Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu öğleden sonra yağmur yağacağını düşünüyor musun?Do you think it'll rain this afternoon?
Şiddetli yağmurun ardından büyük bir sel baskını oldu.In the wake of the heavy rain, there was a major flood.
Yağmur çiseliyordu.It was drizzling.
Yağmur yağmaya başlayıncaya kadar ne kadar zaman alacağını düşünüyorsun?How much longer do you think it'll be until it starts raining?
Tom yağmuru dinleyerek yatakta uyanık yatıyordu.Tom lay awake in bed, listening to the rain.
Yavru kedi yağmurdan saklanmaya çalışıyor.The kitty is trying to hide from the rain.
Yağmur ve kar yağmıştı.It had rained and snowed.
Tom'un bizi her ziyaret edişinde yağmur yağıyor gibi görünüyor.It seems to rain every time Tom visits us.
Tom'un her gelişinde yağmur yağar.Every time Tom shows up, it rains.
Oraya bisikletle gitmeyi planlıyordum ama yağmur yağdı.I was planning to go there by bike, but it rained.
Umarım yarın yağmur yağmayacak.I do hope that it won't rain tomorrow.
Tom ve Mary John'u konfeti yağmuruna tuttu.Tom and Mary showered John with confetti.
Sadece birkaç damla yağmur düştü.Only a few drops of rain have fallen.
Sabahleyin sert yağmur yağdı.It rained hard during the morning.
Hafif bir yağmur kaldırımları ıslattı.A light rain made the sidewalks wet.
Orada çok sık yağmur yağar mı?Does it rain there very often?
İngiltere'de ne sıklıkta yağmur yağar?How often does it rain in England?
Seni çöllerin yağmuru özlemesi gibi özlüyorumI miss you like the deserts miss the rain.
Boston'da ne sıklıkta yağmur yağar?How often does it rain in Boston?
Burada ne sıklıkta yağmur yağar?How often does it rain here?
New York'ta sert yağmur yağıyordu.It was raining hard in New York.
Tom, Mary'nin evine geldiğinde yağmur sert yağıyordu.It was raining hard when Tom arrived at Mary's house.
Tom, Mary'yi arıyordu ama sert yağmur yağıyordu ve onu görmedi.Tom was looking for Mary, but it was raining hard and he didn't see her.
Dün gece bir meteor yağmuru görmek için iyi bir fırsat sağladı.Last night provided a good opportunity to see a meteor shower.
Ben yağmurda dişçiye bisikletimle gittim.I rode my bike to the dentist in the rain.
Bu öğleden sonra yağmur yağabileceğini düşünüyorum.I think it might rain this afternoon.
Onlar bu gece yağmur yağacağını söylüyorlar.They say it's going to rain tonight.
Kova yağmur suyuyla doluydu.The bucket was full of rainwater.
Yağmur durmuyor.The rain's not letting up.
Yağmur yağdıktan sonra havanın çok taze ve temiz olması durumunu seviyorum.I love the way the air is so fresh and clean after it rains.
Boston'da çok yağmur yağıyordu.It was raining hard in Boston.
Sen oradayken Boston'da yağmur yağdı mı?Did it rain in Boston while you were there?
Burada bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining cats and dogs here.
Dünya bir meteor yağmuru alıyor.The Earth is taking a meteor shower.
Göktaşı yağmurları en çok görülebilen meteor yağmurlarından biridir.The Perseids are one of the most visible meteor showers.
Hava az önce harikaydı. Şimdi nasıl aniden yağmur yağıyor?The weather was great just a moment ago. How is it suddenly raining now?
Buraya yaz boyunca çok yağmur yağar mı?Does it rain much here during the summer?
Yavru kedi yağmurda oynuyor.The kitten is playing in the rain.
Şiddetli yağmur bir hayli zarara yol açtı.The torrential rain did quite a bit of damage.
Tüm gece boyunca yağmur yağdı.It rained throughout the night.
Sanki yağmur yağabilir gibi görünüyor.It looks as though it may rain.
Dün için yağmur tahmini çıkmadı.The rain forecast for yesterday didn't eventuate.
Palmiye yağı yağmur ormanlarını yok ediyor.Palm oil is destroying the rainforest.
Tom gece yarısı sonrasına kadar muhtemelen yağmur yağmayacağını söylüyor.Tom says it's probably not going to rain until after midnight.
Melanie yağmur yağacağını düşünüyor.Melanie thinks that it's going to rain.
Burada hemen hemen hiç yağmur yağmaz.It barely ever rains here.
Tom yağmur yağacağını düşünüyor.Tom thinks that it's going to rain.
Onlar yağmurdan sığınmak için bir yer aradı.They looked for a place to take shelter from the rain.
Kalbimde yağmurlar yağıyor.It's raining in my heart.
Birkaç gündür yağmur yağmamasına rağmen ayaklarımızı bastığımız yerler hâlâ çok ıslaktı.Even though it hadn't rained for several days, the ground was still quite wet underfoot.
Hava o gün soğuktu, ve bunun yanı sıra, yağmur yağıyordu.The weather was cold that day, and besides, it was raining.
Onlarca insan şiddetli yağmurun yol açtığı ani su baskınlarında öldü.Dozens of people have died in flash floods triggered by torrential rain.
Yağmur yağıp yağmadığını sana söyleyemem.I can't tell whether it's raining or not.
Tom bana bütün gün yağmur yağacağını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought it would rain all day.
Yağmur yağıp yağmayacağını söylemek zor.It's hard to tell whether it's going to rain or not.
Sen bana bugün yağmur yağmayacağını söyledin, bu yüzden bir şemsiye getirmedim.You told me it wouldn't rain today, so I didn't bring an umbrella.
Geceleyin biraz yağmur aldık.We got a little bit of rain overnight.
Yağmur durana kadar arabada oturmaya gidelim.Let's go sit in the car until the rain stops.
Jason yağmura yakalanmış ve yeni takımını mahvetmişti.Jason was caught in the rain and ruined his new suit.
Tom yağmura yakalandı ve yeni takım elbisesi mahvoldu.Tom was caught in the rain and his new suit got ruined.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod