Ana içeriğe geç
Sözlük

yağma ile cümle

yağma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Türklerin köyleri yakılıp yağmalandı.Küla rüüstati türklaste ja kurdide poolt ning põletati maha.
Geceleri etkinlik gösterir ve buldukları böcek kolonilerini yağmalarlar.Mõjutatud on öösiti õitsevad lilled, keda tolmeldavad ööliblikad.
Köye çok fazla kar yağmaktadır.Mäetippudel on palju lund.
Bölgede her türlü hırsızlık, yağma, soygun ve katliam düzenleyerek kötü bir şöhrete ulaşmıştır.Linnas toimub väga palju vägistamisi, rööve ja mõrvu.
Genellikle bu şehre kar nadir olarak yağmaktadır.Lund sajab linnas harva.
Bu durum kar yağmasına neden olur.Selle keskus on Lund.
Hırsızlık ve yağmacılık yapar.Sellele järgneb söövitamine ja sadestamine.
İkmal katarları birçok yerde yağmalandı.Muuhulgas oli raudtee mitmes kohas põlema süüdatud.
Teotihuacan yağmalanır ve yakılır.Katariina süütab ennast põlema ja hukkub.
410 – Alarik komutasında Vizigotlar Roma'yı yağmalanmaya başladılar.410 – Alarichi juhitud läänegoodid rüüstasid Roomat.
9 milyarlık nüfus için olabilir mi? bu topluluk yağmalayıcı yerine katılımcı olacak katar eğitilebilir mi?만약 앞으로 생겨날 90억명의 집단에서 만약 그 집단이 충분한 배움을 얻어서 단지 인터넷 약탈자가 아니라
9 milyarlık nüfus için olabilir mi? bu topluluk yağmalayıcı yerine katılımcı olacak katar eğitilebilir mi?A co jeśli te dziewięć miliardów ludzi będzie mogło się nauczyć dawać coś od siebie zamiast niszczyć?
9 milyarlık nüfus için olabilir mi? bu topluluk yağmalayıcı yerine katılımcı olacak katar eğitilebilir mi?מה אם, בהמון של 9 מיליארד המתרגש ובא עלינו.... מה אם אותו המון יוכל ללמוד מספיק כדי שיהיה התורם לרשת,
9 milyarlık nüfus için olabilir mi? bu topluluk yağmalayıcı yerine katılımcı olacak katar eğitilebilir mi?その集団が学びを通じて 互いに略奪するのでなく 互いの役に立てたらどうでしょう?
Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.Katso, ehtoolla on oleva kauhu, aamun tullen ei heitä enää ole. Tämä on riistäjäimme osa, ryöstäjäimme arpa.
Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.보라 저녁에 두려움을 당하고 아침 전에 그들이 없어졌나니 이는 우리를 노략한 자의 분깃이요 우리를 강탈한 자의 보응이니라
Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.Вечер – и вот ужас! и прежде утра уже нет его. Такова участь грабителей наших, жребий разорителей наших.
Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.לעת ערב והנה בלהה בטרם בקר איננו זה חלק שוסינו וגורל לבזזינו׃
Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.في وقت المساء اذا رعب. قبل الصبح ليسوا هم. هذا نصيب ناهبينا وحظ سالبينا
Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.到 晚 上 有 驚 嚇 、 未 到 早 晨 、 他 們 就 沒 有 了 . 這 是 擄 掠 我 們 之 人 所 得 的 分 、 是 搶 奪 我 們 之 人 的 報 應
Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.到 晚上 有 驚嚇 、 未到 早晨 、 他們就沒 有 了 . 這是 擄掠 我 們之人 所 得 的 分 、 是 搶奪 我 們之人 的 報應
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.A Armillaria é um fungo predador que mata determinadas espécies de árvore nas florestas.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria e de fapt o ciupercă predătoare, omorând anumite specii de copaci în pădure.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria er faktisk en aggresiv svamp, som dræber visse træarter i skoven.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria jest rodzajem grzyba drapieżnego, który zabija niektóre gatunki drzew.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria, oder Hallimasch, ist ein Raubpilz, der bestimmte Baumarten im Wald tötet.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria sebenarnya jamur yang buas, membunuh spesies pohon pohon tertentu di hutan.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria thật ra là 1 loại nấm săn mồi, nó ăn 1 số loài cây nhất định trong rừng.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria всъщност е хищническа гъба, която умъртвява някои видове дървета в гората.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Az Armillaria egy farontó gombaféle, megöl bizonyos fafajtákat az erdőben.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.De Armillaria is eigenlijk een roofzwam, die bepaalde soorten bomen in het bos doodt.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.아밀라리아 버섯은 사실 포식성 곰팡이입니다. 특정한 종류의 나무를 죽이죠.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.La armillaria es en realidad un hongo depredador, que mata determinadas especies de árboles en el bosque.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.L'armillaire est un champignon prédateur qui tue certaines espèces d'arbres dans la forêt.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.L'Armillaria in realtà è un fungo predatore, che uccide alcune specie di alberi della foresta.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Podpňovka je parazitická huba, ktorá zabíja určité druhy stromov v lese.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Η Αρμιλάρια είναι στην πραγματικότητα ένας αρπακτικός μύκητας που σκοτώνει κάποια είδη δέντρων στο δάσος.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Армиллярия — это хищный грибок, убивающий определённые виды деревьев в лесу.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.הארמילאריה היא למעשה פטריה טורפת, שהורגת ביער זני עצים מסוימים.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.و الأرميلاريا في الواقع نوع من الفطريات المفترسة تقضي على انواع معينة من الأشجار الموجودة في الغابات
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.ある種の木を殺します より温和な言い方をすれば
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorAle na Galapágách není pirátství nic nového. Fregatky hledající kořist.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorDar pirateria nu e ceva nou pentru Galapagos. Fregatele, căutând să jefuiască.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorNhưng ở Galapagos, cướp bóc chẳng có gì là mới. Chim chiến đang tìm chỗ để cướp.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorΜα η πειρατεία δεν ήταν κάτι καινούργιο για τα Γκαλαπάγκος. Ταχυπέτες που αναζητούν λεία.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorНо пиратство существует на островах уже очень давно. Пиратство - излюбленный способ питания буревестников.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorאבל פיראטיות אינה דבר חדש .בגאלאפאגוס ,ציפורי פריגאטה .מחפשות ביזה
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorلكن القرصنة ليست شيء جديدة إلى غالاباغوس طيور الفرقاطة تبحث عن النهب
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.A stalo sa po nejakom čase, že vyschnul potok, pretože nebolo dažďa v zemi.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Dar după cîtăva vreme pîrîtul a secat, căci nu căzuse ploaie în ţară.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Dopo alcuni giorni il torrente si seccò, perché non pioveva sulla regione
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.És lõn néhány nap múlva, hogy kiszáradt a patak; mert nem volt esõ a földre.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.In zgodi se za nekoliko časa, da je potok usahnil, zakaj dežja ni bilo v deželi.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.땅에 비가 내리지 아니하므로 얼마 후에 그 시내가 마르니라
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Lecz po wyjściu niektórych dni wysechł on potok; bo nie padał deszcz na ziemię.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Maar na enige tijd droogde de beek uit, want nergens in het land viel ook maar een druppel regen.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Mais au bout d`un certain temps le torrent fut à sec, car il n`était point tombé de pluie dans le pays.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Mas, decorridos alguns dias, o ribeiro secou, porque não tinha havido chuva na terra.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Men da det var gått en tid, blev bekken uttørret; for det kom ikke regn i landet.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Men efter någon tid torkade bäcken ut, därför att det icke regnade i landet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod