Yarın yağmur yağmayacağını umuyorum.Espero que no llueva mañana.
Yağmura rağmen zamanında vardı.Llegó a tiempo a pesar de la lluvia.
Bu ay henüz yağmur yağmadı.Este mes todavía no ha llovido.
Yağmur yağmaya başladı.Empezó a llover.
Ne zaman yağmur başladı?¿Cuándo empezó a llover?
Yağmur yağdığı için evde kaldık.Como llovía, nos quedamos en casa.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.Empezó a llover, pero seguimos andando.
Yağmur yağmazsa.Si no llueve.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.Si llueve mañana no iré al picnic.
Yağmur yağdığında, otobüse biner.Cuando llueve, ella coge el autobús.
Yağmur yağmıyor.No está lloviendo.
Yağmur yağsa bile golf oynayacak.Él jugará al golf incluso si llueve.
Bu yıl çok yağmur vardı.Ha llovido mucho este año.
Çok az yağmur yağıyor.Apenas llueve.
Bunun üstüne, yağmur yağmaya başlar.Además, comienza a llover.
Bugün yağmur yağacak mı?¿Lloverá hoy?
Yağmur ayçiçeği bahçesini tahrip etti.La lluvia destruyó el jardín de girasoles.
Bütün gün çok yağmur yağdı.Estuvo lloviendo mucho durante todo el día.
Ben vardığımda, yağmur yağıyordu.Estaba lloviendo cuando llegué.
Oğlum yağmurda oynuyor.Mi hijo está jugando bajo la lluvia.
Brezilya'da burada şubat ayında çok yağmur yağar.En febrero llueve mucho aquí en Brasil.
Gece yağmur yağmış olmalı, sokak ıslak.Debe de haber llovido esta noche, la calle está mojada.
Keşke yağmur yağmasa.¡Ojalá dejase de llover!
Keşke yağmur dursa.Ojalá dejase de llover.
Çok yağmur yağmaya başladı.Comenzó a llover a cántaros.
Her zaman yağmur yağıyor.Llueve todo el tiempo.
Biz yağmurda ilerliyorduk.Avanzábamos bajo la lluvia.
Yağmur yağarsa, lütfen beni arayın.Por favor, llámeme si llueve.
Düne kadar bir hafta boyunca yağmur yağıyordu.Ayer llevaba una semana lloviendo.
Tom bana yarın yağmur yağmasa Mary ile birlikte bisiklet sürmeye gideceğini söyledi.Tom me ha dicho que si mañana no llueve, se irá a montar en bicicleta con Mary.
Onlar dün tenis oynamadılar, çünkü yağmur yağdı.Ayer no jugaron al tenis porque estaba lloviendo.
Tom yağmurun o kadar uzun süreceğini düşünmedi.Tom no pensaba que fuera a llover durante tanto rato.
Orada yağmur yağar.Llueve allá.
Burada yağmur yağıyor.Está lloviendo aquí.
Yarın bu saatte yağmur yağıyor olacak.Mañana a estas horas estará lloviendo.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.Me pregunto si lloverá mañana.
Yarın belki yağmur yağacak.Puede que llueva mañana.
Otobüse bindiğimde yağmur yağıyordu.Cuando cogí el autobús estaba lloviendo.
Bu gece yağmur yağacak.Esta noche lloverá.
Şimdi yağmur yağıyor.Ahora está lloviendo.
Çok yağmur yağıyor.Llueve mucho.
Yağmura maruz bırakmayın.No lo expongas a la lluvia.
Yağmur dört gün sürdü.La lluvia duró cuatro días.
Yakında yağmur duracaktır.Parará de llover pronto.
Yağmur bütün gün devam etti.Siguió lloviendo todo el día.
Yağmur yağmaya başlıyor.Está empezando a llover.
Japonya'da haziran ayında çok yağmur yağar.En Japón llueve mucho en junio.
Bu öğleden sonra yağmur yağmayacağını sanıyorum.Creo que no va a llover esta tarde.
Yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.Tengo que ir aunque llueva.
Yağmurda yürümek beni rahatsız etmez.No me molesta caminar bajo la lluvia.
Tom yarın yağmur yağacağını düşünmüyor.Tom no cree que llueva mañana.
Yağmur yağmasına rağmen, o golf oynayacak.Aunque llueva, jugará al golf.
Maalesef bugün yağmur yağıyor.Desafortunadamente hoy está lloviendo.
Bu yaz az yağmur aldık.Este verano ha llovido poco.
Dün akşam yağmur yağdı.Anoche llovió.
Bugün yağmur yağabilir.Hoy día podría llover.
Eğer yağmur yağarsa, o gelmez.Él no vendrá si llueve.
O kış çok yağmur yağdı.Llovió mucho aquel invierno.
Çok yakında yağmur yağacak.Va a llover dentro de nada.
Sence bugün yağmur yağacak mı?¿Crees que hoy va a llover?