4. Susam yağını wokta ısıtın ve tereyağını eritin.4. Heat the sesame oil in the wok and melt the butter.
Fakat ne yazık ki, yağmur nedeniyle oyun iptal edildi.But, unfortunately, the game was called off due to rain.
Sonuç olarak yağışlı günlerde içeride top oynarız.As a result, we play ball inside on rainy days.
Bence yarın yağmur yağmayacak.I think it won't rain tomorrow.
Son zamanlarda sürekli yağmur yağıyor.It's been raining all the time recently.
Yağışlı hava, on gün boyunca sürdü.The rainy weather lasted for ten days straight.
Yağmur yağarsa, beni ara.If it rains, call me.
Yağmuru sevmiyoruz.We don't like the rain.
Kar yağıyor.It is snowing.
Sağanak şeklinde yağmur yağıyor.It's raining cats and dogs.
Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor.It's raining cats and dogs.
Yarın yağmur yağarsa, ben sadece evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll just stay at home.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağız.If it rains tomorrow, we'll stay at home.
Yarın yağmur yağarsa, ben pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go to the picnic.
O, eve varır varmaz yağmur yağdı.It rained as soon as he got home.
Yağmurdan sonra, güzel hava.After the rain, fair weather.
Muhtemelen yağmur yağacağını söyledi.He said that it would probably rain.
Kar yağmaya başladı.It's started to snow.
Şiddetli yağmurdan dolayı evden çıkamadık.We couldn't go out because of the heavy rain.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the rain.
Hava tahminlerine göre yarın kar yağacak.According to the weather forecast, it will snow tomorrow.
Soğuk bir yağmur, şehrin üzerine düştü.A cold rain fell over the city.
Yarın muhtemelen kar yağacak.Probably it will snow tomorrow.
Belki kar yağacak.Maybe it will snow.
Yağmur yağdığını anladığımda şemsiyemi aldım.When I realized it was raining, I took my umbrella.
Yoğun kar yağışı nedeniyle onlar kalkışını erteledi.They put off their departure due to the heavy snow.
Bu yıl çok yağmur vardı.There's been a lot of rain this year.
Yağmur ormanın üzerine sessizce düştü.The rain fell soundlessly upon the jungle.
Yağmur dışarıda tenis oynayabilmemizi durdurdu.The rain stopped us from being able to play tennis outside.
Geçen sene çok yağmur yağdı.It rained a lot last year.
Dört gün kar yağdı.It snowed for four days.
Dışarı çıkmayın çünkü yağmur yağıyor.Don't go out, as it's raining.
"Olduğun yerde yağmur yağıyor mu? " " Hava açık. ""Is it raining where you are?" "It's clear."
Hava tahmin raporuna göre, yarın kar yağacak.According to the weather forecast it is going to snow tomorrow.
Yağmuru sever misin?Do you like rain?
Yağmur yağdığı için dışarı çıkamadım.I couldn't go out because it was raining.
Yağmur ve karı severim.I like rain and snow.
Rüzgar ve yağmurdan dolayı, yürüyüşümüz berbat oldu.What with the wind and the rain, our walk was spoiled.
Dün akşam yağmur yağdı.It rained yesterday evening.
Kışın burada çok kara yağar mı?Does it snow a lot here in the winter?
Yağ seviyesini kontrol etmeyi düşündünüz mü?Have you thought of checking the oil level?
Hava yağışlı mı?Is it rainy?
Otobüse bindiğimde yağmur yağıyordu.It was raining when I took the bus.
Uyandığımda kar yağıyordu.It was snowing when I woke up.
Yağmur yağmak üzere.It's about to rain.
Dolu yağıyor.It's hailing.
Hava yağmurlu.It's raining.
Yağmur yağmıyorsa gidelim.Let's go if it's not raining.
Yağmurlar ürünü harap etti.The rains ruined the harvest.
Kötü hava var. Orada hava soğuk ve yağmur yağıyor.There is bad weather. There it's cold and raining.
Bu sabah otobüse bindiğimde yağmur yağıyordu.This morning it was raining when I took the bus.
Yağmur yağarsa, lütfen beni arayın.If it rains, please call me.
Umarım yarın yağmur yağar.I hope that it rains tomorrow.
Bir taksi çağırdım çünkü yağmur yağıyordu.I called a cab, because it was raining.
Yağmur nedeniyle onların gezisi ertelendi.Their trip has been cancelled due to rain.
Yarın yağmur yağacak mı?Will it rain tomorrow?
Biz yağmur nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.We had to postpone the gathering because of rain.
Bugün yağmur yağıyor.Today, it's raining.
Bir aptal gibi yağmurda yürürüm ve sen orada değilsin.I walk in the rain like an idiot and you're not there.
Yağmurdan iliklerine kadar ıslandı.He was wet to the skin from the rain.