yağı ile cümle
yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben evdeyim ancak ve ancak hava yağışlıysa( Q ↔ P {\displaystyle Q\leftrightarrow P} ).(Беше хубаво – а как иначе? – защото дъждът нежно валеше, а ние лежахме плътно един до друг до камината.)
Kar yağışı oldukça azdır.Снеговалежите са изключително редки.
Gölün su seviyesi yağışlara bağlı olarak mevsimsel olarak değişir.Количеството на водата в реката силно се мени в зависимост от сезона.
Çıkarılan yağın miktarını kaydediniz.Открити са находища на нефт.
Yükseklere çıkıldıkça kar yağışı ve miktarı fazlalaşır.С увеличаване на надморската височина се увеличават снеговалежите и продължителността на снегозадържането.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Под дъжда 7.
Az yağlı Mozzarella: Özellikle yağı alınmış peynirlerden elde edilmektedir.Сарасон (Sarasson) – бяло сирене, получено при производството на масло.
Bu yağın diğer yağlardan farkı, ışık kaynağının oluşturduğu ısıda buharlaşmamasıdır.Друг способ е избягването на консумация на месо, което на момента е извадено от източника на топлина.
Yağış yeryüzüne eşit dağılmaz.При това островът потъва неравномерно.
Yüksek alanlar çevrelerine göre bu yağış türüyle daha fazla yağış alırlar.Така корените му получават допълнително влага.
"Birleşik Krallıkta ortalama yağış." ^ Long, B. (1967).Някои особености в тембъра на кавала. – БМ., 1967, бр.
En fazla yağış İlkbahar ve Sonbahar aylarında düşer.Най-много дъждове падат пролет и есен.
Yaz musonları bol yağış bırakırlar.Мусоните през лятото предизвикват много наводнения.
Sığla yağı iyi bir antiseptiktir.Къпините са и много добър антиоксидант.
Ocak ve Şubat ayları kar ve yağmur yağışlıdır.През месеците януари и февруари снеговалежът е особено силен.
Genellikle yağışlı ve sisli olur.Обикновено има дъждовен и сух сезон.
Yağış en fazla kış ve ilkbaharda görülür.Пещерата е най-атрактивна за разглеждане през зимата и пролетта.
Yağışlar kar ve yağmur şeklindedir.Валежите са от дъжд и сняг.
Soğuklar ve şiddetli yağışlar, İngiltere'de ve İrlanda'da hasadın yok olmasına neden oldu.Ниските температури и големите валежи водят до провалена реколта във Великобритания и Ирландия.
Diğer ürünler ise toplan yağın %52'sinden fazla trans yağ içeremez.Следователно, йодоводородната киселина не може да бъде концентрирана повече от 57 % чрез изпаряване на водата.
Yıllık ortalama yağış 146,6 mm'dir.Средногодишните валежи са 146,6 mm
Dugong yüzyıllarca insanoğlu tarafından eti ve yağı için avlanmıştır.Dugong se lovi već tisućama godina zbog mesa i ulja.
Simen Dağları, Afrika'da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir.Semiensko gorje jedno od rijetkih mjesta u Africi, gdje redovito pada snijeg.
Hava yağışlı ise ben evdeyim ( P → Q {\displaystyle P\rightarrow Q} ).Izlije se crna kiša kao iz kabla.(...)
Yağış her mevsimde görülür.Kiša se može očekivati u bilo koje doba godine.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Oko 85% vode dolazi iz rijeka, 13% od padalina a 2% iz podzemlja.
Çok fazla yağış gören ormanlardır.Ima mnogo kišnih šuma.
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?U svezi s time su osobine današnjeg srednjoslovačkog narječja.
Bu dönemde yarışmacıların vücutları zeytin yağı ile de yağlanmıştır.U ovom športu muškarci se hrvaju nauljeni maslinovim uljem.
Senenin 150 günü yağışlı geçer.Grad ima oko 150 kišnih dana.
Bu nedenle dikkatli bir şekilde kullanılmalı, gaz yağı gibi mineral yağ altında saklanmalıdır.Skladišti se i prevozi u suhim zasićenim ugljikovodicima, kao što je mineralno ulje.
Nisan ayında bile kar yağışlar görülebilir.Snijeg je moguć čak i ljeti.
Güney Çin yağış şiddetinde artış bekliyor ^ Çin Meteoroloji Müdürlüğü.Na jugu Angole vlada sušna tropska klima.
Adada yıllık yağış ortalamaları 2.500 ila 3.000 mm arasındadır.Tako na sjevernoj obali godišnje padne od 2500 do 3000 milimetara.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Druga inačica govori da se proždrla.
Yıllık yağış miktarı 2000–2500 mm’dir.Prosječna količina kiše iznosi 2500 mm.
Londra ile karşılaştırıldığında ortalamada Dublin’de daha az yağışlı gün görülür.Usporedbe radi, u gradu ima manje sunčanih sati nego u Londonu.
Daha çok ılık yağışlı aylarda görülür.Dormantne su tijekom najtoplijih mjeseci.
Bununla beraber %13'e varan yaz yağışları oranı bölgede yaz kuraklığının hafiflemiş olduğunu aksettirir.Samo 13% purića izlegnutih u rano ljeto uspije preživjeti.
Fazla yağıştan zarar görmez.Nema izrazito vlažnih razdoblja.
Veriler kar yağışının azaldığını buz kaybının attığını ortaya koymaktadır.Istraživanja pokazuju da nikad nije prehladno za padanje snijega.
Ortalama yıllık yağış 100 mm'den azdır.Kiša je rijetka manje od 20 mm godišnje.
"Birleşik Krallıkta ortalama yağış." ^ Long, B. (1967)."Krkom uzvodno" (1967.)
Burası Arabistan'ın diğer bölgelerine göre daha yağışlıdır.U području obalne ravni padne više kiše nego bilo gdje u Australiji.
En fazla kar yağışı görülür.Vidio sam prvi snijeg.
Yıllık ortalama yağış miktarı 1,370 mm'dir; en fazla yağış yaz aylarında düşer.Prosječna godišnja količina oborina je 472 mm, s najviše kiše uglavnom tijekom ljeta.
Yoğun kar yağışı vardır.Bio je dubok snijeg.
Yıllık yağış yalnızca yüzde 15 ile yazları meydana gelen, 100 ila 150 mm arasındadır.Godišnja količina padalina je između 100 i 150 mm, od toga samo 15 posto u ljetnim mjesecima.
Yüksek dağların orta kısımları daha çok yağış alır.Viši planinski dijelovi imaju niže temperature.
En gelişmiş sanayileri yer fıstığı yağı işleme ve balık konserveciliğidir.Najznačajnije su djelatnosti građana proizvodnja parfema i prerada ribe.
Çisenti şeklinde yağışa neden olabilir.Moguće je umjetno izazvati kišu.
Sonbahar ve yaz ayları yağışlı geçmektedir.Kiše ima i ljeti i zimi.
Kış aylarında kar yağışı diğer bölgelere göre fazla görülmektedir.Često se čak i ljeti snijeg na mnogo mjesta zadržava.
Kar yağışı pek etkili değildir.Čisti snijeg je zasigurno jestiv.
Yıllık 1000–2000 mm kadar yağış ister.Godišnje padne između 1500 i 2000 mm kiše.
Yılda ortalama 35 gün kar yağışı olur.U prosjeku snijeg se zadržava 40 dana godišnje.
Kışın kar yağışı görülür.V zime sa môžu objaviť snehové búrky.
Kendisine Hollywood'dan teklifler yağıyordu.Vyslúžila si poctu od celého Hollywoodu.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.85 % jazernej vody pochádza z prítokov, 13 % zo zrážok nad jazerom a 2 % z podzemných prameňov.
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?Vzhľadom pripomínali dnešné nosorožce.