tutuldu.The teacher was deluged with questions.
Parti başlar başlamaz yağmur yağmaya başladı.The party had no sooner started than it began to rain.
Orada neredeyse hiç yağmur yağmaz.It hardly ever rains there.
Biz oraya varır varmaz yağmur başladı.As soon as we reached there, it began to rain.
Yakında yağmur yağarsa, memnun olurlar.They'll be glad if it rains soon.
Yakında yağmur yağmazsa, ciddi kuraklık problemleri olabilir.Unless it rains in Ethiopia soon, there could be severe drought problems.
Kısa sürede soğuk yağmur indi.Soon the cold rain came down.
Koşarken sağanak yağmura yakalandım.I was caught in a shower while I was jogging.
Muhtemelen yakında yağmur yağacak.It is likely to rain soon.
Şikago çevresinde yağmur yağıyordu.It was raining around Chicago.
Daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.To make matters worse, it began to rain.
Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.As you know, we were late due to the heavy rain.
Bu palto yağmur geçirmez.This coat is rainproof.
Yağmur bu ülkede seyrektir.Rain is scarce in this country.
O, böyle bir yağmurda gelmeyecektir.He won't come in a rain like this.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa, öğleden sonra yağmur yağabilir.From the look of the sky, it may rain in the afternoon.
Bu Yaz çok az yağmur yağdı.This summer it has rained very little.
Bu yağmurda dışarı çıkmak söz konusu değil.Going out in this rain is out of the question.
Bu yağmurda tüm yolu geldiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for coming all the way in this rain.
Yağmur dinince dışarı çıkacağız.We'll go out when this shower is over.
Burada son birkaç gün sel gibi yağmur yağdı.It's been pouring here for the last few days.
Yağmurdan buraya sığınalım.Let's shelter here from the rain.
Son üç aydır hiç yağmur yok.There hasn't been any rain for the past three months.
Bu sabah uyandığımda, yağmur kara dönmüştü.When I woke up this morning, the rain had turned into snow.
Bu sabah kalktığımda ağır biçimde yağmur yağıyordu.It was raining heavily when I got up this morning.
Hava bulutlanıyor. Yakında yağmur yağabilir.It's getting cloudy. It may rain soon.
Dün yağmur yağdı.It rained yesterday.
Kesin yağmur yağacak.It's going to rain, for sure.
Yağmur yağması kesin gibi.It's bound to rain.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkmak zorundaydım.Although it was raining, I had to go out.
Öğle civarında yağmur yağabilir.It may rain around noon.
Müşteriler birkaç saat dışarıda yağmurda bekletildi.The customers were made to wait outside in the rain for several hours.
Korkarım ki öğleden sonra yağmur yağacak.I am afraid it will rain in the afternoon.
Muhtemelen yağmur yağacağını gözlemledi.He observed that it would probably rain.
Emily şiddetli yağmurda üzerinde mont olmadan beklemeye devam etti.Emily kept on waiting in the heavy rain with no coat on.
Her an yağmur yağabilir.It may rain at any time.
Heran yağmur yağabilir.It may rain at any time.
Ne olursa olsun yağmur durduğunda dışarı gideceğim.At any rate I will go out when it stops raining.
Şu kara bulutlar muhtemelen yağmur getirecek.Those dark clouds will probably bring rain.
Eğer çok şiddetle yağmur yağmasaydı oyun iptal edilmezdi.The game would not have been called off if it hadn't rained so heavily.
Bir grup yağmur ormanlarını korumak için bir kampanya başlattı.A group started a campaign to preserve rain forests.
Bir aydan uzun süredir Afrika'ya yağmur yağmadı.They have had no rain in Africa for more than a month.
Bu yol yağmurdan sonra çamur olmaya eğilimlidir.That path is apt to be muddy after rain.
Şu kara bulutlara bak. Yağmur yağacak.Look at those black clouds. It is going to rain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod