Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen bana sirke ve yağ getir.Please bring me vinegar and oil.
Eğer yarın yağmur yağarsa gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I will not be going.
Yarın yağmur yağarsa gidiyor olmayacağım.If it rains tomorrow, I will not be going.
Yağmur yağarken küpünü doldur.Make hay while the sun shines.
Bak Tom, yağmur kesildi!Look Tom, it's stopped raining.
Bak Tom, yağmur durdu!Look Tom, it's stopped raining!
Yağmur yağmak üzere; giysileri getir.It's about to rain; bring in the clothes.
Bu günlerde, sık sık yağmur yağar.These days, it rains frequently.
Biz sağanak yağmurda benzin istasyonuna kadar tüm yolu gittik.We went all the way to the service station in torrential rain.
Biz aslında yarın plaja gitmeye niyetliydik ama yağmur bekleniyor.We actually intended to go to the beach tomorrow, but it's expected to rain.
Kesinlikle yağmur yağacak.It's definitely going to rain.
O gün yağmur yağıyordu.It was raining that day.
O gün kar yağıyordu.It was snowing that day.
Yağmurun yağması pek mümkün değil.Rain is unlikely.
Yağmurun yağma ihtimali zayıf.The chance of rain is low.
Yağmur tahminini hiç gerçekleşmedi.The forecast rain never eventuated.
Bana sirke ve yağ getir lütfen.Bring me the vinegar and oil, please.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.Despite the heavy rain, he decided to leave.
Yağmur yağdığı için bir taksi çevirdim.I took a taxi since it was raining.
Yağma vardı.There was looting.
Yağ pahalıdır.Oil is expensive.
Onlar yatak odamızı yağmaladılar.They ransacked our bedroom.
Yağmur yararlıydı.The rain was beneficial.
Yağ alev aldı.The grease caught fire.
Tom yağmur yağdığını söyleyebilirdi.Tom could tell that it had rained.
Herkes bir şey yağıyor.Everybody is doing something.
Yağmur beklenmiyor.No rain is expected.
Yağmur gibi görünüyordu.It looked like rain.
Bu yağmura ihtiyacımız vardı.We needed this rain.
Şiddetli yağmurdan sonra nehir çamurluydu.The river was muddy after the heavy rain.
Piknik yağmur nedeniyle iptal edildi.The picnic was canceled because of rain.
O gün yağmurluydu.It was rainy that day.
Hâlâ yağmur yağıyordu.It was still raining.
Okul kar yağışı nedeniyle iptal edildi.School was canceled because of snow.
Herhangi bir yağmalamaya katlanmayacağız.We won't tolerate any looting.
Sokak kavgası, silah ateşi yağmuru ile kesildi.The street fight was interrupted with a hail of gunfire.
Onu pahalı hediye yağmuruna tuttu.He showered her with expensive gifts.
Şiddetli yağmur benim gitmemi engelledi.The heavy rain prevented me from going.
Yağmur ormanlarını korumalıyız.We must protect the rainforest.
Şiddetli yağmur nedeni ile gidemedim.I couldn't go because of the heavy rain.
Yarın biz yağış ihtimali olan değişken bir hava bekliyoruz.Tomorrow we expect variable weather with a likely chance of precipitation.
Dün tüm öğleden sonra yağmur yağdı.Yesterday it rained the entire afternoon.
Tom'un parmakları yağlı.Tom's fingers are greasy.
Tom'un elleri yağlı.Tom's hands are greasy.
Ellerim çok yağlı ve pis olduğunda nefret ederim.I hate when my hands get too oily and messy.
Tung yağı, Tung ağacının tohumlarından elde edilir.Tung oil is made from the seeds of the Tung tree.
Yarın yağmur yağarsa, oraya arabayla gideriz.If it's raining tomorrow, we'll go there by car.
Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.
Trenler kar yağışı nedeniyle çalışmıyordu.The trains weren't running due to the snowfall.
Yağmur, yağmur, uzağa git. Başka bir gün yine gel.Rain, rain, go away. Come again another day.
Dün asit yağmurlarıyla ilgili bir makale okudum.Yesterday I read an article about acid rain.
Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.In November, olives are harvested from the trees to make oil.
Kasımda yağ üretimi için zeytinler hasat edilir.In November, olives are harvested from the trees to make oil.
Kurumuş giysilerim aniden yağmur yağdığı için ıslanır.My dried out clothes are getting wet because it is suddenly raining.
Bol yağda kızartılmış gıda lezzetlidir.Deep-fried food is delicious.
Onlar yoğun kar yağışından dolayı muhtemelen okulu iptal edecek.They're likely to cancel school tomorrow because of the heavy snow.
Yağmur yağmasına rağmen yürüyüş yapmaya karar verdik.Even though it was raining, we decided to take a walk.
Bu kış geçen kıştan çok daha fazla kar yağdı.It's snowed a lot more this winter than last winter.
Yağ değişiminin zamanın geldiğini düşünüyorum.I think it's time for an oil change.
Yağmur yağıyorsa gitmeyelim.Let's not go if it's raining.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod