Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dışarıda yağmur yağıyor.It's raining outside.
İnşallah yağmur durur.I hope it stops raining.
Yarın kar yağarsa bir kardan adam yapacağım.If it snows tomorrow, I'll build a snowman.
İyi yağmur yağabilir.It may well rain.
Yağmur durduğunda gideceğiz.We'll go when the rain stops.
Yağmur sona erdiğinde, gideceğiz.We'll go when it quits raining.
Yine yağmur yağıyor!It's raining again!
Yarın kar yağıyor olacak.It will be snowing tomorrow.
Yağmur yağmaya başlamıştı.It had started to rain.
Biz dün gece şiddetli bir yağış aldık.We had a heavy rainfall last night.
Yağmur yağması ihtimaline karşı şemsiyemi aldım.I took my umbrella in case it rains.
Okinawa'ya çok yağmur yağar.It rains a lot in Okinawa.
Yağmur duruncaya kadar dışarı çıkmayacağım.I won't go out until it stops raining.
Yağmur yağacak gibi görünüyor.It looks like it's going to rain.
Yarın kar yağacağına inanıyorum.I believe it will snow tomorrow.
Bugün yağmur bekliyoruz.We expect rain today.
Akşama doğru yağmur yağmaya başladı.It came on to rain toward evening.
Vicenza'da az önce kar yağmaya başladı.It has just started to snow in Vicenza.
Sağanak yağmur olacak.There's going to be a downpour.
Parka gitmedim çünkü yağış vardı.I didn't go to the park because it rained.
Yağmur yüzünden gelemedim.I couldn't come because of the rain.
Yağmurdan dolayı gelemedim.I couldn't come because of the rain.
Bugün kar yağıyor.It's snowing today.
Bugün kar yağacak.It'll snow today.
Yağmur yağıyordu, bu yüzden evde kaldım.It was raining, so I stayed home.
Her nezaman böyle güzel bir yağmurumuz olsa, ben yıllar öncesini, ikimizi hatırlıyorum.Whenever we have such lovely rain, I recall the two of us, several years ago.
Yağmur dışarıda şiddetli yağıyor.It is raining hard outside.
Yarın İngiltere'nin güneyinde yağmur yağacak.Tomorrow it will rain in the south of England.
Kasaptan etteki tüm yağları kesmesini istedim.I asked the butcher to trim all the fat off of the meat.
Menteşeler gerçekten gıcırtılı. Lütfen onları yağlar mısın?The hinges are really squeaky. Could you oil them please?
Yağmur yağdığı zamanlar dışında her gün yürüyüşe çıkıyorum.I go for a walk every day, except when it rains.
Bisikleti yağmurda bırakma.Don't leave the bicycle in the rain.
Mafya babası makineli tüfek ateşi yağmurunda öldürüldü.The mafia boss was killed in a hail of machine gun fire.
Yağmur toprağı yıkadı.The rain washed away the soil.
Oraya bisikletle gideceğimi düşünüyordum ama yağmur yağmaya başladı.I was thinking that I would go there by bicycle, but it began to rain.
Yağmur yağsın ya da yağmasın, oyun düzenlenecek.Whether rains or not, the game is going to be held.
Yağmurdan ıslanmamaya çalış.Try not to get wet because of the rain.
Hava karardı. Belki de yakında yağmur yağacak.It has got dark. Maybe it'll rain soon.
Yağmur yağmaya başlıyordu.It was starting to rain.
Şehirde usulca yağmur yağıyor.It rains softly on the town.
Yağmur şehrin üzerine usul usul dökülüyor.It rains softly on the city.
Yağmur şehre usul usul yağıyor.It rains softly on the city.
Sonbaharın başlarında yağmur yağar.It rains in early autumn.
Seattle çok yağışlı bir iklime sahiptir.Seattle has a very wet climate.
Rüzgar ve yağmur korkunç bir fırtına yapmak için birleşti.The wind and rain combined to make a terrible storm.
Diyetin çok fazla yağlı mıdır?Does your diet have too much fat?
Yağmur suyu sıcak bir günde buharlaşıyor.The rain water is evaporating on a hot day.
Brezilya, dünyadaki yağmur ormanlarının üçte birine sahiptir.Brazil has one-third of the world's rain forests.
Bir haftadan daha fazla bir süredir şiddetli yağışlar vardı.They've had heavy rains for over a week.
Bu yıl geçen yıldan daha fazla yağmur var.We have had more rain this year than last year.
Bu gece boyunca yağmur bekleniyor.It is expected to rain all night tonight.
Öğleyin mi yoksa daha sonra mı kar yağışı başlayacak?Will it start snowing at noon or later?
Şemsiyem beni yağmurdan korur.My umbrella protects me from the rain.
İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.Two weeks of heavy rain resulted in flooding.
Nihayet akşama doğru yağmur durdu.It finally stopped raining towards evening.
Yağmur durmadıkça, gitmem.I will not go unless it stops raining.
Yağmur yağıyor fakat o bir ceket giymiyor.It's raining, but she's not wearing a coat.
Yağmurdan sonra kaldırımlar ıslaktı.The sidewalks were wet after the rain.
Arabayı yağlar mısın?Will you lubricate the car?
Yağmur nerede?Where is the rain?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod