Ana içeriğe geç
Sözlük

yağma ile cümle

yağma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Ας παγιδευση ο δανειστης παντα τα υπαρχοντα αυτου και ας διαρπασωσιν οι ξενοι τους κοπους αυτου.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Лихоимецът нека впримчи целият му имот, И чужденци нека разграбват трудовете му.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!ינקש נושה לכל אשר לו ויבזו זרים יגיעו׃
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!‎ليصطد المرابي كل ما له ولينهب الغرباء تعبه‎.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!願 強 暴 的 債 主 牢 籠 他 一 切 所 有 的 . 願 外 人 搶 他 勞 碌 得 來 的
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!願強 暴 的 債主 牢籠 他 一切 所有 的 . 願 外人 搶 他 勞碌 得 來的
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.A nagy hatalom jó híre, játékai, alkui és fosztogatásai mindig csábítóak.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Das Ansehen der großen Macht und seiner Spielchen und Deals und Raub lockt immer.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Dôležitosť veľkej moci, jej hry, dohody a korisť vždy lákajú.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.El respeto que aporta el poder, sus juegos, sus tratos y sus saqueos siempre son atractivos.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Kehormatan adidaya, dengan permainan, sekongkol, dan rampasan selalu melambai
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.La tentazione del grande potere e i suoi giochi, patti e saccheggi fa sempre l'occhiolino.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Odpowiedzialność związana z dużą władzą jest zawsze wyzwaniem
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Spoštovanje velikih moči, njihove igrice in moč jih snubijo.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Stormaktens respekt, deras spel, deras avtal och plundring är alltid attraktiva.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Το κύρος μιας μεγάλης δύναμης... τα παιχνίδια της, οι συμφωνίες, η λεηλασία, πάντα δελεάζουν.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Изкушението от голямата власт, нейните игри, пактове и кражби, се крие навсякъде.
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.Респектабельность большой власти и ее игры, сделки и воровство всегда манят
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.,אך יש להבין שכוח אדיר, משחקים .עסקאות, ומזימות תמיד מתזדמנות
Büyük gücün saygınlığı ve oyunları ve anlaşmaları ve yağmalamaları hep kapıda bekliyor.新しい指導者にとって最大の脅威は ワシントンではなく
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.Daarom bleven de lenteregens uit. Want u bent een prostituée en net zo brutaal.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.en Snare blev dine mange Elskere for dig. En Horkvindes Pande har du, trodser al Skam.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.그러므로 단 비가 그쳐졌고 늦은 비가 없어졌느니라 그럴지라도 네가 창녀의 낯을 가졌으므로 수치를 알지 못하느니라
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.Sadekuurot tyrehtyivät, kevätsade jäi tulematta, mutta sinulla oli porttonaisen otsa, et tahtonut hävetä.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.За то были удержаны дожди, и не было дождя позднего; но у тебя был лоб блудницы, ты отбросила стыд.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.וימנעו רבבים ומלקוש לוא היה ומצח אשה זונה היה לך מאנת הכלם׃
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.فامتنع الغيث ولم يكن مطر متأخر. وجبهة امرأة زانية كانت لك. أبيت ان تخجلي.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.因 此 甘 霖 停 止 、 春 〔 原 文 作 晚 〕 雨 不 降 . 你 還 是 有 娼 妓 之 臉 、 不 顧 羞 恥
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.因此 甘霖 停止 、 春 〔 原文 作晚 〕 雨 不 降 . 你 還是 有 娼妓 之臉 、 不 顧羞恥
Çatışmalar 1900 yılında Pekin istilasına, işgaline ve yağmalanmasına yol açtı.Les heurts ont conduit à l'invasion, à l'occupation et au pillage de Pékin en 1900.
Çatışmalar 1900 yılında Pekin istilasına, işgaline ve yağmalanmasına yol açtı.Los conflictos llevaron a la invasión, ocupación y saqueo de Pekín en 1900.
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.De kan sige, "I går det regne," "Nu det regne," "I morgen det regne."
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir."Het regenen gisteren", "Het regenen nu", "Het regenen morgen".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir."어제 오다 비," "지금 오다 비," "내일 오다 비"와 같이 말하지요.
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Man kann sagen: "Gestern es regnen," "jetzt es regnen," "morgen es regnen."
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Mereka dapat berkata, "Kemarin hujan," "Sekarang hujan," "Esok hujan."
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Można powiedzieć: "wczoraj padać", "teraz padać", "jutro padać".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Může říci: "Včera pršet.", "Dnes pršet.", "Zítra pršet.".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Ők mondhatják, hogy "Tegnap esik", "Most esik", "Holnap esik".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.On peut dire, "Hier, il pleuvoir", "Maintenant, il pleuvoir", "Demain il pleuvoir".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Poate spune "Ieri plouă", "Acum plouă", "Mâine plouă".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Podem dizer "Ontem chover", "Agora chover", "Amanhã chover".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Pueden decir: "Ayer llueve", "Ahora llueve", "Mañana llueve".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Si può dire: "Ieri piove", "ora piove", "domani piove".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Μπορούν να πουν: "Χθες βρέχει", "Τώρα βρέχει", "Αύριο βρέχει".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Китайці кажуть: "Вчора дощить", "Зараз дощить", "Завтра дощить".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Он может сказать, "Вчера идёт дождь", "Сейчас идёт дождь", "Завтра идёт дождь"
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.Те може да кажат, 'Вчера вали,' 'Сега вали,' 'Утре вали.'
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.הם יכולים לומר, "אתמול יורד גשם," "עכשיו יורד גשם," "מחר יורד גשם."
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.يمكنهم أن يقولوا:"البارحة تمطر"، "الآن تمطر"، "غدا تمطر".
Çinliler "Dün yağmur yağmak","Şimdi yağmur yağmak","Yarın yağmur yağmak" diyebilir.つまり中国語には 英語のような時制の区切りがないのです
Çinli vatandaşlara ait evleri ve dükkanları yağmalamak için büyük bir hücum başladı. Her şeyi aldılar.Una gran turba que se puso a saquear las casas y tiendas de los chinos: la gente se llevaba todo.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Az olajtársaságok teljesen kiszipolyoznak.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Companiile petroliere mă jefuiesc.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Die Ölfirmen nehmen mich aus.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.그게 참 화나. 정유 회사들은 나한테 바가지를 씌우지.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Koncerny paliwowe zdzierają ze mnie.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Las compañías de petróleo me están arruinando.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Le compagnie petrolifere mi stanno rovinando.
Çok sınırlıyım. Petrol şirketleri beni yağmalıyor.Les compagnies pétrolières m'arnaquent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod