Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Karanlık çökmüştü ve yağmur yağıyordu, seni bitkin ve tükenmiş yapacak.It was come dark and rain, will make you weary and tired.
Aynı zamanda yağmur da yağdığını düşünüyoruz.We think it's raining also on it.
Hastalıkta sağlıkta, yağmurda rüzgarda..Despite rain, snow, wind, and flowers?
Yağmur sularını topladığımız için, 4 yıllık kuraklık olsa bile hala yeterli içme suyumuz olacak.If we have four years of drought, we still have water on the campus, because we collect rainwater.
Yağmur olsa, güneş olsa, asker adamlar gider.Rain come, sun come, soldier man dey go.
Dedim ki, yağmur olsa, güneş olsa, asker adamlar gider.I say rain come, sun come, soldier man dey go.
R, yağmur yağıp yağmadığını belirtiyor.R indicates whether or not it's raining.
T, trafik olup olmadığını belirtir, ve T havanın yağmurlu olup olmamasına bağlıdır.T indicates whether or not there's traffic, and T is dependent on whether it's raining.
Yağmurlu bir günün sıkıcılığına karşı sürpriz olarak saklıyorum.I keep it as a surprise for my guests... against the rainy day of boredom.
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.It's simply not permissible in English to say, "It rain tomorrow."
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.They can say, "Yesterday it rain," "Now it rain," "Tomorrow it rain."
Bir başka deyişle Fıskiye ve Yağmurun her zman pozitif olmasını mecbur kılıyoruz.In other words, we're constraining Sprinkler and Rain to always be positive.
Yağmuru durdurun! (Kahkaha)Make it stop raining!(Laughter)
Akan su ve yağmurun sesi.Water in the form of running water and also in the form of rainfall.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.You know the feeling of lying in bed with the window open, listening to gentle rain outside?
Üç gün kaldılar, üç gün de yağmur yağdı. Sürekli yürüdüler.They were there three days and it rained every day and they kept walking around --
Yağmur küçük kuşları da buraya çekti ve dört bir yanda cıvıldamaya başladılarThe rain has also brought out little birds and all around they start to sing
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliThose islands high enough to catch rain can be surprisingly lush
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.And because of the rain until four o'clock in the afternoon, nobody went to the polling stations.
Fakat sonra yağmur durdu, insanlar oy kullanmaya gittiler.But then the rain stopped, people went to vote.
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.I was doing fieldwork in the Costa Rican rainforest, and things have changed dramatically for me."
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.I like to think of bathrooms like a tropical rainforest.
Tamamen aynı şartlarda yağmur yağacaktır.With same initial conditions, would result in rain.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.It happened after a while, that the brook dried up, because there was no rain in the land.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Elijah said to Ahab, "Get up, eat and drink; for there is the sound of abundance of rain."
Yeryüzüne yağmur yağdırır, Tarlalara sular gönderir.who gives rain on the earth, and sends waters on the fields;
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,When he made a decree for the rain, and a way for the lightning of the thunder;
Yağmuru beklercesine beni bekler, Son yağmurları içercesine sözlerimi içerlerdi.They waited for me as for the rain. Their mouths drank as with the spring rain.
‹‹Su damlalarını yukarı çeker, Buharından yağmur damlatır.For he draws up the drops of water, which distill in rain from his vapor,
Bulutlar nemini döker, İnsanların üzerine bol yağmur yağdırır.Which the skies pour down and which drop on man abundantly.
Ya insanları cezalandırmak Ya da yeryüzünü sulayıp sevgisini göstermek için Yağmur gönderir.Whether it is for correction, or for his land, or for loving kindness, that he causes it to come.
Yağmurun babası var mı? Çiy damlalarını kim yarattı?Does the rain have a father? Or who fathers the drops of dew?
‹‹Başına bol yağmur yağsın diye Bulutlara sesini duyurabilir misin?"Can you lift up your voice to the clouds, That abundance of waters may cover you?
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.You, God, sent a plentiful rain. You confirmed your inheritance, when it was weary.
Yeni biçilmiş çayıra düşen yağmur gibi, Toprağı sulayan bereketli yağmurlar gibi olsun!He will come down like rain on the mown grass, as showers that water the earth.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.He gave them hail for rain, with lightning in their land.
Kralın yüzü gülüyorsa, yaşam demektir. Lütfu son yağmuru getiren bulut gibidir.In the light of the king's face is life. His favor is like a cloud of the spring rain.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.As clouds and wind without rain, so is he who boasts of gifts deceptively.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.The north wind brings forth rain: so a backbiting tongue brings an angry face.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Like snow in summer, and as rain in harvest, so honor is not fitting for a fool.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.A continual dropping on a rainy day and a contentious wife are alike:
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.A needy man who oppresses the poor is like a driving rain which leaves no crops.
Bak, kış geçti, Yağmurların ardı kesildi,For, behold, the winter is past. The rain is over and gone.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Son of man, tell her, You are a land that is not cleansed, nor rained on in the day of indignation.
İstefanos taş yağmuru altında, ‹‹Rab İsa, ruhumu al!›› diye yakarıyordu.They stoned Stephen as he called out, saying, "Lord Jesus, receive my spirit!"
Yeniden dua etti; gök yağmurunu, toprak da ürününü verdi.He prayed again, and the sky gave rain, and the earth brought forth its fruit.
Baka Vadisinden geçerken, Pınar başına çevirirler orayı, İlk yağmurlar orayı berekete boğar.Who passing through the valley of Baca make it a well; the rain also filleth the pools.
Ve üzerlerine bir (taş) yağmur(u) yağdırdık; bak, işte suçluların sonu nasıl oldu!And We rained down on them a shower (of Stones). So witness the end of sinners!
(Şu Kureyş müşrikleri) bela yağmuruna tutulan, (üstüne taş yağdırılan) kente vardılar.They must have surely passed by the town on which We had rained the terrible rain of ruin.
Üzerlerine (pişmiş çamurdan bir taş) yağmur(u) indirdik.And We rained down on them a shower (of stones).
Uyarıl(ıp da aldırmay)anların yağmuru gerçekten ne kötü oldu!How ruinous was the rain that fell on those who had been warned (but warned in vain)!
Halbuki onlar, yağmurun kendilerine indirilmesinden önce umutsuz idiler.Although before it came down they were despondent.
O'dur ki (kulları) umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir, rahmetini yayar.It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence.
İş(ler)i taksim edenlere (rızıkları, yağmurları dağıtan güçlere) andolsun ki,And those who distribute (it) by command,
'(O'ndan mağfiret dileyin) Ki üzerinize gökten bol yağmur göndersin'He will send you abundant rain from the sky,
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık.And We rained down on them a shower (of stones).
Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.How ruinous was the rain that fell on those who had been warned (but warned in vain)!
Yağmuru yağdırır; rahimlerde olanı bilir.He sends rain from the heavens, and knows what is in the mothers' wombs.
O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip-yayar.It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence.
"(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın."He will send you abundant rain from the sky,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod