yağı ile cümle
yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben evde isem hava yağışlı( Q → P {\displaystyle Q\rightarrow P} ).국소화 R m {\displaystyle R_{\mathfrak {m}}} 은 체이다.
Fazla yağıştan zarar görmez.하지만 이 비는 별로 영향을 주지 못하였다.
Bir sene içerisinde yağışlı gün sayısı 140 gündür.안개가 끼는 날은 1년 중 40일이다.
Alt kısımlarında maki türleri hakimdir.Yıllık yağış miktarı 800mm.이들 지역의 강수량은 매년 100-800mm로 낮은 편이다.
Nemli bölgeler, her yıl terleme-buharlaşma miktarından daha çok yağış alır.수축지수가 큰 흙일수록 흙의 팽창성이 크다.
2017 yılının ilk günlerindeki yoğun kar yağışı nedeniyle stadyumun çatısının bir kısmı çökmüştür .2017년에는 1호 태풍 무이파를 시작으로 27개의 태풍이 발생하였다.
Her yönde olduğu gibi yağışlarda da büyük farklılıklar göze çarpar.기후 역시 지역마다 큰 차이를 보인다.
Sıcak ve az yağışlı bölgelerde su aşınımı az olur.다른 지방의 경우 따뜻하고 비가 그리 많이 오지 않는다.
Brassica juncea türünden hardal yağı elde edilebilir.방울다다기는 브라시카 올레라케아의 재배품종이다.
Ben evdeyim ancak ve ancak hava yağışlıysa( Q ↔ P {\displaystyle Q\leftrightarrow P} ).이 경우 오늘의 날씨가 맑고(Sunny) 내일 비가 온다면(Rainy) 모레 이후로는 맑은 날씨가 나타날 수 없게 된다.
Yağışların çoğu kış mevsimindedir.대부분 알로 겨울을 난다.
Bol yağış alan ve ılıman iklimi olan bir bölgedir.이 영역에는 산소 및 (탄소와 관련 있는) 질소 물질이 풍부하다.
Yağışlar genellikle haziran ve eylül ayları arasında görülür.대부분의 비는 7월과 9월 사이에 내린다.
Çıkarılan yağın miktarını kaydediniz.이에 대한 여파로 기름이 유출된 것으로 보인다.
Bölge, yaz aylarında ise neredeyse hiç yağış almamaktadır.앞으로 수 년 후에는 강물이 거의 흐르지 않게 될 것이라고 여겨지고 있다.
Bir taksi çağırdım çünkü yağmur yağıyordu.비가 내려서 택시를 탔습니다.
Yağmur yağışı durdu.비가 그쳤다.
Ayrıca ilçede dolu yağışları da görülmektedir.ניתן לראות גם טביעות של טיפות גשם.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”למשל "אם יורד גשם אנחנו נרטבים".
Lorenzo'nun Yağı 1992 yapımı dram filmi olup, George Miller tarafından yönetilmiştir.השֶׁמֶן של לורנצו (באנגלית: Lorenzo's Oil) הוא סרט דרמה משנת 1992, בבימויו של ג'ורג' מילר.
Buna göre kış en yağışlı mevsimdir.החורף היא עונת הגשם העיקרית.
Aylık 25–45 mm düşen yağış tüm yıl içinde dağılım gösterir.פחות מ-25 מ"מ של גשם יורדים בו בכל שנה.
Sofia hareme girerek hem Yağı-Sayan hem de Oronte'nin öldürüldüğü bildirir.סופיה נכנסת במרוצה ואומרת כי אצ'אנו ואורונטה נהרגו.
Ben evde isem hava yağışlı( Q → P {\displaystyle Q\rightarrow P} ).כָּל אֵלֶּה בְּנֵי יָקְטָן" (שם פסוקים כ"ה-כ"ט).
Bu ulusal park kurak bir bölgede bulunmaktadır ve bölge yıl içinde oldukça düşük yağış almaktadır.הפארק שוכן באזור צחיח ומקבל מעט מאוד משקעים במהלך מרבית השנה.
Irmaklardaki suyun temel kaynağı yağışlardır.מקור המים העיקרי לנהר הוא שלג.
Bu yağışın çoğu yaz aylarında olur ve yağmur biçimindedir.רוב מהתיירות מתרחש בקיץ ובחודשים שבהם מזג־האוויר לא גשום.
Yağışlar çok azdır.בשאר חלקיו גשמים מועטים.
Yoğun kar yağışı alana bölgede saz damın en az 40 derecelik eğime sahip olması gerekli görülmektedir.כדי שטיפות בקירור על יתעבו סביב פתיתי שלג צריך שהטמפרטורה באטמוספירה תהיה בין מינוס 40 למינוס 42 מעלות צלזיוס.
Kentucky'de etkili olan yağış sele neden olmuştur.השיטפון נגרם על ידי גשמים עזים שירדו בירדן.
Viyana sokaklarındaki aydınlatma için önerisi lambalar için yanan kolza yağı kullanılmasıydı.הצעתו שרחובות וינה יוארו במנורות השורפות שמן לפתית יושמה.
Kar yağış sınırının en yüksek olduğu alan subtropikal çöl alanlarıdır.חומת קרח מיתולוגית גבוהה ביותר המצויה בשטח רכס הקרח.
Bölge sık aralıklarla yağış alır.הכביש היה נסגר לעיתים בגלל גשמים.
Kışları genellikle yağışlıdır.החורף יבש בדרך כלל.
Kışları ise çok sert geçmemekle beraber soğuk ve yağışlıdır.הבעיה לא הייתה החורף, אלא גשם כבד ובלתי פוסק.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.בערך 85% מהמים הנכנסים לימה מגיעים דרך יובלים ופלגים, 13% מגיעים ממשקעים, ו-2% מגיעים ממי התהום.
Ayçiçeği yağı üretimi Trakya (% 75), Tekirdağ(% 35), Edirne (% 22) yapılmaktadır.עיקר ההאזנה לספרים מתקיימת בבית (57%), בכלי הרכב (32%).
Bu alana her mevsimde yağış düşer.גשמים יורדים באזור במשך כל השנה.
"Birleşik Krallıkta ortalama yağış." ^ Long, B. (1967).גזית ירושלים, כרך כ"ה, 1967.
Çok az yağış alır.ולמיעוט גשמים.
Etin yağını ayırın.דלל את השומן מן הבשר.
1977 - Miami-Florida'da kar yağışı: Florida'nın tarihinde ilk kez gerçekleşti.1977 г. – В Маями, щата Флорида, пада сняг за първи път в известната история на града.
20. yüzyıl boyunca, çeşitli sabun örneklerinin insan vücut yağından yapıldığı iddia edilmiştir.През 20 век има няколко случая, в които се твърди, че сапун е бил произвеждан от човешка мастна тъкан.
Tazesi ve preslenmiş şeklinin her ikisi de değerli yağı için yenir.Там обитават едновременно скъперниците и прахосниците – двата порока, които носи прекомерното богатство.
Ayçiçek yağı neredeyse kokusuzdur.Самият корен на хряна почти няма аромат.
Yıllık yağış miktarı vadilerde 300 mm, dağlarda 600–700 mm’dir.Годишното количество на валежите се колебае от 300 mm в котловините до 600 – 700 mm в планините.
İlkbahar ve sonbahar sıcak, kış ise yıllık ortalama 39 cm kar yağışı ile serindir.Пролетта и есента са топли, докато зимата е хладна, със среден годишен снеговалеж от 37 cm.
Akımıyla yeraltı (45%), kar (35%) ve yağış (20%) sularından oluşur.Подхранването им е смесено: снежно (40%), дъждовно (35%).
Vadinin alçak kısımları, güneydeki yüksek kısımlarına göre daha az yağış alır.По-ниската част на долината получава по-малко валежи, отколкото по-високите части на юг.
Ortalama yağış şubat ve nisan aylarında 54 milimetre ile temmuz ayında 78 mm arasında değişiklik gösterir.Средните валежи варират от 54 mm през февруари или април и 78 mm през юли.
En yağışlı ve en kurak iki ay arasındaki fark ise sadece 23 mm.dir.Разликата между най-сухият и най-влажен месец е на 230 мм.
Hardal yağı (preslenmiş) - Hindistan'da pişirme yağı olarak kullanılır.Маслото им често се използва като олио в Индия.
Yağışlar genellikle yağmur şeklindedir.Валежите са най-често от дъжд.
En fazla yağış yaz aylarında görülür.Повечето от дъжда пада през лятото.
Yoğun kar yağışı vardır.Валят обилни снегове.
Yazları yağışlıdır.Есен – дъждовна.
Don yağı sabun'un en önemli ham maddesidir.Езерото Дон Жуан е най-соленото на Земята.
Yağışlar az ve kısa sürelidir.След това заваля и дъжд но много-кратко.
Harekât boyunca ince ince kar yağışı, aralıklarla da olsa hemen hemen her gün oldu.Снеговалежите са спорадични, но почти всяка година.
Konvansiyonel yağışlara rastlanabilinir.Възможни са дълготрайни проливни дъждове.