Yağmur yağmış olsaydı gitmezdik.We wouldn't have gone if it had rained.
Seninle karşılaştığım gün, yağmurlu ve soğuktu.The day when I met you was rainy and cold.
Yaguatí İspanyolca ve Almanca konuşur.Yaguatí speaks Spanish and Guaraní.
Yaguati hem İspanyolca hem de Guranice konuşur.Yaguatí speaks both Spanish and Guaraní.
Yaguati nehirde yüzmeyi sever.Yaguatí likes swimming in the river.
Yağmur durduğunda çalışmaya devam edeceğim.I will begin to work when it stops raining.
Anahtarları yağmurluğun cebinde ofisime bıraktığımdan oldukça eminim.I'm pretty sure that I've left the keys to my office in my raincoat pocket.
Tom, yağmurun yağabileceğini sandığını söyledi.Tom said that he thought that it might rain.
Kar yağmaya başlıyor.It's starting to snow.
Yağmur yağsa bile, gideceğim.I will go, even if it rains.
Üç gündür kesintisiz yağmur yağıyor.It has been raining nonstop for three days.
Yağmur her yerde beni takip ediyor!The rain follows me everywhere!
O, yağmur yağdığı için bir şemsiye taşıyor.He's carrying an umbrella because it's raining.
O, yağsız etten başka bir şey yemedi.She ate nothing but lean meat.
Yarın yağmur yağarsa, biz gitmeyiz.If it rains tomorrow, we won't go.
Yağmur yağmış olabileceğini söyledim.I said that it might have rained.
Yarın yağmur olma olasılığı var.Tomorrow, there's likely to be rain.
Hava soğuktu ve çok yağmur yağdı.The weather was cold and it rained a lot.
Açık hava konseri yağmur yüzünden iptal oldu.The open-air concert was cancelled because of the rain.
Bugün kentimde yoğun biçimde kar yağıyor.Today it's snowing heavily in my city.
Tom yağmurdan korunmak için sığınak aradı.Tom sought shelter from the rain.
Yağmurlar sel olarak geldi.The rains came in torrents.
Lamba yağ ile doldurulmalı.The lamp needs to be filled with oil.
Orada neredeyse her zaman yağmur yağıyor.It's almost always raining there.
Tom yağmur yağmasına rağmen geldi.Tom came even though it was raining.
Onlar yağmur yağmasına rağmen geldiler.They came even though it was raining.
Yağmur uzun süre sürmedi.The rain didn't last long.
Yağı değiştirmeliydim.I should've changed the oil.
Çocuklar morino karaciğeri yağından nefret ederler.Children hate cod liver oil.
Yağmurda dışarıda oynamamalıydım.I shouldn't have played outside in the rain.
Yağmurda eve yürümek zorunda kaldım.We had to walk home in the rain.
Öğleden sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain after noon.
Yakında yağmur yağmaya başlayacak.It'll start raining soon.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyemi alacağım.I'll take my umbrella in case it rains.
Dün gece yağmur yağacağını düşünmedim.I didn't think it would rain last night.
Bugün yağmur yağmayacağından oldukça eminim.I'm pretty sure it's not going to rain today.
Dün kar yağacağını düşünmedim.I didn't think it would snow yesterday.
Dün bütün gün kar yağdı.It snowed all day yesterday.
Yağmur önceden durdu.The rain already stopped.
Rüzgar ve yağmur yangını söndürdü.The wind and rain put out the fire.
Yağmur yağsa bile toplantı devam edecek.Even if it rains, the meeting will go on.
Yağmur yağdıktan sonra hava temizdir.After it rains the air is fresh.
"Yağmur yakında duracak mı?" "Korkarım ki hayır"."Will it stop raining soon?" "I'm afraid not".
Bugün yağmur yağıyor; bu yüzden şemsiyem nerede?It's raining today; so where is my umbrella?
Beş gün art arda yağmur yağdı.It rained five days in a row.
Umarım bugün yağmur yağar.We hope it rains today.
Hem yağmur yağıyor hem de rüzgar esiyor.It's both raining and blowing.
Haftalardır yağmur yağıyor gibi gözüküyor.It seems like it's been raining for weeks.
Yağmur bizi durdurmadı.The rain didn't stop us.
Burada da yağmur yağıyor.It's raining here, too.
Tom yağmurun ne zaman duracağını merak ediyordu.Tom wondered when the rain would stop.
Tom Mary'nin kar yağacağından nasıl bu kadar emin olabildiğini merak ediyordu.Tom wondered how Mary could be so sure that it was going to snow.
Muhtemelen yağmur yağıyor.It's probably raining.
Yağmur yağmayacağını umalım.Let's hope it doesn't rain.
Yağmur için dua edelim.Let's pray for rain.
Tom yağmur yağacağını düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think it would rain.
Dışarıda yağmur çiseliyor.It's drizzling outside.
Yaşadığın yerde kar yağar mı?Does it snow where you live?
Er ya da geç kar yağışı duracak.It'll stop snowing sooner or later.
Burada neredeyse hiç kar yağmaz.It almost never snows here.