Tom yağmurdan hoşlandığını söyledi.Tom said he liked rain.
Tom yağmuru sevdiğini söyledi.Tom said he liked rain.
Tom yağmurluğunu çıkardı.Tom took off his raincoat.
Tom yağmur yağdığını söyledi.Tom said it was raining.
Tom yağmurluğunu giydi.Tom put on his raincoat.
Ülkenin bu kısmında bu kadar çok yağmur yağmaz.It doesn't rain that much in this part of the country.
Bütün gün sert yağmur yağdı.It rained hard the whole day.
Ben bisiklete binerken yağmur yağmaya başladı.While I was cycling, the rain started.
Ben yağmuru biraz özledim.I missed the rain a little.
Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.You should take your umbrella with you in case it rains.
Dışarı çıkalım! Yağmur yağmıyor.Let's go out! It's not raining.
Gerçekten sert yağmur yağıyor, değil mi? Islandın mı?It's really raining hard, isn't it? Did you get wet?
Bütün gün yağmur yağdı.It rained all day.
Yağmur durduğunda yürüyüşe çıkacağız.When it stops raining, we will go for a walk.
Abrams yağmur yağdığını biliyordu.Abrams knew that it rained.
Tom yağmur olmadığı zaman en azından haftada bir kez çimini sular.Tom waters his lawn at least once a week when there's no rain.
Niçin yağmurluk giyiyorsun? yağmur yağmıyor, değil mi?Why are you wearing a raincoat? It's not raining, is it?
Tom ve Mary yağmur yağmasına rağmen yürüyüşe çıktı.Tom and Mary went for a walk even though it was raining.
Tom yağmurda motosikletine binmeyi sevmiyor.Tom doesn't like riding his motorcycle in the rain.
Tom, yağmur yağdığı için evde kaldı.Tom stayed at home because it was raining.
Tom yağmurda araba sürmeyi sevmiyor.Tom doesn't like driving in the rain.
Şanslıydık. Yağmur yağmadı.We were lucky. It didn't rain.
Tom bir yağmurluk giyiyor.Tom is wearing a trench coat.
Yağmuru dinle.Listen to the rain.
Sıcak havanın ardından birkaç gün yağmur yağdı.The hot weather was followed by several days of rain.
Anladığım kadarıyla gökkuşağı görmek istiyorsanız yağmura katlanmak zorundasınız.The way I see it, if you want the rainbow, you gotta put up with the rain.
Yazın burada çok yağmur yağar.It rains a lot here in summer.
Gelemedim çünkü yağmur yağdı.I couldn't come because it rained.
Burada hava çok serindir çünkü sık sık yağmur yağar.The weather is very cool here because it rains often.
Yağmur yolu bataklığa çevirdi.The rain turned the road into a quagmire.
Eğer yağmur başlarsa biz bisiklete binmekten vazgeçmek zorunda kalacağız.If it starts raining we'll have to give up on our bike ride.
Tom tamamen yağmurla ıslanmıştı.Tom was completely soaked by the rain.
Yağmurdan nefret ederim ama kokusunu severim.I hate rain, but I love its smell.
Her gün binlerce hektar tropikal yağmur ormanı kaybediliyor.Thousands of hectares of tropical rainforest are being lost every day.
Şimdi dışarı çıkalım. Artık yağmur yağmıyor.Let's go out now. It isn't raining any more.
Bugün yağmur yağma şansı yok.There's no chance of rain today.
Ne yazık ki yağmur yağacak.I'm afraid it'll rain.
Şimdi yağmur yağmıyor.It isn't raining now.
Artık yağmur yağmıyor.It isn't raining now.
Şu anda yağmur yağıyor.It's raining now.
Şiddetli şekilde yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.It rained heavily, so the playground is muddy.
Şiddetli yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.We've had a heavy rain, so the playground is muddy.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.It started raining, so I took shelter under my friend's umbrella.
Yağmur beni neşelendirir.The rain cheers me up.
Yağmur yağmaya başladı bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına geçtim.It started raining, so I got under my friend's umbrella.
Sabah ağır bir yağmur vardı.In the morning, there was a heavy rain.
Sabahleyin yoğun bir yağmur vardı.In the morning, there was a heavy rain.
Sabahleyin sağanak yağmur vardı.In the morning, there was a heavy rain.
Yağmur yağıyorsa beni beklemeyin.Don't expect me if it's raining.
Büyük olasılıkla bugün yağmur yağacak.It will most likely rain today.
Bugün de yağmur yağacağa benziyor.It looks like it'll rain today, too.
Bugün yağmur riski yok.Today there is no risk of rain.
Tom yağmur yağmıyorsa genellikle okula yürür.Tom usually walks to school if it's not raining.
Yağmur yağmadan önce Tom gitmeli.Tom should leave before it rains.
Tom yağmur yağmadan önce gitmek zorunda.Tom ought to leave before it rains.
Geçen hafta için yağmur bekliyorduk.We've been expecting rain for the past week.
Yağmur yağabilir gibi görünüyor bu yüzden şemsiyeni unutma.It looks like it might rain, so don't forget your umbrella.
Yağmurun yağması ihtimaline karşı bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella in case it rains.
Geçen yaz çok yağmur yağdı.It rained a lot last summer.
Yağmur durduğunda köpeği yürüyüşe çıkaracağım.When the rain stops, I'll take the dog out for a walk.