Ana içeriğe geç
Sözlük

yağma ile cümle

yağma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yağmur yağmaya başladı.Пішов дощ.
Evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.Не встиг він вийти з дому, як пішов дощ.
Umarım yarın yağmur yağmaz.Сподіваюся, завтра не дощитиме.
Umarım yarın yağmur yağmaz.Сподіваюся, завтра не буде дощу.
410 yılında gerçekleşen bu yağmalanma, Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünün önemli bir dönüm noktasıdır.Vyplenění roku 410 je považováno za hlavní znak úpadku Západořímské říše.
Ülkenin her yerinden editöre mektuplar yağmaya başladı."Dopisy proudily k redaktorům z celé země“.
Bir yıl Portekizliler Arabistan limanlarına hücum ederek 17 Memluk gemisini yağmaladılar ve gemileri yaktılar.Portugalci po dva dny ostřelovali přístav a zapálili patnáct arabských obchodních lodí.
Kadınlar ve çocuklar kilisede kilitli bırakıldı ve köy yağmalandı.Všechny ženy a děti byly nahnány do kostela, kde byly zamčeny, mezitím co byla vesnice rabována.
Asiler konağını basarak yağmaladılar.Tetě zbourali chalupu!
Roma'nın YağmalanmasıVyplenění Říma.
Daha sonra köyü yağmalandılar," denmektedir.V řeži padne vesnice". iDNES.cz.
Ayrıca karınca ve diğer yağmacıların arı kovanlarına hücum etmesi sözkonusu olabilir.V zajetí může docházet také ke vzájemnému křížení osla a koně.
Mezarı soymak yağmalamak yasaktır.Přiznal se pouze k drancování hrobů.
Yoğun bir ışık vardır ve yağmur yağmaktadır.Venku je tma a prší.
Fakat şehir teslim olmadan düşerse askere yağma serbest olurdu.Když slib nedodrží, rytíř navždy odpluje.
1792 - Fransız Devrimi: Tuileries Sarayı yağmalandı, XVI. Louis tutuklandı.1792 – Francouzská revoluce: Útok na Tuilerijský palác.
Otuz Yıl Savaşları sırasında şehir yağmalandı ve zarar gördü.Za třicetileté války byla obec vypálena a zpustla.
Fransız Ordusu geri dönüş yolunda çok büyük bir yağma ganimetini de beraberinde götürmekteydi.Francouzi se do tábora vrátili triumfálně s velkou kořistí.
410: Roma, Vizigotlar tarafından yağmalanmıştır.147), že Římané byli dobře obeznámeni s kouřovody.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.În același timp începe să plouă.
Ülkenin her yerinden editöre mektuplar yağmaya başladı."Au sosit scrisori la redacție din toate părțile țării”.
Mezarı soymak yağmalamak yasaktır.Decorarea mormântului este interzisă.
Atina'yı yağmaladı ve hızla İyonya Adaları'na geçti.El a jefuit Atena și a trecut imediat spre insulele din Marea Egee.
Roma hakimiyetine giren şehir yağmalanmış ve şehirdeki 25 bin kişi köle olarak satılmak üzere esir edilmiştir.Orașul a fost jefuit și 25 000 de locuitori au fost vânduți în sclavie.
Yahudilerin malları yağmalandı ve 900 Yahudi evi harabeye çevrildi.Au fost jefuite numeroase magazine și alte proprietăți ale evreilor, iar 900 case de evrei au fost distruse.
Asi ordu Västerås'a ilerledi ve orayı fethedip yağmaladı.Japonia a interzis contactele cu Occidentul și s-a izolat.
455: Vandal Krallığı'nın kralı Genseric'in komutasında Vandallar Roma'yı yağmaladılar.454: Bătălia de la Nedao .Triburile germane slăbesc imperiul Hunilor 455: Vandalii jefuiesc Roma.
3M 5M Kar yağmaktadır.4 m sub gheață.
Yoshitoshi askerlerine şehri yağmalamaları için emir verdi.Yoshitoshi a ordonat soldaților săi să jefuiască și să ardă lucrurile de valoare.
İsyancılar, İmranlı ve çevre köyleri yağmalamışlardı.Răscoala a antrenat și dacii liberi și neamurile vecine.
846 yılında Araplar Roma'yı yağmaladılar.Dar în 476 Roma a căzut.
Doğu Göktürk yerleşimlerini yağmaladı.Dunărea a început să-și formeze terasele.
Tartuk, Yağma ilinde bir şehir.Există o benzinărie, la ieșirea din oraș.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.Dacă nu va ploua curând, acest oraş se va confrunta cu un deficit mare de apă.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.Dacă nu va ploua în curând, acest oraş se va confrunta cu un deficit mare de apă.
Yağmur yağmaya başladı bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına geçtim.A început să plouă, așa că am intrat sub umbrela prietenului meu.
Şehir 1538'de yakılmış ve 1553/1555'te yağmalanmıştır.Havannát 1538-ban felégették, 1553-ban és 1555-ben teljesen kifosztották a kalózok.
Yağışlar gayet nadirdir ve yılda bir veya iki defa kuzey yarı-kürenin kış mevsiminde yağmur yağmaktadır.Hó csak ritkán esik, egy-két alkalommal a tél folyamán.
Cermenlerin askerleri ucuzdur, bundan dolayı rahat yağma yapılabilir.A bambusz szálkák könnyen megsebeznek, így legyünk óvatosak.
Türklerin köyleri yakılıp yağmalandı.A falut a török felégette és lerombolta.
Pratikte hiç yağmur yağmaz.Eső sohasem esik.
Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra kent uzun süre Saracen korsanları tarafından yağmalandı.A Nyugatrómai Birodalom bukása után a szaracén kalózok többször is kifosztották.
Johnson oradan ayrılmak ister. ma dışarıda fazla kar yağmaktadır.Johnson elterül a hóban.
Çekilirken Tebriz'i yağmaladı.A szemetest Bridget üríti ki.
Yağmalamaktan geri kalmıyor" demektedir.Meglepő, hogy nem találtuk nyomát vízjégnek”.
Rus hükümeti Altaylı Ak dincilerin mal ve mülklerini yağmaladılar.Távollétében albániai ingatlanjait és vagyonát elkobozták.
Chartres Katedrali, Fransız Devrimi sırasında ne yağmalanmış ne de büyük bir zarar görmüştür.Chartresin katedraalia ei tuhottu eikä ryöstetty Ranskan suuren vallankumouksen aikana.
Şehir 1538'de yakılmış ve 1553/1555'te yağmalanmıştır.Bukaneerit polttivat kaupungin vuonna 1538, ja se ryöstettiin 1553 ja 1555.
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.Ryöstelijät ja laittomat kaivaukset ovat olleet myös ongelmana ympäröivällä arkeologisella alueella.
Kadınlar ve çocuklar kilisede kilitli bırakıldı ve köy yağmalandı.Naiset ja lapset kuljetettiin kirkkoon, samalla kun talot ryöstettiin.
Yağmalama, öldürülen düşmana karşılık alınan ödül olarak da görülebilir.Kuollut kana on myös tarkoitettu edustamaan voitettua vihollista.
İsyancılar, İmranlı ve çevre köyleri yağmalamışlardı.Kapinalliset ottivat haltuunsa linnoituksia ja kyliä.
Ortaya çıkarılan tüm mezarlar yağmalanmıştır.Kaikki hautaamiseen liittyvät maalaukset on ilmeisesti hävitetty.
Konağı yağmalandı.Ravintola Rauhala
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.Linnoitusta ei koskaan valloitettu, joten se on säilynyt poikkeuksellisen hyvin.
Yıllık en az yağış (bölge): hiç yağmadı; Antofagasta bölgesi, Atacama Çölü, Şili.Vähiten sadetta: 0 mm vuodessa, Antofagasta Region, Atacaman aavikko, Chile.
Daha da kötüsü şeytani türler ormanda yağmaya başlamışlardı.Asustaako metsässä jotain vieläkin oudompaa?
Şehri yağma edildi.Kaupunki ryöstettiin.
Roma hakimiyetine giren şehir yağmalanmış ve şehirdeki 25 bin kişi köle olarak satılmak üzere esir edilmiştir.Roomalaiset valtasivat kaupungin ja veivät 25 000 sen asukasta orjiksi.
8 aylık bir kuşatmadan sonra şehri ele geçirdi ve yağmaladı.Kaupunki antautui kahdeksan kuukautta kestäneen piirityksen ja seuranneen nälänhädän jälkeen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod