Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biz yağmur ormanlarından vazgeçemeyiz.We cannot dispense with the rainforests.
Londra'da hava yağışlı mıydı?Was it rainy in London?
Yağmurluğumdan bir düğme düştü.A button has come off my raincoat.
Radyoya göre, yarın kar yağacak.According to the radio, it will snow tomorrow.
Rugby yağmurdan dolayı hiç iptal edilmeyen bir spordur.Rugby is a sport which is never called off by rain.
Sonunda kar yağışı durdu ve hava ısındı.It has finally stopped snowing and has warmed up.
Sonunda yağmur durdu.The rain stopped at last.
Çok geçmeden yağmur yağabilir.It may rain soon.
Eğer yarın çok kar yağarsa, bir kardan adam yapalım.If it snows much tomorrow, let's make a snowman.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll stay at home.
Eğer yarın yağmur yağarsa oyun iptal edilecek.The game will be called off if it rains tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I'm not going to the meeting.
Yarın yağmur yağarsa beyzbol maçı ertelenir.If it rains tomorrow, the baseball game will be put off.
Yarın yağışlı olursa maç ertelenir.If it is rainy tomorrow, the game will be put off.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa, otobüsle gideriz.If it should rain tomorrow, we would go by bus.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalır mısın?If it rains tomorrow, will you stay at home?
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.If it rains tomorrow, we will go there by car.
Yarın yağmur yağarsa evde kalalım.If it rains tomorrow, let's stay home.
Yarın yağmur yağarsa gezi iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the excursion will be canceled.
Yağmur yağarsa o gelmeyecek.If it should rain, he will not come.
Eğer yağmur yağarsa,gezi iptal edilecek.If it rains, the excursion will be called off.
Yağmur yağıyorsa, yürüyüşe gitmeyi planlamıyoruz.If it's raining, we don't plan to go hiking.
Yağmur yağarsa gidişimi ertelerim.I will put off my departure if it rains.
Yarın yağmur yağabilir.It might rain tomorrow.
Akşamdan önce yağmur yağabilir.It might rain before evening.
Yağmur yarın da durmazsa bir hafta boyunca yağmış olacak.It will have been raining for a week if it does not stop tomorrow.
Biraz daha ağır yağmur sele neden olabilir.A little heavier rain might cause a flood.
Mademki yağmur durdu, eve gidebiliriz.Now that it has stopped raining, we can go home.
Yağışlı sezon yakın.The rainy season is near at hand.
Çok yakında yağmur yağacak.It is going to rain very soon.
Yedi gün boyunca yağmur yağdı.It has been raining for seven full days.
Yağışlı mevsim iki hafta sonra biter.The rainy season will be over in another two weeks or so.
Burada neredeyse hiç yağmur yağmaz.It hardly ever rains here.
Mary bisikletini yağladı.Mary oiled her bicycle.
Çok geçmeden önce kar yağmaya başlayacak.It will begin snowing before long.
Çok geçmeden yağmur duracak.It will stop raining before long.
Yakında yağmur yağacak.It is going to rain soon.
Kısa sürede yağmur şiddetli yağmaya başladı.It soon began to rain very hard.
Kısa süre sonra yağmur yağmaya başladı.Soon after, it began to rain.
Muhtemelen tekrar yağmur yağacak.It is likely to rain again.
Hâlâ yağmur yağıyor.It's still raining.
Hâlâ yağmur yağıyor mu?Is it still raining?
Çok az yağmur yağıyor.It is hardly raining.
Patlamış mısır üzerine eritilmiş tere yağını dökün.Pour melted butter over the popcorn.
Yağmurdan dolayı maç iptal edilebilir.The football game might be called off on account of rain.
Yağmur dolayısıyla maç iptal edilebilir.The football game might be called off on account of rain.
Yağmur yüzünden maç iptal edilebilir.The football game might be called off on account of rain.
Belki yarın yağmur yağacak.Perhaps it will rain tomorrow.
Yağmur yağabilir. Bir şemsiye alsak iyi olur.It might rain. We'd better take an umbrella.
Sanki yağmur yağacak gibi görünüyor.It looks as if it is going to rain.
Hava çok soğuktu ve sonra üstüne üstlük çok geçmeden yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and then before long, on top of that, it began to rain.
Sanırım yağmur daha da şiddetleniyor.I think the rain's getting heavier.
Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.He could not go out because of the heavy rain.
Sağanak yağmura rağmen başladılar.They started in spite of the heavy rain.
Şiddetle yağmur yağdığı için okula geç kaldık.We were late for school because it rained heavily.
Yağmurdan dolayı piknik iptal edildi.The picnic was called off because of rain.
Şemsiyemi getirmeliydim. Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.I should have brought my umbrella. Large raindrops are starting to fall.
Yağı bana uzat lütfen.Pass me the butter, please.
Yürüyüş yağmur nedeniyle iptal edildi.The hiking was called off because of the rain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod