Bu sırada kutsal mekanlar dahil her yer yağma edildi.Näistä on toistaiseksi kaivettu esiin lähinnä pyhäkköaluetta.
Orta Çağda süregelen yağmacılığa karşı korunak olmuşturlar.Keskiajalla kehittyi pysyvä järjestelmä harhaoppeja vastaan.
Yağma üç gün sürdü.Pesti kesti kolme kuukautta.
Topluluk köye doluşur ve buradaki askerlik bürosunu yağmalarlar, kamp komutanını tartaklarlar.Komentaja lupasi pettää kaupunkinsa ja päästää joukot sisälle.
Yağmur yağsın yağmasın, bir kimse yanına şemsiye alabilir.Huppua käytettäessä sateella ei tarvita erillistä sateenvarjoa.
Yağmur yağmasına rağmen futbol oynadık.Satoi vettä, mutta me pelasimme jalkapalloa.
Yağmur yağması kesin gibi.Ihan varmasti rupeaa satamaan.
Kısa süre sonra yağmur yağmaya başladı.Pian sen jälkeen alkoi sataa.
Çok geçmeden önce kar yağmaya başlayacak.Ennen pitkää alkaa sataa lunta.
891 veya daha büyük olasılıkla 901'de, Yunanistan 'daki Demetrias limanını ele geçirip ve yağmaladı.Το 896 ή πιθανότερα το 901, άλωσε και λεηλάτησε το λιμάνι της Δημητριάδας στην Ελλάδα.
410: Roma, Vizigotlar tarafından yağmalanmıştır.410: Η Ρώμη κυριεύεται από τους Βησιγότθους.
Vandallar Galya, İspanya ve Kuzey Afrika'daki Roma topraklarını istila ettiler ve 455'te Roma'yı yağmaladılar.Οι Βάνδαλοι κατέλαβαν τις επαρχίες της Γαλατίας, Ισπανίας και τη Βόρεια Αφρική, ενώ το 455 λεηλάτησαν τη Ρώμη.
455 - Vandallar Roma'ya girdiler ve iki hafta boyunca şehri yağmaladılar.455 – Λεηλασία της Ρώμης: Οι Βάνδαλοι μπαίνουν στη Ρώμη και λεηλατούν την πόλη για δύο εβδομάδες.
Saldırıdan sonra da kasaba yağmalandı.Μετά την επιδρομή η πόλη συρρικνώθηκε.
Kent M.Ö. 281'de Keltler tarafından yağmalanmıştır.Το 281 π.Χ. καταλήφθηκε από τους Κέλτες.
Onun en büyük macerası 455 yılında Roma'yı ele geçirip yağmalanmasıdır.To πιο γνωστό του όμως ως κατόρθωμα ήταν η κατάληψη και η λεηλασία της Ρώμης τον Ιούνιο του 455.
Cassius, Rodos'a çıkarak adayı yağmalarken Brutus aynı şeyleri Likya'da yapıyordu.Ο Κάσσιος λεηλάτησε τη Ρόδο, ενώ ο Βρούτος έκανε το ίδιο στη Λυκία.
Chambord Sarayı Fransız Devrimi sırasında yağmalanmıştır.Ο Λαβουαζιέ αποκεφαλίστηκε κατά τη διάρκεια της Γαλλικής Επανάστασης.
Bu insanlar silahlı gruplar oluşturarak; yağmacılık ve hırsızlık yapmaya başlamışlardı.Τότε άρχισε να προβαίνει σε ένοπλες ληστείες και διαρρήξεις.
Bankalar ve diğer hükûmet binaları gün boyu yağmalandı.Όλες οι κυβερνητικές υπηρεσίες και τράπεζες κλείνουν στις εβδομαδιαίες αργίες.
Çünkü her gün yağmur yağmaktadır ve kaynak suyu kullanılmaktadır.Η περίοδος βροχοπτώσεων είναι σημαντική, με τις βροχές να πέφτουν κάθε μήνα.
نهبواَ Yağma: "Türklerden bir bölüğün adı.Σημειώνει: «Ο ελληνισμός είναι μια οικογένεια από κοινότητες.
Sonucunda İngilizler, Messina'yı zapt edip yağmaladılar.Τελικά επιτέθηκαν και σκότωσαν τον ηγέτη της Μεσσηνίας.
Şehri yağma edildi.Η πόλη καταστράφηκε.
Geniş çaplı yağmalar, Sanayi Devrimi'nin en önemli finans kaynağı olmuştur.Η παραγωγή βαμβακερών υφασμάτων έγινε η σημαντικότερη βιομηχανία φορέας της Βιομηχανικής Επανάστασης.
14. yüzyıl sonunda Timur tarafından yağmalandı.Στα τέλη του 14ου αιώνα αποικίστηκε από Αρβανίτες.
Ardından İtalyanlar Giresun'u yağmalamışlardır.Οι Ιταλοί σκορπίσαν στα βουνά.
"İlber Ortaylı: Onlara kalsa yağmalanırdı". hurriyet.com.tr.««Ζούσαν λεφτάδες εδώ, τώρα ζει µόνο ο φόβος»». tanea.gr.
Satıcısı yasadışı hazine avcıları tarafından metal dedektörü ile 1999 yılında yağmalandığını iddia etti.Sælgeren påstod, at den var blevet fundet af illegale skattejægere med en metaldetektor i 1999.
2011 yılında, Güney Sudan'ın Jonglei eyaletindeki MSF kliniği saldırıya uğradı ve yağmalandı.I 2011 blev Læger uden Grænsers klinik i staten Jonglei i Sydsudan angrebet og plyndret af røverbander.
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.Plyndrere og ulovlige udgravninger har også påført skade på det arkæologiske område omkring minareten.
Morgan'ın gücü kentin milislerini mağlup edip Panama'yı yağmaladı.Morgans styrker besejrede byens milits og fortsatte plyndring af Panama.
Köye çok fazla kar yağmaktadır.Byen er kendt for at det sner meget.
Atina'yı yağmaladı ve hızla İyonya Adaları'na geçti.Han plyndrede Athen og fortsatte så til de Ioniske Øer.
Onun en büyük macerası 455 yılında Roma'yı ele geçirip yağmalanmasıdır.Mest opsigt vakte hans plyndring af Rom i 455.
Yağışlar gayet nadirdir ve yılda bir veya iki defa kuzey yarı-kürenin kış mevsiminde yağmur yağmaktadır.Snevejr er sjældent, og indtræffer i nord en eller to gange om året.
410: Roma, Vizigotlar tarafından yağmalanmıştır.455: Rom plyndres af vandaler.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Regnen kommer straks efter.
Şehir 1538'de yakılmış ve 1553/1555'te yağmalanmıştır.Havana led under fribytteres nedbrænding af byen i 1538 samt plyndringer i 1553 og 1555.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.Efter fem-seks dages kampe var byen besejret, og blev plyndret og brændt ned.
Otuz Yıl Savaşları sırasında şehir yağmalandı ve zarar gördü.Under Trediveårskrigen led byen hårdt under pest og plyndringer.
Burada Portekiz sömürge idaresinin emrinde yağmacılık yapmaya başladılar.Dette betød afslutningen på det portugisiske kolonistyre i Indien.
Bu durum kar yağmasına neden olur."Let It Snow!
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.Plyndrere og ulovlige utgravninger har også påført skade på det arkeologiske området rundt minareten.
Onun en büyük macerası 455 yılında Roma'yı ele geçirip yağmalanmasıdır.Hans mest kjente bedrift var imidlertid erobringen og plyndringen av Roma i juni 455.
6 Mayıs 1527 yılında kralın ordusu Roma’ya girerek bu şehri yağmalamıştır.Den 6. mai 1527 inntraff plyndringen av Roma.
1298/99'de prens Ulus Buka Karakurum'daki tüccarevlerini ve tahıl ambarlarını yağmaladı.I 1298/99 plyndret fyrst Ulus Buqa markedene og kornlagrene.
Şehir 614 yılında Sasani ordusu tarafından yağmalanmış fakat bir katliam yapılmamıştır.I 614 ble byen plyndret av sassanidene, men innbyggerne ble ikke massakrerte.
Sanat eserleri ve Yahudi kalıntılar yağmalandı.Jødiske skrifter og religiøse bøker ble brent.
1897'de Trablus'ta sinagoglar yağmalanıp Yahudiler öldürüldü.I 1897 ble synagoger herjet og jøder drept i Tripolitania i Libya.
455 - Vandallar Roma'ya girdiler ve iki hafta boyunca şehri yağmaladılar.455 – Vandalene erobrer Roma, plyndringen pågår i to uker.
Moğollar Sivas’a girdi ve şehri üç gün süreyle yağma ettirdi.Tyskerne plyndret Termonde og satte byen i brann i tre dager.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ble i tillegg plyndret og brent ned som en advarsel for andre.
Bu sırada kutsal mekanlar dahil her yer yağma edildi.Videre blei ei rekke av deres hellige steder ødelagt.
Ortaya çıkarılan tüm mezarlar yağmalanmıştır.Nesten alle gravene er plyndret.
Roma'nın Vizigotlar tarafından 410 yılında yağmalanmasından kısa bir süre sonra yazılmıştır.Den ble skrevet kort etter at Roma var blitt angrepet og herjet av vestgotere i år 410.
Şehir 1538'de yakılmış ve 1553/1555'te yağmalanmıştır.Byen ble beleiret i 1510 og i 1551.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.Etter fem-seks dager med kamper var byen nedkjempet, og den ble plyndret og brent ned.
Burada Portekiz sömürge idaresinin emrinde yağmacılık yapmaya başladılar.Der begynte han sin karriere innen administrasjon under den portugisiske kolonikrigen.
Kent, yerle bir edildi, tapınaklar ve kutsal mekanlar yağmalandı ve yakıldı.Byen ble så jevnet med jorden, og templer og helligdommer ble plyndret.