Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bugün yağmur yağacağını umuyoruz.Esperamos que llueva hoy.
Yağmur yağacağını sanmıyorum.No creo que llueva.
Yağmur yağdığı için evde kaldım.Me quedé en casa porque estaba lloviendo.
Yağmura rağmen golf oynadık.Jugamos al golf a pesar de estar lloviendo.
Onun doğduğu gün yağmur yağmıştı.El día que él nació llovía.
Evde kaldılar, çünkü yağmur yağıyordu.Se quedaron en casa porque estaba lloviendo.
Almanya'da çok yağmur yağar mı?¿Llueve mucho en Alemania?
Yağmur yağıyor mu?¿Está lloviendo?
Yarın yağmur yağsa bile, oraya gideceğim.Iré allí aunque llueva mañana.
Yağmur yağmaya başladığı için, eve doğru koştum.Como empezó a llover, me fui corriendo directamente a casa.
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.Si mañana llueve, iremos en coche.
Onun ağlaması bir buluttan yağmur yağmasından daha kolay.Llorar para ella es más fácil que para la nube llover.
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.Empezó a llover cinco minutos después de salir de casa.
Dün geceden beri ara sıra yağmur yağıyor.Ha estado lloviendo a ratos desde anoche.
Gece boyunca ara sıra yağmur yağıyordu.Estuvo lloviendo a ratos durante toda la noche.
Bir hafta boyunca yağmur yağdı.Estuvo lloviendo durante una semana.
Tüm gün yağmur yağdı.Estuvo lloviendo todo el día.
Yağmur durdu.Dejó de llover.
Orada yağmur yağıyor.Ahí está lloviendo.
Dün burada yağmur yağdı mı?¿Ayer llovió aquí?
Burada sık sık yağmur yağar.Aquí llueve con frecuencia.
Yağmur harika.La lluvia es maravillosa.
Onlar dün tenis oynamadılar çünkü yağmur yağıyordu.Ayer no jugaron al tenis porque estaba lloviendo.
Pencereden bak! Yakında yağmur yağacak gibi.¡Mira por la ventana! Parece que lloverá pronto.
Üç gündür yağmur yağmaya devam ediyor.Siguió lloviendo durante tres días.
Yağmurda şarkı söylemeyi severim.Me gusta cantar bajo la lluvia.
Yağmur yağmasına rağmen futbol oynadık.Jugamos al fútbol a pesar de estar lloviendo.
Kısa süre sonra yağmur yağmaya başladı.Empezó a llover poco después.
Yağmur yağmadığında Tom hep okula yürüyerek gider.Si no llueve, Tom va siempre a pie a la escuela.
Yağmur olmasına rağmen futbol oynadık.Jugamos al fútbol a pesar de estar lloviendo.
Koyu bulutlar yağmura işaret eder.Nubes oscuras indican lluvia.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.Si llueve mañana, no iré a la reunión.
Yağmurun sesini rahatlatıcı buluyorum.Yo encuentro relajante el sonido de la lluvia.
Yağmurdan nefret ederim ama kokusunu severim.Odio la lluvia pero me encanta su olor.
Bütün geçen hafta yağmur yağdı.Estuvo lloviendo toda la semana pasada.
Dün öğleden sonra yağmur yağdı.Llovió ayer por la tarde.
Akşam yağmur yağmaya başladı.Empezó a llover por la tarde.
Şimdi yağmur yağmıyor.Ahora no está lloviendo.
Yağmur yağabileceğini düşünüyorum.Pienso que puede llover.
Hava çok bulutlu. Sanırım yağmur yağacak.Está bastante nublado. Creo que va a llover.
Yağmura rağmen pikniğe gittik.Fuimos de picnic a pesar de la lluvia.
Yağmura rağmen başladı.Empezó a pesar de la lluvia.
Bak Tom, yağmur durdu!¡Mira, Tom, ha parado de llover!
Amazon yağmur ormanları dünyanın akciğeridir.La selva amazónica es el pulmón del mundo.
Şemsiyeni neden açıyorsun? Yağmur yağmıyor.¿Por qué abres el paraguas? No está lloviendo.
Yağmur beklenmiyor.No se espera que llueva.
Yağmur gibi görünüyordu.Parecía lluvia.
Bu yağmura ihtiyacımız vardı.Necesitábamos esta lluvia.
Hâlâ yağmur yağıyordu.Todavía estaba lloviendo.
Yağmurlar mahsulü harap etti.La lluvia arruinó la cosecha.
Yağmura her yerde ihtiyaç duyulur.La lluvia es necesaria en todas partes.
Yağmur yağarsa ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer si llueve?
Son yağmurlar sele neden oldu.Las últimas lluvias causaron inundaciones.
Son yağmurlar sele sebep oldu.Las últimas lluvias causaron inundaciones.
Bu yıl çok yağmur yağdı.Este año ha llovido mucho.
Yağmur yağarsa evde kalırız.Si llueve nos quedaremos en casa.
Şiddetli yağmurlar neredeyse tüm kara ve demiryolu trafiğini durma noktasına getirdi.Las lluvias torrenciales dejaron intransitables casi todas las vías y caminos.
Kapüşon seni yağmurdan korumaz. Şemsiyeyi kullan lütfen.La capucha no te protege de la lluvia, usa el paraguas.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağarsa diye bir şemsiye alacağım.No creo que llueva pero cogeré un paraguas por si acaso.
Yağmur yağdı ve o eve sırılsıklam geldi.Llovió y ella llegó a casa empapada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod