Mademki yağmur durdu, eve gidebiliriz.Now that it has stopped raining, we can go home.
Çok yakında yağmur yağacak.It is going to rain very soon.
Yedi gün boyunca yağmur yağdı.It has been raining for seven full days.
Burada neredeyse hiç yağmur yağmaz.It hardly ever rains here.
Çok geçmeden yağmur duracak.It will stop raining before long.
Yakında yağmur yağacak.It is going to rain soon.
Kısa sürede yağmur şiddetli yağmaya başladı.It soon began to rain very hard.
Kısa süre sonra yağmur yağmaya başladı.Soon after, it began to rain.
Muhtemelen tekrar yağmur yağacak.It is likely to rain again.
Hâlâ yağmur yağıyor.It's still raining.
Hâlâ yağmur yağıyor mu?Is it still raining?
Çok az yağmur yağıyor.It is hardly raining.
Yağmurdan dolayı maç iptal edilebilir.The football game might be called off on account of rain.
Yağmur dolayısıyla maç iptal edilebilir.The football game might be called off on account of rain.
Yağmur yüzünden maç iptal edilebilir.The football game might be called off on account of rain.
Belki yarın yağmur yağacak.Perhaps it will rain tomorrow.
Yağmur yağabilir. Bir şemsiye alsak iyi olur.It might rain. We'd better take an umbrella.
Sanki yağmur yağacak gibi görünüyor.It looks as if it is going to rain.
Hava çok soğuktu ve sonra üstüne üstlük çok geçmeden yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and then before long, on top of that, it began to rain.
Sanırım yağmur daha da şiddetleniyor.I think the rain's getting heavier.
Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.He could not go out because of the heavy rain.
Sağanak yağmura rağmen başladılar.They started in spite of the heavy rain.
Şiddetle yağmur yağdığı için okula geç kaldık.We were late for school because it rained heavily.
Yağmurdan dolayı piknik iptal edildi.The picnic was called off because of rain.
Şemsiyemi getirmeliydim. Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.I should have brought my umbrella. Large raindrops are starting to fall.
Yürüyüş yağmur nedeniyle iptal edildi.The hiking was called off because of the rain.
36 beden, mavi donanma yağmurluğu arıyorum.I'm looking for a navy blue raincoat, size 36.
Ben yağmura yakalandım.I was caught in a shower.
Oyun iptal edildi çünkü aniden yağmur yağmaya başladı.The game was called off because it suddenly started raining.
Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.However hard it may rain, we will start tomorrow.
Her halükârda, sadece yağmur durursa, sonra dışarı çıkabiliriz.Anyway, if it just stops raining, then we might be able to go out.
Yağmur iyi ve şiddetli yağıyordu.It was raining good and hard.
Hava çok soğuktu ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and what was worse, it began to rain.
Yalıtılmış yağmur duşları var.There are isolated rain showers.
Korkarım ki yarın yağmur yağacak.I'm afraid it will rain tomorrow.
Anlaşılan, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Açıkçası, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Maalesef yağmur yağacak.I'm afraid it will rain.
TV'ye göre, yarın yağmur yağacak.According to the TV, it will rain tomorrow.
Sonunda yağmur yağmaya başladı.At last, it began to rain.
Tam dışarı çıktığımda, yağmur yağmaya başladı.Just as I went to go out, it began to rain.
Tam dışarı çıkmak istediğimde yağmur yağacaktı.It would rain just when I wanted to go out.
Yarın muhtemelen yağmur yağacak.It is likely to rain tomorrow.
Belki öğleden sonra yağmur yağacak.Perhaps it will rain in the afternoon.
Yarın yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it rains tomorrow.
Çok yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains cats and dogs.
Şiddetli yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it should rain heavily.
Yağmur yağsa bile, bisiklet sürmeye giderim.I will go cycling even if it rains.
Yağmur yağmasına rağmen, o golf oynayacak.Even though it is raining, he will play golf.
Yağmur yağsa bile, yarın başlayacağım.Even if it should rain, I will start tomorrow.
Yağmur yağsa bile oraya gideceğim.I will go there even if it rains.
Yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains.
Yağmur yağsa bile, yarın sabah erkenden başlıyorum.Even if it rains, I will start early tomorrow morning.
Yağmur yağsa bile oyun oynanacakEven if it rains, the game will be played.
Yağmur yağsa bile, başlayacağım.Even if it rains, I'll start.
Yağmur yağsa bile oyun oynanacak.The game will be played even if it rains.
Futbol maçı yağmur yağsa bile oynanacak.The soccer game will be played, even if it rains.
Yağmur yağsa bile, hiç umurumda değil.Even though it is raining, I don't care at all.
Yağmur yağsa bile, yarın yüzmeye gideceğim.Even if it rains, I'll go swimming tomorrow.