Mafya babası makineli tüfek ateşi yağmurunda öldürüldü.The mafia boss was killed in a hail of machine gun fire.
Yağmur toprağı yıkadı.The rain washed away the soil.
Oraya bisikletle gideceğimi düşünüyordum ama yağmur yağmaya başladı.I was thinking that I would go there by bicycle, but it began to rain.
Yağmur yağsın ya da yağmasın, oyun düzenlenecek.Whether rains or not, the game is going to be held.
Yağmurdan ıslanmamaya çalış.Try not to get wet because of the rain.
Hava karardı. Belki de yakında yağmur yağacak.It has got dark. Maybe it'll rain soon.
Yağmur yağmaya başlıyordu.It was starting to rain.
Şehirde usulca yağmur yağıyor.It rains softly on the town.
Yağmur şehrin üzerine usul usul dökülüyor.It rains softly on the city.
Yağmur şehre usul usul yağıyor.It rains softly on the city.
Sonbaharın başlarında yağmur yağar.It rains in early autumn.
Rüzgar ve yağmur korkunç bir fırtına yapmak için birleşti.The wind and rain combined to make a terrible storm.
Yağmur suyu sıcak bir günde buharlaşıyor.The rain water is evaporating on a hot day.
Brezilya, dünyadaki yağmur ormanlarının üçte birine sahiptir.Brazil has one-third of the world's rain forests.
Bu yıl geçen yıldan daha fazla yağmur var.We have had more rain this year than last year.
Bu gece boyunca yağmur bekleniyor.It is expected to rain all night tonight.
Şemsiyem beni yağmurdan korur.My umbrella protects me from the rain.
İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.Two weeks of heavy rain resulted in flooding.
Nihayet akşama doğru yağmur durdu.It finally stopped raining towards evening.
Yağmur durmadıkça, gitmem.I will not go unless it stops raining.
Yağmur yağıyor fakat o bir ceket giymiyor.It's raining, but she's not wearing a coat.
Yağmurdan sonra kaldırımlar ıslaktı.The sidewalks were wet after the rain.
Yağmur nerede?Where is the rain?
Yeniden yağmur yağıyor.It's raining again.
Nisan yağmurları mayıs çiçeklerini getirir.April showers bring May flowers.
Ekinlerin yağmura ihtiyacı var.The crops need rain.
Tekrar yağmur yağdırmak için kaç tane kurbanlık kuzuya ihtiyacımız var?How many sacrificial lambs do we need to bring the rain back?
Bu öğleden sonra yağmur yağdı.It rained this afternoon.
Yağmur olmasaydı yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it wasn't for the rain.
Yağmurun durmasını bekleyelim!Let's wait for the rain to end!
Yağmur durduğunda, biz gideceğiz.We'll go when it stops raining.
Yağmur yağmıyor.It is not raining.
Burada yağmur yağıyor.It's raining here.
Orada yağmur yağar.It rains there.
Orada yağmur yağıyor.It's raining there.
Yağmur durduğunda o, yürüyüşe çıktı.When the rain stopped, he went out for a walk.
Yağmur yağdığı için, eve gitsem iyi olur.Since it's raining, I'd better go home.
Yağmur yağmazsa, dışarı gidelim.If it doesn't rain, let's go out.
Hafif bir yağmur yağıyordu.A light rain was falling.
Şiddetli yağmurlar bir günden daha fazla yağdı.Heavy rains fell for more than a day.
Yağmurda ve karda bile dağ tırmanışından zevk alırım.Even in rain and snow I enjoy mountain-climbing.
Ya yağmur yağarsa ne yaparız.What will we do if it rains?
Evet dışarıdaydım ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.Yes, I was outside and it's raining cats and dogs.
Radyoya göre yarın yağmur yağacak.According to the radio, it will rain tomorrow.
Yağmurdan sonra ormanda birçok mantar yetişir.After the rain, many mushrooms grow in the forest.
Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.During the game, it suddenly began to rain and it thundered, too.
Bu sabahtan beri şiddetli yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.It's been raining heavily since this morning, so I don't want to go anywhere.
Yağmur yağar ve ağaçları nemlendirir.The rain falls and moistens the trees.
O, onu özlüyor, özellikle yağmurlu günlerde.She misses him, especially on rainy days.
O, ona bütün gün yağmur yağacağını söyledi.She told him that it would rain all day.
Sağanak yağmur nedeniyle tamamen ıslandım. Arabanla gelip beni alır mısın?I'm completely wet because of the heavy rain. Will you come and pick me up with your car?
Yağmur yağabileceğini düşünüyorum.I think that it might rain.
O gün aralıklarla bütün gün yağmur yağdı.That day, it rained on and off all day.
Yağmurlu bir günde yaptığın en sevdiğin şey nedir?What's your favorite thing to do on a rainy day?
Bugün yağmur yağıyor. Şemsiyem nerede?It's raining today. Where is my umbrella?
Yağmur yağsa bile golf oynayacak.He'll play golf even if it rains.
Yağmur yağsa bile, o golf oynayacak.Even if it rains, he'll play golf.
Yağmur yağmadan önce onu içeriye geri getirdiğinden emin ol.Make sure to bring that back inside before it rains.
Aşırı derecede yağmur yağmaya başladı.It started raining heavily.
Yağmura yakalandım ve tamamen ıslandım.I got caught in the rain and got all wet.