Çekimler için kar yağması gerekiyordu ve böylece çekimler bir sonraki yılın sonbaharına ertelendi.Det var nå blitt lyst ute, så det ble pause til ut på høsten.
İlk kar 6 Ekim gecesi yağmaya başladı.På morgenen den 9. april hadde det begynt å snø.
Bu yağma onu idam sürecine götüren olayı başlattı.Rykter omkring hans død førte til Hetle-saken.
Roma'nın Yağmalanması 24 Ağustos 410 tarihinde gerçekleşmiştir.Penjarahan Roma terjadi pada 24 Agustus 410.
Hüsrev çekildi, Sebasteia'yı bu süreçte yağmaladı.Khosrau mengundurkan diri, menjarah Sebasteia dalam prosesnya.
455 - Vandallar Roma'ya girdiler ve iki hafta boyunca şehri yağmaladılar.455 - Bangsa Vandal memasuki Roma dan menjarah banyak harta selama 2 minggu.
Sonra Arzanene'i işgal edip, yağmaladı ve Chlomaron kalesini kuşattı.Dia kemudian mulai menyerang dan menjarah Arzanene dan mengepung benteng Chlomaron.
Kent yağmalanıp yakıldı ve halkı, I. Darius'un emri gereği köle alındı.Kota Eretria dijarah dan dibakar sedangkan penduduknya dijadikan budak, atas perintah Darius.
O yılın sonbaharında Mauricius onu Dicle nehri boyunca Pers topraklarını yağmalaması için gönderdi.Pada musim gugur tahun itu, Maurice mengirimnya menyeberangi sungai Tigris untuk menjarah wilayah Persia.
Onun en büyük macerası 455 yılında Roma'yı ele geçirip yağmalanmasıdır.Eksploitasi yang paling terkenal adalah menangkap dan menjarah Roma pada bulan Juni 455.
Kent, yerle bir edildi, tapınaklar ve kutsal mekanlar yağmalandı ve yakıldı.Kota itu dihancurkan, dan kuil serta suaka suci dijarah dan dibakar.
Hristiyanların malları yağmalanıyor ve öldürülüyorlardı.Penganut Kristen dianiaya dan diburu.
Adrianopolis 923'te tekrar yağmalandı ve Bulgar ordusu 924'te Konstantinopolis'e yürüdü.Adrianopel ditangkap lagi pada tahun 923 dan pada tahun 924 tentara Bulgaria mengepung Konstantinopel.
Roma'nın Vizigotlar tarafından 410 yılında yağmalanmasından kısa bir süre sonra yazılmıştır.Buku ini ditulis tak lama setelah peristiwa jatuhnya kota Roma kepada kaum Visigoth pada tahun 410.
Johnson oradan ayrılmak ister. ma dışarıda fazla kar yağmaktadır.Bart senang sekali dan ia mau bermain salju di luar.
Ancak Rıfkı bu kişilere yağmurun bugün yağmayacağını söyler.Contoh: Agaknya akan turun hujan hari ini.
Şehri yağma edildi.Perkampungan dihancurkan.
Yağmur yağmadan önce ötüşmeye başlarlar.Mereka berhasil mendapatkannya untuk meninggalkan hanya karena mulai hujan.
Pogrom sonucunda 49 Yahudi öldü, yüzlercesi yaralandı ve 700'den fazla ev yağmalanıp yıkıldı.Akibat kerusuhan, 47 orang Yahudi tewas dan 700 rumah hancur.
Kadınlar ve çocuklar kilisede kilitli bırakıldı ve köy yağmalandı.Banyak kota dan gereja di Jerman yang hancur dan penduduknya menjadi kosong.
Protestocular binanın camlarını taşa tutarken binadaki ofis ekipmanlarını ve belgeleri yağmaladı.Protestan melempari jendela dan menjarah gedung, melarikan perlengkapan kantor dan dokumen.
Sonra Yakup'un bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar...Kemudian anak-anak Yakub menjarah kota itu.
Atina MÖ 499'da Sardes'in yağmalanması ile sonuçlanan Milet'teki bir isyana destek vermiştir.Tahun 499 SM, negara kota Athena mendukung pemberontakan di Miletus yang mengakibatkan kehancuran di Sardis.
Konstantinopolis'ten yağma edilen toplam tutarın yaklaşık 900.000 gümüş mark olduğu söylenir.Có người nói rằng tổng số tiền bị cướp từ Constantinople có giá trị khoảng 900.000 đồng mark bạc.
Adrianopolis 923'te tekrar yağmalandı ve Bulgar ordusu 924'te Konstantinopolis'e yürüdü.Adrianople lại bị cướp phá vào năm 923 và năm 924, quân Bulgaria vây hãm Constantinopolis.
Ruslar Konstantinopolis'e ilk saldırısını 860 yılında gerçekleştirdi ve şehrin varoşlarını yağmaladı.Người Rus' đã tấn công Constantniopolis năm 860, và cướp bóc các vùng ngoại ô của thành phố.
Morgan'ın gücü kentin milislerini mağlup edip Panama'yı yağmaladı.Lực lượng của Morgan đã đánh bại lực lượng dân quân của thành phố trước khi cướp phá thành phố Panamá.
İlk kar 6 Ekim gecesi yağmaya başladı.Tập 61: Tuyết rơi lần đầu tiên.
Ruslar esirleri keserek evleri ve manastırları yağmaladılar.Người Rus cướp bóc các ngôi nhà và các tu viện, giết người, bắt tù nhân.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Một lúc sau, trời mưa.
Dünyadaki en büyük runik yazıtlardan birini terk eden Vikingler tarafından yağmalanmıştır.Nó bị những người Viking cướp bóc, là nơi có một trong những bộ sưu tập chữ khắc lớn nhất thế giới.
Ancak sonraki yıllarda alan yağma ve çeşitli ihmalsizliklerle zarar gördü.Mấy năm sau thì bạo băng, việc nhiều bí ẩn.
Kar hemen hemen hiç yağmaz.Tuyết rơi thì không thường lắm.
455 yılında Vandal Kralı Genseric, Roma şehrini yağmalamıştır.Năm 455, người Vandal cướp phá thành Roma.
14. yüzyıl sonunda Timur tarafından yağmalandı.Thành phố này đã bị Timur tàn phá vào thế kỷ 14.
Yağmur yağmadan önce ötüşmeye başlarlar.Hay có sấm chớp trước khi trời đổ mưa.
Bu kesimlerde yağmalar yapacaklar, bölgeyi yakıp yıkacaklardır.Nếu cái đầu đó bị ném lên mặt đất, nó sẽ thiêu đốt mặt đất.
Hemen çapulla, çabuk yağmala Çapul koşuyor, yağma tez yürüyor.Ở phần thượng du, Saale chảy nhanh.
Kış aylarında mahallesimüzün yüksek kısımlarına kar yağmakta ve çok güzel bir görünüm sergilemektedir.Vào mùa đông, băng tuyết bao phủ trên một diện tích rộng lớn, tạo ra cảnh quan tráng lệ.
Böylece Kaçar birlikleri şehri yağmaladı.Lý Thôi thúc quân tràn vào thành.
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.Pháo đài Rohtas đã không bị ảnh hưởng nặng nề từ thiên nhiên và còn bảo toàn được phần lớn công trình.
Bana da bunca zahmet verdiniz; üzerime hücum eylediniz; Malımı yağmaladınız.矧亦、汝与吾対揚之処、何有勝劣哉。
Türk sivillere karşı öldürme, yağma ve tecavüz olayları başladı.トルコ系住民に対する殺害、略奪、強姦が始まった。
İkinci Tapınak yağmalanıp, ibadetler durduğunda, Yahudilik yasadışı hale getirildi.エルサレムの第二神殿が略奪され礼拝が止まったとき、ユダヤ教は実質的に非合法化された。
Geniş çaplı yağmalar, Sanayi Devrimi'nin en önemli finans kaynağı olmuştur.これらの資本家は産業革命への主要な力となった。
Sıcak günlerde sıklıkla olmasa da dağların yüksek kesimlerine kar yağmaktadır.山間部では標高が高いためしばしば積雪がみられる。
Adada yağmur yağmaya başlar, Jack ve Kate dağılırlar.これをきっかけにアリスとジャックの関係は崩壊する。
Bu insanlar silahlı gruplar oluşturarak; yağmacılık ve hırsızlık yapmaya başlamışlardı.彼らは武装して山賊団を形成し、強盗や誘拐を行って生き延びていた。
Hristiyanların malları yağmalanıyor ve öldürülüyorlardı.キリスト教徒によって拷問にかけられ、死亡した。
1847'de kısmen kazılmıştı, ancak Vikingler ve daha önceki yağmacılar tarafından çoktan yağmalanmıştı.1847年に発掘調査が行われたが、そのずっと以前にヴァイキングなどが略奪していた。
Daha sonra köyü yağmalandılar," denmektedir.あれは村じゃない」と諭される。
Mezarı soymak yağmalamak yasaktır.墓碑を建てることの禁止。
410: Roma, Vizigotlar tarafından yağmalanmıştır.410年にローマが略奪された(ローマ略奪)。
Moğollar Sivas’a girdi ve şehri üç gün süreyle yağma ettirdi.さらにヴェストマン諸島に移動し、ここを3日間略奪した。
Kış boyunca güçlü soğuk kuzeydoğu rüzgarı kar yağmasına neden olur.冷たい北風によって冬は雪にさらされる。
Uzak mesafede öldürdüğü düşmanını yine hayvanı sayesinde (fetch) yağmalayabilir (loot).タツヤから次期メイジンの座を奪おうとバトルを挑むが敗北する。
Kışyarı Yağmalaması sırasında aldığı yaralardan dolayı öldü.しかしその年の冬に風邪をこじらせ死去した。
Yağmur yağmaya başlayınca, arkadaşımın şemsiyesine sığındım.雨が降り始めると、私は友達の傘に入った。
Bana da bunca zahmet verdiniz; üzerime hücum eylediniz; Malımı yağmaladınız.在世上,你們有苦難;但你們可以放心,我已經勝了世界。
Kısa süre sonra Moğollar (İlhanlılar) tarafından yağmalanan şehir daha sonra da Timurlularca yağmalandı.不料被蒙古兵發覺,合騎追擊。