Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
36 beden, mavi donanma yağmurluğu arıyorum.I'm looking for a navy blue raincoat, size 36.
Ben yağmura yakalandım.I was caught in a shower.
Oyun iptal edildi çünkü aniden yağmur yağmaya başladı.The game was called off because it suddenly started raining.
Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.However hard it may rain, we will start tomorrow.
Hırsız, köpek havlamasını duyunca tabanları yağladı.When the thief heard the dog bark, he took to his heels.
Her halükârda, sadece yağmur durursa, sonra dışarı çıkabiliriz.Anyway, if it just stops raining, then we might be able to go out.
Yağmur iyi ve şiddetli yağıyordu.It was raining good and hard.
Hava çok soğuktu ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and what was worse, it began to rain.
Yalıtılmış yağmur duşları var.There are isolated rain showers.
Korkarım ki yarın yağmur yağacak.I'm afraid it will rain tomorrow.
Anlaşılan, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Açıkçası, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Maalesef yağmur yağacak.I'm afraid it will rain.
Yağış mevsimi nihayet bitti gibi görünüyor.It seems that the rainy season is over at last.
Bana tere yağını uzat, yapar mısın lütfen?Pass me the butter, will you please.
TV'ye göre, yarın yağmur yağacak.According to the TV, it will rain tomorrow.
Sonunda yağmur yağmaya başladı.At last, it began to rain.
Pazar günü yağar.It falls on Sunday.
Tam dışarı çıktığımda, yağmur yağmaya başladı.Just as I went to go out, it began to rain.
Tam dışarı çıkmak istediğimde yağmur yağacaktı.It would rain just when I wanted to go out.
Az önce kar yağmaya başladı.It began snowing just now.
Yarın muhtemelen yağmur yağacak.It is likely to rain tomorrow.
Belki öğleden sonra yağmur yağacak.Perhaps it will rain in the afternoon.
Belki yarın kar yağacak.Perhaps it will snow tomorrow.
Yarın yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it rains tomorrow.
Çok yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains cats and dogs.
Şiddetli yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it should rain heavily.
Yağmur yağsa bile, bisiklet sürmeye giderim.I will go cycling even if it rains.
Yağmur yağmasına rağmen, o golf oynayacak.Even though it is raining, he will play golf.
Yağmur yağsa bile, yarın başlayacağım.Even if it should rain, I will start tomorrow.
Yağmur yağsa bile oraya gideceğim.I will go there even if it rains.
Yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains.
Yağmur yağsa bile, yarın sabah erkenden başlıyorum.Even if it rains, I will start early tomorrow morning.
Yağmur yağsa bile oyun oynanacakEven if it rains, the game will be played.
Yağmur yağsa bile, başlayacağım.Even if it rains, I'll start.
Yağmur yağsa bile oyun oynanacak.The game will be played even if it rains.
Futbol maçı yağmur yağsa bile oynanacak.The soccer game will be played, even if it rains.
Yağmur yağsa bile, hiç umurumda değil.Even though it is raining, I don't care at all.
Yağmur yağsa bile, yarın yüzmeye gideceğim.Even if it rains, I'll go swimming tomorrow.
Az önce yağmur yağmaya başladı.It began raining just now.
Yağmur yağmazsa.If it does not rain.
Yağmura maruz bırakmayın.Don't expose it to the rain.
Bu çiçekler yağmurdan korunmalıdır.These flowers should be sheltered from the rain.
O zamana kadar yağmur durursa biz saat ikide başlayacağız.We will start at two o'clock if it has stopped raining by that time.
O, yağda pişirildi.That was cooked in oil.
Şiddetli kar yağdığında Noeldi.It was on a Christmas when it snowed heavily.
Atletizm karşılaşması yoğun yağış nedeniyle iptal edildi.The track meet was called off on account of the heavy rain.
Beyzbol maçı yağmur nedeniyle iptal edildi.The baseball game was called off because of rain.
Beyzbol maçı yağmur sebebiyle iptal edildi.The baseball game was called off on account of the rain.
O gün sabahtan beri yağmur yağıyor gibi görünüyordu.That day it had looked like rain since morning.
O gün soğuktu ve dahası yağmur başlamıştı.It was cold that day, and moreover it began to rain.
Adada asla kar yağmadı.It has never snowed on the island.
Bölgede neredeyse hiç yağmur yağmaz.It hardly ever rains in the area.
Şiddetli yağmur vadiye sel getirdi.The heavy rain brought floods in the valley.
Gemiler rüzgar ve yağmur tarafından sarsıldı.The ships were buffeted by the wind and the rain.
Türbenin çürümesi kısmen asit yağmuru nedeniyledir.The decay of the shrine is due, in part, to acid rain.
Kaza yağmurlu bir günde oldu.The accident happened on a rainy day.
Maç şiddetli yağmur nedeniyle iptal edildi.The game was canceled because of the heavy rain.
Oyun yağmur nedeniyle iptal edildi.The game was called off on account of rain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod