Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Da opreiste Herren dommere, og de frelste dem av røvernes hånd.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Domnul a ridicat judecători, ca să -i izbăvească din mîna celor ce -i prădau.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Entonces Jehovah levantó jueces que los librasen de mano de los que les saqueaban
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.És támasztott az Úr bírákat, a kik megszabadíták õket szorongatóiknak kezébõl.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.여호아께서 사사를 세우사 노략하는 자의 손에서 그들을 건져내게 하셨으나
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.L`Éternel suscita des juges, afin qu`ils les délivrassent de la main de ceux qui les pillaient.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.lod han Dommere fremstå, og de frelste dem fra deres Hånd, som udplyndrede dem.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Mas o Senhor suscitou juízes, que os livraram da mão dos que os espojavam.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Potem Pan wzbudził sędzie, którzy je wyzwalali z rąk łupieżców ich;
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Silloin Herra herätti tuomareita, jotka pelastivat heidät heidän ryöstäjäinsä käsistä.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Song Ðức Giê-hô-va dấy lên những quan xét giải cứu chúng khỏi tay kẻ cướp bóc.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Song_Ðức_Giê - hô-va dấy lên những quan xét giải_cứu chúng khỏi tay kẻ cướp_bóc .
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Vzbuzoval pak Hospodin soudce, kteříž vysvobozovali je z rukou zhoubců jejich.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Wenn dann der HERR Richter auferweckte, die ihnen halfen aus der Räuber Hand,
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Τοτε ανεστησεν ο Κυριος κριτας, οιτινες εσωσαν αυτους εκ της χειρος των λεηλατουντων αυτους.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.И воздвигал им Господь судей, которые спасали их от рукграбителей их;
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Тогава Господ въздигаше съдии, които ги избавяха от ръката на грабителите им.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.ויקם יהוה שפטים ויושיעום מיד שסיהם׃
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.واقام الرب قضاة فخلصوهم من يد ناهبيهم.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.耶 和 華 興 起 士 師 、 士 師 就 拯 救 他 們 脫 離 搶 奪 他 們 人 的 手
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.耶和華 興起 士師 、 士師 就 拯救 他 們脫離搶奪 他 們人 的 手
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.A Jákób fiai a megölteknek esének és feldúlák a várost, mivelhogy megszeplõsítették vala az õ húgokat.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Daarna gingen al Jakobs zonen de stad in en plunderden haar, omdat hun zuster daar was onteerd.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Drudzy też synowie Jakóbowi przyszli do pobitych, i złupili miasto, przeto iż zgwałcili siostrę ich.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Fiii lui Iacov s'au aruncat asupra celor morţi, şi au jăfuit cetatea, pentrucă necinstiseră pe sora lor.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Jakobs sønner kom over de drepte og plyndret byen, fordi deres søster var blitt vanæret.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.야곱의 여러 아들이 그 시체있는 성으로 가서 노략하였으니 이는 그들이 그 누이를 더럽힌 연고라
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Les fils de Jacob se jetèrent sur les morts, et pillèrent la ville, parce qu`on avait déshonoré leur soeur.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Och Jakobs söner kommo över de slagna och plundrade staden, därför att deras syster hade blivit skändad;
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Potom prišli synovia Jakobovi na pobitých a olúpili mesto, pretože poškvrnili ich sestru.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Potom synové Jákobovi přišedše na zbité, vzebrali město, proto že poškvrnili sestry jejich.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Så kastede Jakobs Sønner sig over de faldne og plyndrede Byen, fordi de havde skændet deres Søster;
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Sinovi Jakobovi planejo na pobite in oplenijo mesto, zato ker je odtod prišla oskrumba njih sestri.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Vì cớ họ làm mất danh giá em gái mình, nên các con trai Gia-cốp xông vào những xác chết và phá cướp thành;
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Vì cớ họ làm mất danh_giá em_gái mình , nên các con_trai Gia-cốp xông vào những xác_chết và phá cướp thành ;
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Vieram os filhos de Jacó aos mortos e saquearam a cidade; porquanto haviam contaminado a sua irmã.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Y los hijos de Jacob pasaron sobre los muertos y saquearon la ciudad, porque habían mancillado a su hermana
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Сыновья Иакова пришли к убитым и разграбили город за то, чтообесчестили сестру их.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.Тогава Якововите синове се спуснаха върху убитите и ограбиха града, понеже бяха осквернили сестра им.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.בני יעקב באו על החללים ויבזו העיר אשר טמאו אחותם׃
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.ثم اتى بنو يعقوب على القتلى ونهبوا المدينة. لانهم نجّسوا اختهم.
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.雅 各 的 兒 子 們 因 為 他 們 的 妹 子 受 了 玷 污 、 就 來 到 被 殺 的 人 那 裡 、 擄 掠 那 城
Sonra Yakupun bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.雅各 的 兒子們 因為 他 們的 妹子 受 了 玷污 、 就 來到 被 殺 的 人 那裡 、 擄掠 那 城
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazA tristeza acaba em alegria, a chuva torrencial passa.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmaz Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.La tristesse finit par la joie, la douche n'est pas vaine si tu veux l'arc-en-ciel, tu dois avoir la pluie.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmaz Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.La tristeza se vuelve alegría, los lloros no son en vano: si quieres el arco iris, tienes que tener lluvia.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazLa tristezza si trasforma in gioia, la tempesta non e' venuta invano
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazNỗi buồn kết thúc trong niềm vui, cơn mưa không vô ích.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazSadness ends in gladness, showers are not in vain
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazSadness ends in gladness, showers are not in vain
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazSmutek končí radostně. Přeháňky nebyly zbytečné.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazSmutek stanie się radością, nie pada na próżno.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazSorg förbyts till glädje, skurar är inte förgäves.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazSuru päättyy iloon, ei sade hukkaan mee.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazTraurigkeit endet in Glück, Schauer kommen nicht umsonst
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazTristeţea se încheie-n bucurie, torentele nu-s în van
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmazМъката в щастие свършва, валежите излишни не са.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmaz虹が欲しいなら 雨がいる
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.Dankzij de mensen van Interface, ben ik een herstellende plunderaar geworden.
Ve Interface çalışanları sayesinde iyileşen bir yağmacı oldum.De ce nu noi? Şi mulțumită oamenilor de la Interface,