Boston'da kar yağıyor.It's snowing in Boston.
Boston'da çok yağmur yağıyordu.It was raining hard in Boston.
Dün gece Boston'da kar yağdı.It snowed in Boston last night.
Boston'a kar yağar mı?Does it snow in Boston?
Boston'da kar yağar mı?Does it snow in Boston?
Sen oradayken Boston'da yağmur yağdı mı?Did it rain in Boston while you were there?
Burada bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining cats and dogs here.
Kanto bölgesine geçen hafta çok kar yağdı.A lot of snow fell on the Kanto region last week.
Dünya bir meteor yağmuru alıyor.The Earth is taking a meteor shower.
Göktaşı yağmurları en çok görülebilen meteor yağmurlarından biridir.The Perseids are one of the most visible meteor showers.
Hava az önce harikaydı. Şimdi nasıl aniden yağmur yağıyor?The weather was great just a moment ago. How is it suddenly raining now?
Buraya yaz boyunca çok yağmur yağar mı?Does it rain much here during the summer?
Yavru kedi yağmurda oynuyor.The kitten is playing in the rain.
Şiddetli yağmur bir hayli zarara yol açtı.The torrential rain did quite a bit of damage.
Çok yağlı oldukları için tüm kızartmaları yemedim.I didn't eat all the fries because they were too oily.
Tüm gece boyunca yağmur yağdı.It rained throughout the night.
Sanki yağmur yağabilir gibi görünüyor.It looks as though it may rain.
Dün için yağmur tahmini çıkmadı.The rain forecast for yesterday didn't eventuate.
Palmiye yağı yağmur ormanlarını yok ediyor.Palm oil is destroying the rainforest.
Sülfürik asit bir zamanlar kezzap yağı olarak bilinirdi.Sulfuric acid was once known as "oil of vitriol."
Tom gece yarısı sonrasına kadar muhtemelen yağmur yağmayacağını söylüyor.Tom says it's probably not going to rain until after midnight.
Kışın kar yağar.In winter it snows.
Melanie yağmur yağacağını düşünüyor.Melanie thinks that it's going to rain.
Burada hemen hemen hiç yağmur yağmaz.It barely ever rains here.
Tom yağmur yağacağını düşünüyor.Tom thinks that it's going to rain.
Onlar yağmurdan sığınmak için bir yer aradı.They looked for a place to take shelter from the rain.
Kalbimde yağmurlar yağıyor.It's raining in my heart.
Birkaç gündür yağmur yağmamasına rağmen ayaklarımızı bastığımız yerler hâlâ çok ıslaktı.Even though it hadn't rained for several days, the ground was still quite wet underfoot.
Umarım Noel'de kar yağar.I hope we have a white Christmas.
İnşallah Noel'de kar yağar.I hope we have a white Christmas.
Şu an Japonya'da yağışlı sezon.It's the rainy season in Japan right now.
Hava o gün soğuktu, ve bunun yanı sıra, yağmur yağıyordu.The weather was cold that day, and besides, it was raining.
Yağmalandığını Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom you were mugged?
Tom'a yağ seviyesini kontrol etmesini söyledim.I told Tom to check the oil level.
Tom bana yağ seviyesini kontrol ettiğini söyledi.Tom told me he checked the oil level.
Onlarca insan şiddetli yağmurun yol açtığı ani su baskınlarında öldü.Dozens of people have died in flash floods triggered by torrential rain.
Yağmur yağıp yağmadığını sana söyleyemem.I can't tell whether it's raining or not.
Tom bana bütün gün yağmur yağacağını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought it would rain all day.
Yağmur yağıp yağmayacağını söylemek zor.It's hard to tell whether it's going to rain or not.
Sen bana bugün yağmur yağmayacağını söyledin, bu yüzden bir şemsiye getirmedim.You told me it wouldn't rain today, so I didn't bring an umbrella.
Geceleyin biraz yağmur aldık.We got a little bit of rain overnight.
Yağmur durana kadar arabada oturmaya gidelim.Let's go sit in the car until the rain stops.
Jason yağmura yakalanmış ve yeni takımını mahvetmişti.Jason was caught in the rain and ruined his new suit.
Tom yağmura yakalandı ve yeni takım elbisesi mahvoldu.Tom was caught in the rain and his new suit got ruined.
Yağmurdan sonra eve koşacağız.We will hurry home after the rain.
Tenis maçı yağmur nedeniyle ertelendi.The tennis match was postponed due to rain.
Bugün, yağmur yağmıyor.Today, it isn't raining.
Şükür Tanrım, nihayet yağmur yağıyor.Thank God, it is finally raining.
Yağmura rağmen dün gece iyi uyudum.Despite the rain I slept well last night.
O yağmur nedeniyle tamamen ıslanmış geldi.He arrived all wet from the rain.
Alplerde her zaman kar yağar.It always snows in the Alps.
Çok bulutlu. Sanırım yağmur yağacak.It's very cloudy. I think it's going to rain.
Verlaine şiiri der "yağmur kente düştükçe gözyaşları kalbime düşer"Verlaine's poem says, "Tears fall in my heart, as rain falls on the city."
Bütün gece yağmur yağacak.It is going to rain all night.
Yağmur çiçekleri sular.The rain waters the flowers.
Şişeyi yağ ile doldurun, lütfen.Fill the bottle with oil, please.
Yağmur yağarsa sanat müzesine gideceğiz.If it rains, we will go to the art museum.
Onların yağmurlukları yok mu?They don't have raincoats?
O, yağmurda dışarıda kaldı.She stayed out in the rain.
Yağmur nedeniyle planlarım tamamen karıştı.Due to the rain, my plans were completely mixed up.