O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Hän kääntyi pois hänen laatikot esineistä, ja sitten meni alakertaan rosvota hänen ruokakaappi.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Han vände ut hans lådor för artiklar, och gick sedan ner för att plundra his skafferi.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Hij draaide zich van zijn lades voor de artikelen, en ging toen naar beneden om zijn plunderen voorraadkast.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Il retourna sa tiroirs pour les articles, puis descendit pour saccager sa garde-manger.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Kiderült, a fiók a cikkeket, aztán lement to kirabol ő éléskamra.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.그는 기사에 대한 그의 서랍을 밝혀졌다, 그리고 그의 비밀을 샅샅이 뒤지다 아래층으로 내려 갔는데 고깃간.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Obrnil svoje predale za članke, nato pa šel dol pregleduje his shrambo.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Okazało się jego szuflady na artykuły, a następnie zszedł na dół do splądrować jego spiżarnia.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Otočil svoju zásuvky pre články, a potom šiel dole vyplieniť his špajza.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Otočil svou zásuvky pro články, a pak šel dolů vyplenit his špajz.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Se întoarse în sertarele lui de articole, iar apoi plecat la parter să jefui său cămară.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Se volvió a los cajones de los artículos, y luego bajó a saquear su despensa.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Γύρισε από τα συρτάρια του για τα άρθρα, και στη συνέχεια πήγε κάτω να διερευνώ του κελάρι.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Він виявився його ящиками для статті, а потім пішов вниз, щоб розграбувати його комора.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Он оказался его ящиками для статьи, а затем пошел вниз, чтобы разграбить его кладовая.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Той се обърна чекмеджетата си за статиите, а след това отиде на долния етаж, за да обирам си килер.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.التفت خارج الأدراج له عن المقالات ، ثم ذهب في الطابق السفلي لنهب له اللحوم.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.食料貯蔵室。 彼は、いくつかの寒さカツレツとパンで戻ってきた光の表をプルアップし、配置し
Petrol şirketleri beni yağmalıyor.De oliemaatschappijen lichten me op.
Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Mấy hãng xăng dầu đang móc túi của tôi.
Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Olieselskaberne tager ågerpriser.
R, yağmur yağıp yağmadığını belirtiyor.R określa, czy pada, czy nie.
R, yağmur yağıp yağmadığını belirtiyor.R označuje, zda prší či neprší.
R, yağmur yağıp yağmadığını belirtiyor.Tは渋滞しているかどうかを表します
R, yağmur yağıp yağmadığını belirtiyor.Р указывает идет или не идет дождь
Samsun'a yağmur yağmama olasılığı nedir?그러니까 샌프란시스코에서
Samsun'a yağmur yağmama olasılığı nedir?Така, че каква е вероятността да не вали в Сан Франциско?
Samsun'a yağmur yağmama olasılığı nedir?ما هي احتمالية عدم
Samsun'da yağmur yağmama ihtimali %20그러니까 샌프란시스코에서 비가 오지 않을 확률이 20%라고 합시다.
Samsun'da yağmur yağmama ihtimali %20Така, че нека кажем, че 20 % е шансът в Сан Франциско да не вали.
Samsun'da yağmur yağmama ihtimali %20لذا دعونا نقول ان احتمال عدم سقوط الامطار في سان فرانسيسكو هو 20%
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.A hadakozó férfiak közül kiki magának zsákmányolt.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Denn die Kriegsleute hatten geraubt ein jeglicher für sich.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Gli uomini dell'esercito si tennero il bottino che ognuno aveva fatto per conto suo
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.군인들이 각기 자기를 위하여 탈취한 것이라
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Krigerne havde taget Bytte hver for sig.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Les hommes de l`armée gardèrent chacun le butin qu`ils avaient fait.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Manskapet hade tagit byte var och en för sig.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Men stridsmennene hadde og hver for sig vunnet bytte.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.(Muži zajisté bojovní, což loupeží vzali, to sobě měli.)
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Mužovia vojska totiž ulúpili každý sebe.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Oamenii din oaste au păstrat fiecare pentru sine prada pe care o făcuse.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Ook hadden de soldaten buit voor zichzelf gehouden.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.(pois os homens de guerra haviam tomado despojo, cada um para si).
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Pues los hombres del ejército habían saqueado cada uno para sí
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Sotamiehet olivat ottaneet saalista kukin itselleen.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Tetapi prajurit-prajurit itu masing-masing telah mengambil hasil rampasan itu bagi mereka sendiri
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Vả , mỗi người trong quân_binh đều có cướp lấy vật cho mình .
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Vả, mỗi người trong quân binh đều có cướp lấy vật cho mình.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Διοτι οι ανδρες οι πολεμισται ειχον λαφυραγωγησει εκαστος δι' εαυτον.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.Воины грабили каждый для себя.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.(Защото войниците бяха грабили, всеки за себе си).
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.אנשי הצבא בזזו איש לו׃
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.اما رجال الجند فاغتنموا كل واحد لنفسه.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.各 兵 丁 都 為 自 己 奪 了 財 物
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.各 兵丁 都 為 自己 奪 了 財物
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.A GOSPOD jim je obujal sodnike, ki so jih otimali iz rok tistih roparjev.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.A Hospodin im vzbudzoval sudcov, ktorí ich zachraňovali vyslobodzujúc ich z ruky tých, ktorí ich olupovali.
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Allora il Signore fece sorgere dei giudici, che li liberavano dalle mani di quelli che li spogliavano
Sonra RAB onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.Då lät HERREN domare uppstå, som frälste dem ur deras plundrares hand.