Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmurdan sonra eve koşacağız.We will hurry home after the rain.
Tenis maçı yağmur nedeniyle ertelendi.The tennis match was postponed due to rain.
Bugün, yağmur yağmıyor.Today, it isn't raining.
Şükür Tanrım, nihayet yağmur yağıyor.Thank God, it is finally raining.
Yağmura rağmen dün gece iyi uyudum.Despite the rain I slept well last night.
O yağmur nedeniyle tamamen ıslanmış geldi.He arrived all wet from the rain.
Çok bulutlu. Sanırım yağmur yağacak.It's very cloudy. I think it's going to rain.
Bütün gece yağmur yağacak.It is going to rain all night.
Yağmur çiçekleri sular.The rain waters the flowers.
Yağmur yağarsa sanat müzesine gideceğiz.If it rains, we will go to the art museum.
Onların yağmurlukları yok mu?They don't have raincoats?
O, yağmurda dışarıda kaldı.She stayed out in the rain.
Yağmur nedeniyle planlarım tamamen karıştı.Due to the rain, my plans were completely mixed up.
Aralıksız olarak yağmur yağıyor.It rains incessantly.
Ağır sis ve yağmur, doğa yürüyüşçülerini aramayı engelledi.Heavy fog and rain hindered the search for the missing bushwalkers.
Uzman yarın yağmur yağacağını söyledi.The experts said it would rain tomorrow.
Ne berbat bir hava! Bütün gündür yağmur yağıyor.What horrible weather! It's been raining all day.
Yağmur yağacağını hissediyorum.I feel that it will rain.
Gerçekten bu yağmurda dışarı çıkmayacağız, değil mi?We're not really going out in this rain, are we?
Yağmur yağdığını biliyor muydun?Did you know it was raining?
Henüz yağmur yağmıyor.It's not raining yet.
Tom yağmur yağsa bile golf oynayacağını söylüyor.Tom says he'll play golf even if it rains.
Yağmur yağarsa Tom gelmez.Tom won't come if it rains.
Tom yağmurda dışarıya çıktı.Tom went out in the rain.
Sabah saatlerinde şiddetli yağmur yağıyordu.It was pouring rain all morning long.
Tom bir kapüşonlu yağmurluk giyiyor.Tom is wearing a hooded raincoat.
Bu yağmuru suçla!Blame this rain!
Yağmur pencerede tıkırdıyor.The rain is drumming on the window.
Tom muhtemelen yağmur yağacağını söyledi.Tom said it would probably rain.
Tom yağmur yağacağını öngördü.Tom predicted there would be rain.
Yoğun yağmur yağdığı için okula geç kaldık.We were late for school because it was raining hard.
Yarın yağmur yağmazsa çimi biçeceğim.I'll mow the lawn tomorrow if it's not raining.
Yağmur yağmazsa yarın çimleri biçeceğim.I'll mow the lawn tomorrow, unless it rains.
Bu yağmurlu bir gün.This is a rainy day.
Sabah saat dörtte yağmur başladı.It started to rain at four o'clock in the morning.
Hava yağmurluydu.The weather was rainy.
Yağmur bütün gün boyunca dinmedi.It never stopped raining the entire day.
Yağmurdan dolayı, evde kalmak daha iyi bir seçenek olacaktır.Due to the rain, staying at home would be a better option.
Yağmur kesildi.The rain has stopped.
Yağmur sonrası topraktan gelen hoş kokuya petrikor denir.The scent of earth after rain is called petrichor.
Yağmurdan dolayı pikniğimizi içeride yedik.Because of the rain, we had to eat our picnic inside.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.She jumped out of the frying pan into the fire.
Sadece yağmur yağmaya başladı.It just started to rain.
Tom'un saçı yağmurdan ötürü ıslak.Tom's hair is wet from the rain.
Bugün yağmur yağacağını sanmıyorum.I don't think it's going to rain today.
Tom'un arabasının yıkanması gerekti, bu yüzden onu yağmurda dışarıda bıraktı.Tom's car needed a wash, so he left it out in the rain.
İşçiler, yağmur nedeniyle saat 2'de işi bıraktılar.The workers packed up at 2 o'clock on account of the rain.
Yağmurdan nefret ediyorum.I hate the rain.
Bir yağmur damlası düştü.A raindrop fell.
Yağmur yağarsa gitmeyeceğiz.We won't go if it rains.
Yağmur yağmış olsa gitmeyiz.We wouldn't go if it rained.
Yağmur yağmış olsaydı gitmezdik.We wouldn't have gone if it had rained.
Seninle karşılaştığım gün, yağmurlu ve soğuktu.The day when I met you was rainy and cold.
Yağmur durduğunda çalışmaya devam edeceğim.I will begin to work when it stops raining.
Anahtarları yağmurluğun cebinde ofisime bıraktığımdan oldukça eminim.I'm pretty sure that I've left the keys to my office in my raincoat pocket.
Tom, yağmurun yağabileceğini sandığını söyledi.Tom said that he thought that it might rain.
Yağmur yağsa bile, gideceğim.I will go, even if it rains.
Üç gündür kesintisiz yağmur yağıyor.It has been raining nonstop for three days.
Yağmur her yerde beni takip ediyor!The rain follows me everywhere!
O, yağmur yağdığı için bir şemsiye taşıyor.He's carrying an umbrella because it's raining.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod