Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.ויעזב החלוץ את השביה ואת הבזה לפני השרים וכל הקהל׃
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.فترك المتجردون السبي والنهب امام الرؤساء وكل الجماعة.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.於 是 帶 兵 器 的 人 將 擄 來 的 人 口 、 和 掠 來 的 財 物 、 都 留 在 眾 首 領 和 會 眾 的 面 前
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.於是 帶 兵器 的 人 將擄來 的 人口 、 和 掠來 的 財物 、 都 留在 眾首領 和 會眾 的 面前
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Přivedli jste zajisté lidi tyto, kteříž nejsou ani svatokrádce ani ruhači bohyně vaší.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Albowiemeście przywiedli tych mężów, którzy nie są ani świętokradcami, ani bluźniercami boginii waszej.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Car vous avez amené ces hommes, qui ne sont coupables ni de sacrilège, ni de blasphème envers notre déesse.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.De mannen die u hier hebt gebracht, zijn geen tempelrovers en hebben niets lelijks over onze godin gezegd.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Emellertid haven I dragit fram dessa män, som icke äro helgerånare, ej heller smäda vår gudinna,
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.For I har ført hit disse mennesker, som hverken er tempelranere eller spotter eders gudinne.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Ihr habt diese Menschen hergeführt, die weder Tempelräuber noch Lästerer eurer Göttin sind.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Kajti pripeljali ste sem ta moža, ki nista ne svetišča oropala, ne boginje naše preklinjala.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.전각의 물건을 도적질하지도 아니하였고 우리 여신을 훼방하지도 아니한 이 사람들을 너희가 잡아 왔으니
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Lebo ste doviedli týchto ľudí, ktorí nie sú ani svätokrádežníkmi ani sa nerúhajú vašej bohyni.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Porque estes homens que aqui trouxestes, nem são sacrílegos nem blasfemadores da nossa deusa.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Pues habéis traído a estos hombres que ni han cometido sacrilegio ni han blasfemado a nuestra diosa
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Thi I have ført disse Mænd hid, som hverken er Tempelranere eller bespotte eders Gudinde.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Voi avete condotto qui questi uomini che non hanno profanato il tempio, né hanno bestemmiato la nostra dea
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Διοτι εφερετε τους ανδρας τουτους, οιτινες ουτε ιεροσυλοι ειναι ουτε την θεαν σας βλασφημουσιν.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.А вы привели этих мужей, которые ни храма Артемидина не обокрали, ни богини вашей не хулили.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Но ако търсите нещо друго, то ще се реши в редовното събрание.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.Привели бо ви чоловіків сих, що ні сьвятого не крали, нї богинї вашої не хулили.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.כי הבאתם את האנשים האלה אשר אינם גזלי מקדש גם אינם מגדפי מלכתכם׃
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.لانكم أتيتم بهذين الرجلين وهما ليسا سارقي هياكل ولا مجدفين على الهتكم.
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.你 們 把 這 些 人 帶 來 、 他 們 並 沒 有 偷 竊 廟 中 之 物 、 也 沒 有 謗 讟 我 們 的 女 神
Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de tanrıçamıza sövdüler.你 們 把 這些 人 帶來 、 他 們並沒 有 偷竊廟 中 之 物 、 也沒 有 謗讟 我 們 的 女神
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.cướp đem đi hết tài vật , các con_trẻ và đờn bà , cùng mọi vật chi ở trong nhà vậy .
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.cướp đem đi hết tài vật, các con trẻ và đờn bà, cùng mọi vật chi ở trong nhà vậy.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.그 모든 재물을 빼앗으며 그 자녀와 아내들을 사로잡고 집 속의 물건을 다 노략한지라
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.le-au luat ca pradă de război toate bogăţiile, copiii şi nevestele, şi tot ce se găsea în case.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.Og alt deres gods og alle deres barn og deres kvinner førte de bort som bytte, og alt annet som var i husene.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.Ook de vrouwen en kinderen werden gevangen genomen. Alle kostbaarheden in de huizen werden buitgemaakt.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.tudi vse njih blago in vse njih otročiče in njih žene odvedo ujete in uplenijo sploh vse, kar je bilo v hišah.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.und alle ihre Habe; alle Kinder und Weiber nahmen sie gefangen, und plünderten alles, was in den Häusern war.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.и все богатство их, и всех детей их, и жен их взяли в плен, и разграбили все, что было в домах.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.и откараха в плен всичките им деца и жени, и разграбиха всичко що имаше в къщите.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.ואת כל חילם ואת כל טפם ואת נשיהם שבו ויבזו ואת כל אשר בבית׃
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.وسبوا ونهبوا كل ثروتهم وكل اطفالهم ونساءهم وكل ما في البيوت
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們 一 切 貨 財 、 孩 子 、 婦 女 、 並 各 房 中 所 有 的 、 都 擄 掠 去 了
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們一切 貨財 、 孩子 、 婦女 、 並各 房 中 所有 的 、 都擄掠 去了
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!(108:11) да захватит заимодавец все, что есть у него, и чужие да расхитят труд его;
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Ågerkarlen rage efter alt, hvad han har, og fremmede rane hans Gods;
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Anastakoon koronkiskuri kaiken hänen omansa, ja riistäkööt vieraat hänen vaivannäkönsä.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Biarlah segala miliknya disita oleh penagih utang, dan hasil jerih payahnya dirampas orang
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Cel ce l -a împrumutat, să -i pună mîna pe tot ce are, şi străinii să -i jăfuiască rodul muncii lui!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Es müsse der Wucherer aussaugen alles, was er hat; und Fremde müssen seine Güter rauben.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Foglalja le minden jószágát az uzsorás, és idegenek ragadozzák el szerzeményét.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!고리대금하는 자로 저의 소유를 다 취하게 하시며 저의 수고한 것을 외인이 탈취하게 하시며
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!La ågerkaren kaste garn ut efter alt det han har, og fremmede røve frukten av hans arbeid!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!L'usuraio divori tutti i suoi averi e gli estranei faccian preda del suo lavoro
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Må ockraren få i sin snara allt vad han äger, och må främmande plundra hans gods.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nech shabe úžerník všetko, čo má, a to, čo nadobudol úlisnou prácou, nech rozchvátajú cudzí.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nguyện chủ nợ tận thủ mọi vật nó có. Kẻ ngoại cướp lấy huê lợi về công lao nó.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nguyện chủ_nợ tận thủ mọi vật nó có . Kẻ ngoại cướp lấy huê_lợi về công_lao nó .
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Niech lichwiarz załapi wszystko, co jest jego, a niech obcy rozchwycą pracę jego.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!O credor lance mão de tudo quanto ele tenha, e despojem-no os estranhos do fruto do seu trabalho!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Přitáhni k sobě lichevník všecko, cožkoli má, a úsilé jeho rozchvátejte cizí.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Que el acreedor se apodere de todo lo que tiene, y extraños saqueen el fruto de su trabajo
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Que le créancier s`empare de tout ce qui est à lui, Et que les étrangers pillent le fruit de son travail!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Upnik naj ga odere za vse, kar ima, in tujci naj uplenijo, kar si je pridobil.