Ana içeriğe geç
Sözlük

yağma ile cümle

yağma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.E entregá-la-ei nas mãos dos estrangeiros por presa, e aos ímpios da terra por despojo; e a profanarão.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.És adom azt az idegenek kezébe zsákmányul, és a föld hitetleninek prédául, hadd fertéztessék meg.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.In dam jih v roko tujcem za plen in brezbožnim v deželi za rop, in jih ognusijo.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.I podam je w ręce cudzoziemców na rozchwycenie, i niezbożnych w ziemi na łup, którzy ją splugawią;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Ja minä annan sen vieraitten käsiin ryöstettäväksi ja maan jumalattomien saaliiksi, ja ne häpäisevät sen.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.외인의 손에 붙여 노략하게 하며 세상 악인에게 붙여 그들로 약탈하여 더럽히게 하고
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.li darò in preda agli stranieri e in bottino alla feccia del paese e lo profaneranno
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Nebo vydám ji v ruku cizozemců k rozchvátání, a bezbožným na zemi za loupež, kteříž poškvrní jí.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Og jeg vil gi det i de fremmedes hånd som rov og til jordens ugudelige som hærfang, og de skal vanhellige det;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.O voi da de jaf în mînile străinilor, şi ca pradă nelegiuiţilor pămîntului ca s'o pîngărească.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.и отдам его в руки чужим в добычу и беззаконникам земли на расхищение, и они осквернят его.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Ще го предам в ръцете на чужденци за плячка, И на нечестивите на земята за корист; И те ще го омърсят;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.ונתתיו ביד הזרים לבז ולרשעי הארץ לשלל וחללה׃
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.اسلمها الى ايدي الغرباء للنهب والى اشرار الارض سلبا فينجسونها.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.我 必 將 這 殿 交 付 外 邦 人 為 掠 物 、 交 付 地 上 的 惡 人 為 擄 物 、 他 們 也 必 褻 瀆 這 殿
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.我 必將這 殿 交付 外邦人 為掠物 、 交付 地上 的 惡人為 擄物 、 他們也必褻 瀆這殿
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.(개역한글판 31절이 30절에 포함)
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.à ceux d`Hébron, et dans tous les lieux que David et ses gens avaient parcourus.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.A kik Hebronban és mindazon helyeken, a hol Dávid embereivel megfordult vala.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.A kteříž byli v Hebronu, i po všech místech, na nichž býval David s lidem svým.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.a los de Hebrón y a los de todos los lugares donde David había andado con sus hombres
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.a quelli di Ebron e a quelli di tutti i luoghi per cui era passato Davide con i suoi uomini
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.celor din Hebron, şi în toate locurile pe cari le străbătuse David cu oamenii lui.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.denen zu Hebron und allen Orten, da David gewandelt hatte mit seinen Männern.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.e aos de Hebrom, e aos de todos os lugares que Davi e os seus homens costumavam freqüentar.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.Hếp-rôn , và cho khắp mọi miền nào Ða - vít đã đi ngang qua với đạo binh mình .
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.Hếp-rôn, và cho khắp mọi miền nào Ða-vít đã đi ngang qua với đạo binh mình.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.i Hebron, og ligeledes til alle de andre Steder, hvor David havde færdedes med sine Mænd.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.in tem v Hebronu in v vseh mestih, v katera je kdaj zahajal David in možje njegovi.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.ja Hebronissa, ja samoin lahja kaikille muille paikkakunnille, joissa Daavid miehinensä oli kulkenut.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.og til dem i Hebron og til alle de steder hvor David hadde vanket om med sine menn.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.till de äldste i Hebron och till alla de orter där David hade vandrat omkring med sina män.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.tým, ktorí v Hebrone, a všetkým miestam, po ktorých chodil Dávid, on i jeho mužovia.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.и в Хевроне, и во всех местах, где ходил Давид сам и люди его.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.на ония в Хеврон, и на ония във всичките места, гдето Давид и мъжете му се навъртаха.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.ולאשר בחברון ולכל המקמות אשר התהלך שם דוד הוא ואנשיו׃
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.والى الذين في حبرون والى جميع الاماكن التي تردد فيها داود ورجاله
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.住 希 伯 崙 的 、 並 大 衛 和 跟 隨 他 的 人 素 來 所 到 之 處 的 人
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.住 希伯 崙 的 、 並大 衛和 跟隨 他 的 人 素 來所 到 之 處 的 人
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Allí no crece nada porque no llueve.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Der vokser ikke noget der, fordi det ikke regner.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Er groeit daar niks, omdat het nooit regent.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Es wächst nichts, weil es nicht regnet.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Ingenting växer där för att det inte regnar där.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Không có gì phát triển có bởi vì ở đó không mưa.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.비가 오지 않기 때문입니다.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Nada cresce porque não chove.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Nem nő ott semmi, mert soha nem esik az eső.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Nič ne raste zato, ker ne dežuje.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Nic nie rośnie, bo nie ma wody.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Nic tam neroste, protože tam neprší.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Non ci cresce niente perché non piove.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Nu crește nimic pentru că nu plouă.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Rien n'y pousse, car il ne pleut pas.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Tidak ada yang tumbuh sebab tidak ada hujan di sana.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Δε φυτρώνει τίποτα επειδή ποτέ δε βρέχει.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Нищо не расте защото там не вали.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Ніщо не росте, бо там немає дощу.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Там ничего не растёт, потому что там не идёт дождь.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.שום דבר לא גדל שם כי לא יורד גשם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod