Birkaç gün yağmurdan sonra zemin su dolmuştu.The ground was waterlogged after several days of rain.
Şemsiyemi unuttum ve yağmurda ıslandım.I forgot my umbrella and got drenched in the rain.
Önümüzdeki hafta boyunca her gün yağmur yağması bekleniyor.It's supposed to rain every day for the next week.
Bugün öğleden sonra yağmur yağabilir.It might rain today in the afternoon.
Öğleden sonra yağmur yağabilir.It might rain in the afternoon.
Yağışların ardından otlar serpiliverdi.The weeds have really taken off after all the rain.
Bu kesinlikle yağmur gibi görünüyor.It certainly looks like rain.
Şafakta hâlâ yağmur yağıyordu.At daybreak it was still raining.
Eğer yarın yağmur yağarsa, öyleyse oraya arabada gideceğiz.If it's raining tomorrow, then we'll go there in the car.
Yağmur durdu mu? Dursa iyi olurdu.Has the rain stopped? It would be good if it has.
"Yağmurun durup durmadığını merak ediyorum." "Umarım öyle olur.""I wonder if it's stopped raining." "I hope so."
Yakında kar yağacak mı?Is it going to snow soon?
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayacağız.We won't go out if it doesn't stop raining.
Yağmur nedeniyle evde kalıyoruz.We are staying at home because it's raining.
Geçen ay beş litre yağmur suyu topladık.Last month, we collected five liters of rainwater.
Yağmur bütün gün durmadan yağdı.The rain fell relentlessly all day long.
Çocuklar kardan adam yapmak için ilk kar yağışını bekliyorlardı.The children were waiting for the first snowfall to build a snowman.
Bu aralar sürekli yağmur yağıyor.It's been raining all the time lately.
Şu an dışarıda yağmur yağıyor.It's raining outside right now.
Rio de Janeiro'ya çok yağmur yağdı.It rained a lot in Rio de Janeiro.
Biz yağmur durur durmaz gideceğiz.We'll leave as soon as it quits raining.
Yağmur durur durmaz gideceğiz.We'll leave as soon as it stops raining.
Yarın yağmur yağarsa arabayla gideriz.If it's raining tomorrow, we'll go by car.
Eğer yarın yağmur yağarsa, arabayla geleceğiz.If it rains tomorrow, we'll go by car.
Dün sert yağmur yağdı.Yesterday it rained hard.
Kanada'da kışın her zaman kar yağar.It always snows during winter in Canada.
Yağmur yağacağından korktuğum için şemsiyemi getirdim.I brought my umbrella along, because I was scared it would rain.
Benim bütün gün yağmur yağdığına dair izlenimim var.I have the impression it rained all day.
Bütün gece kar yağdı.It snowed all night.
Onları kızgın yağda pişirmeden önce çöreklerin bazılarının içine elma dilimleri koydum.I put apple slices into some of the doughnuts before I deep-fried them.
Yağmur ormanları dünya'nın en büyük biyolojik hazineleri biridir.Rainforests are one of the Earth's greatest biological treasures.
Yağmur yağarken işe araba ile gitmekten nefret ediyorum.I hate driving to work when it's raining.
"Yağmuru severim." "Belki sen seversin ama ben sevmem.""I love rain." "Maybe you do, but I don't."
Yarın yağmur riski var.There is a risk for rain tomorrow.
Çay ağacı yağı akneyi tedavi etmek için kullanılabilen doğal bir çözümdür.Tea tree oil is a natural remedy that can be used to treat acne.
Ormanda yağmur yağdı.It rained in the forest.
Ormanda yağmur yağıyordu.It was raining in the forest.
Ormanda yağmur yağıyor.It has been raining in the forest.
Ormanda yağmur yağacak.It will rain in the forest.
Ormanda yağmur yağmıştı.It had rained in the forest.
Ormanda yağmur yağmış olacak.It will have rained in the forest.
Ormanda yağmur yağıyor olacak.It will have been raining in the forest.
Kar yağacak mı?Is it going to snow?
Kar yağmayacak.It isn't going to snow.
Bugün kar yağmayacak.It's not going to snow today.
Kar yağacağını düşünüyor musun?Do you think it's going to snow?
Bugün kar yağmayacağına oldukça eminim.I'm pretty sure that it won't snow today.
Atuqtuaq balina yağını tahta kutuya koydu.Atuqtuaq put the blubber into the wooden box.
Yağmurlu havadan hoşlanmıyorum.I don't like rainy weather.
O gün yağmur yağdı.It rained that day.
Bana bugün yağmur yağmayacak gibi görünüyor.It seems to me it will not rain today.
Yağlar gibi komple bir yiyecek grubunu kesmeyi çok sağlıklı bulmuyorum.I don't think it's very healthy to cut out whole groups of foods like fats.
O, yağmur ve karı seviyor.He loves rain and snow.
Biz yağmurda yürüdük.We marched in the rain.
Yağmur pencere camına vuruyor.The rain beats against the window pane.
Bütün gece yağmur yağdı.It rained the whole night.
Boston'da hâlâ kar yağıyor.It's still snowing in Boston.
Kara bulutlar oluk gibi akıyor. Yağmur yağacak.Dark clouds are rolling in. It's going to rain.
Yağmur suyu saftır.Rainwater is pure.
Pazartesi günkü maç yağmur nedeniyle iptal edildi.Monday's game was rained out.