İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.V angličtině prostě není přípustné říci: "Pršet zítra."
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.Στα Αγγλικά απλά δεν επιτρέπεται να πεις: "Βρέξει αύριο".
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.В аглийският просто не може да кажеш 'Вали утре.'
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.На английском просто недопустимо сказать: "Завтра идёт дождь"
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.Просто недопустимо сказати англійською: "Завтра дощ".
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.זה פשוט אסור לומר באנגלית , "יורד גשם מחר."
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.لا يمكنني أن قول ببساطة:"هى مطر غدا".
İngilizce' de basit bir şekilde "Yarın yağmur yağmak" demenin oluru yoktur.ところが中国語では それでいいのです
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.A pobrali všetku korisť i všetko, čo sa dalo vziať na ľuďoch i na hovädách.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Au luat toată prada şi toate jafurile de oameni şi dobitoace;
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.A všecku loupež i všecky kořisti pobravše, lidi i hovada,
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.cũng lấy đem theo hết thảy của đoạt được, bất kỳ người hay vật.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.cũng lấy đem theo hết_thảy của đoạt được , bất_kỳ người hay vật .
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.e presero tutto il bottino e tutta la preda, gente e bestiame
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.És elvivének minden ragadományt és minden prédát mind emberekbõl, mind barmokból.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Ils prirent toutes les dépouilles et tout le butin, personnes et bestiaux;
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.In vzeli so ves rop in plen, bodisi ljudi, bodisi živino;
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Ja he ottivat kaiken ryöstettävän ja kaiken otettavan, sekä ihmiset että karjan.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar."탈취한 것, 노략한 것, 사람과 짐승을 다 취하니라"
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Och de togo med sig allt bytet, och allt vad de hade rövat, både människor och boskap.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Og alt det røvede og hele Byttet, både Mennesker og Dyr, tog de med sig,
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Og de tok alt byttet og alt det de hadde røvet, både folk og fe,
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Setelah itu orang-orang Israel mengambil semua hasil rampasan itu, termasuk para tawanan dan hewan
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.tomaram todo o despojo e toda a presa, tanto de homens como de animais;
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Tomaron todo el botín y todo lo capturado, tanto de hombres como de ganado
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Und nahmen allen Raub und alles, was zu nehmen war, Menschen und Vieh,
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Και ελαβον παντα τα λαφυρα και πασαν την λεηλασιαν απο ανθρωπου εως κτηνους.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.И взеха всичките користи и всичкото плячка, и човек и животно.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.и взяли все захваченное и всю добычу, от человека до скота;
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.ויקחו את כל השלל ואת כל המלקוח באדם ובבהמה׃
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.واخذوا كل الغنيمة وكل النهب من الناس والبهائم
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.把 一 切 所 奪 的 、 所 擄 的 、 連 人 帶 牲 畜 都 帶 了 去
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.把 一切 所 奪 的 、 所 擄 的 、 連人 帶 牲畜 都 帶 了 去
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Du är ett land som icke bliver renat, icke varder sköljt av regn på vredens dag.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Embernek fia! mondjad néki: Te vagy a föld, mely meg nem tisztult; esõt nem kapott a haragnak napján.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›,,Fiul omului, spune Ierusalimului: ,,Eşti o ţară necurăţită, şi neudată de ploaie în ziua mîniei.``
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Hỡi con người, hãy nói cùng nó rằng: Mầy là đất chẳng được tẩy sạch, nơi ngày thạnh nộ chẳng được mưa dào.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Hỡi con_người , hãy nói cùng nó rằng : Mầy là đất chẳng được tẩy sạch , nơi ngày thạnh nộ chẳng được mưa dào .
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›"Ihmislapsi, sano sille: Sinä olet maa, jota ei ole puhdistettu, joka ei ole saanut sadetta vihan päivänä.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›인자야 너는 그에게 이르기를 너는 정결함을 얻지 못한 땅이요 진노의 날에 비를 얻지 못한 땅이로다 하라
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Menneskesøn, sig til Landet: Du er et Land, der ikke får Regn og Byger på Vredens Dag,
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Sin človečji, reci ji: Ti si dežela, ki nisi oplaknjena, ki si ostala brez dežja v dan jeze.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Synu člověčí, rci: Ty země jsi nečistá, nebudeš deštěm svlažena v den rozhněvání.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Synu človeka, povedz jej: Ty si zem, ktorá nie je očistená, nebudeš zvlažená dažďom v deň zúrivého hnevu.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›сын человеческий! скажи ему: ты – земля неочищенная, не орошаемая дождем в день гнева!
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›בן אדם אמר לה את ארץ לא מטהרה היא לא גשמה ביום זעם׃
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›يا ابن آدم قل لها انت الارض التي لم تطهر لم يمطر عليها في يوم الغضب.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›人 子 阿 、 你 要 對 這 地 說 、 你 是 未 得 潔 淨 之 地 、 在 惱 恨 的 日 子 也 沒 有 雨 下 在 你 以 上
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›人子 阿 、 你 要 對這 地說 、 你 是 未得 潔淨 之 地 、 在 惱恨 的 日子 也 沒 有雨 下 在 你 以上
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.Bare feet og hærfanget i denne by tok Israel for sig selv efter Herrens ord, som han hadde talt til Josva.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.오직 그 성읍의 가축과 노략한 것은 여호와께서 여호수아에게 명하신 대로 이스라엘이 탈취하였더라
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.Samo živino in plen mesta so si Izraelci razdelili med seboj, po besedi GOSPODOVI, ki jo je zapovedal Jozuetu.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.רק הבהמה ושלל העיר ההיא בזזו להם ישראל כדבר יהוה אשר צוה את יהושע׃
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.لكن البهائم وغنيمة تلك المدينة نهبها اسرائيل لانفسهم حسب قول الرب الذي امر به يشوع.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.惟 獨 城 中 的 牲 畜 、 和 財 物 、 以 色 列 人 都 取 為 自 己 的 掠 物 、 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 約 書 亞 的 話
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.惟 獨 城中 的 牲畜 、 和 財物 、 以色列人 都 取為 自己 的 掠物 、 是 照 耶和華 所 吩咐 約書亞 的話
İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.Aj, den Hospodinův přichází, a rozděleny budou kořisti tvé u prostřed tebe.
İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.Ecco, viene un giorno per il Signore; allora le tue spoglie saranno spartite in mezzo a te
İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.Eis que vem um dia do Senhor, em que os teus despojos se repartirão no meio de ti.
İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.Glej, prihaja dan za GOSPODA, ko se plen tvoj razdeli sredi tebe.