Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.E graças às pessoas da Interface, eu tornei-me um saqueador de recuperação.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.Et grâce aux salariés d'Interface, je suis devenu un pillard repenti.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.I dzięki ludziom z Interface, Nawróciłem się od grabieży.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.그리고 우리 인터페이스사의 직원들 덕분에 저는 훼손을 복구시키는 약탈자가 되었습니다.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.Und dank der Leute bei Interface bin ich jetzt ein rettender Plünderer.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.Và nhờ có những người ở Interface, tôi đã trở thành kẻ cướp đó.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.Y gracias a la gente de Interface, me he transformado en un saqueador en recuperación.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.Χάρη στο ανθρώπινο δυναμικό της Interface, έχω γίνει ένας μετανοών καπηλευτής.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.И благодарения на хората от Интерфейс аз станах грабител, който възстановяваше.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.И благодаря людям Интерфейса, я стал исправляющимся грабителем.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.והודות לאנשי "אינטרפייס", הפכתי לשודד מחזיר.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.وشكرًا لموظفي شركة "إنترفيس" فلقد كنت ناهبًا، ولكني بدأت في التكفير عن ذنبي
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.私は「元・略奪者」となることができました(笑) 私は「元・略奪者」となることができました(笑)
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.Allora non parlavo nemmeno Swahili. Quando vennero devastarono tutto.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.Et quand ils sont arrivés ils ont tout saccagé.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.스와일리어를 하지도 못할 때였어요 그리고 그 사람들이 와서 모든 것을 약탈했을 때
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.La vremea respectiva nu vorbeam Swahili. Apoi au venit si au furat tot.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.Lúc này tôi thậm chí còn không nói tiếng Swahili. Và khi chúng đến, chúng cướp mọi thứ.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.Nawet nie mówiłem wtedy w Suahili. Kiedy przybyli, plądrowali wszystko.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.Toen ze kwamen plunderden ze alles.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.Zu jener Zeit sprach ich noch nicht einmal Swahili. Aber wenn sie kamen, plünderten sie alles.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.И когда они пришли, они разворовали все.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.По това време аз дори не говорех на Суахили. И когато дойдоха, те ограбиха всичко.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.ובאותו הזמן אפילו לא דיברתי סואהילית. וכאשר הם הגיעו הם בזזו הכל.
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.حتى ذلك الوقت لم أكن أتقن اللغة السواحلية وعندما قدوموا نهبوا كل شيء
Ve o zaman savahili dilini bile konuşamıyordum. askerler geldikleri zaman her şeyi yağmaladılar.彼らがやって来て、何でも強奪しました リンガラ語は話せません。モブツの言葉だからです
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Auf ihrem Weg plünderten sie alles.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Au furat tot ce le iesea in cale.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Ils ont tout pillé sur leur chemin.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.그 과정에서 그들은 모든 걸 약탈했어요
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Nel loro cammino, hanno devastato tutto.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Op hun weg plunderden ze alles.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Saquearon todo lo que encontraron a su paso.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Trên đường, chúng cướp bóc mọi thứ.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.На своем пути они разграбили все.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.По пътя си те грабеха всичко.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.ובדרכם הם בזזו כל דבר.
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.وخلال طريقهم نهبوا كل شيء
Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.拷問、戦い。何ということでしょうか。信じられないでしょう
Yağlı etleri korsanların,yağma için enerji kaynağıydıNguồn thực phẩm béo bở từ chúng mà những tên cướp biển đã cướp đoạt
Yağlı etleri korsanların,yağma için enerji kaynağıydıΗ παχιά σάρκα τους τάισε τους πειρατές.
Yağlı etleri korsanların,yağma için enerji kaynağıydıИх богатое жирами и белком мясо служило пищей для пиратов.
Yağlı etleri korsanların,yağma için enerji kaynağıydı"בשרם השומני "תידלק .את שודדי-הים הבוזזים
Yağlı etleri korsanların,yağma için enerji kaynağıydıيثير لحمهم السمين نهب القرصان
Yağlı etleri korsanların,yağma için enerji kaynağıydıCarnea lor grasă a furnizat mâncare piraţilor.
Yağlı etleri korsanların,yağma için enerji kaynağıydıJejich maso a tuk bylo příčinou jejich lovu.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'suna5년동안에 약탈자에서 환경을 회복시키는 약탈자, 그리고 미국에서 가장 친환경적인 CEO까지 올라갔습니다.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'suna5年後には アメリカで最もグリーンなCEOです 正直な話 1999年のアメリカの CEO が このレベルでは寂しい限りです
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaDa 'saccheggiatore' a 'saccheggiatore in cura', a manager americano più 'verde', in cinque anni.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaDe la jefuitor la jefuitor vindecat,
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaDe pillard à pillard repenti à PDG le plus écolo des Etats-Unis, en cinq ans.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaDe saqueador a saquedor en recuperación, a CEO más verde de América, en cinco años.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaOd grabieżcy to nawrócenia się od grabieży to najbardziej zielony dyrektor naczelny w Ameryce w pięć lat.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaVan plunderaar tot herstellende plunderaar, tot Amerika's groenste CEO, in vijf jaar.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaVom Plünderer zum rettenden Plünderer zu Amerikas grünstem CEO, in 5 Jahren.
Yağmacıdan iyileşen yağmacıya, 5 yılda Amerika'nın en yeşil CEO'sunaמשודד - לשודד מחזיר - ולמנכ"ל הכי ירוק באמריקה, וכל זה ב-5 שנים.
Yağma için buraya gelenlerin hepsi böyle düşündülerÎn secolele care au urmat, toţi cei care au venit aici să jefuiască, i-au împărtăşit punctul de vedere.
Yağma için buraya gelenlerin hepsi böyle düşündülerTrong những thế kỉ sau đó Tất cả những ai đến đây để cướp bóc cũng nghĩ hệt như thế.
Yağma için buraya gelenlerin hepsi böyle düşündülerV následujících stoletích, všichni jež sem přišli plenit tento názor sdíleli.
Yağma için buraya gelenlerin hepsi böyle düşündülerΣτους αιώνες που ακολούθησαν, όλοι όσοι ήρθαν εδώ... συμμερίστηκαν την άποψή του.