yağı ile cümle

yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu son 30 yıl içerisinde en şiddetli kar yağışıdır.Aceasta este cea mai mare cădere de zăpadă din ultimii 30 de ani.
Şiddetli yağış dışarı çıkmamızı engelledi.Precipitaţiile puternice ne-au împiedicat să mergem afară.
O neden kirpiklerine zeytin yağı sürer?De ce își aplică ulei de măsline pe gene?
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.Afară plouă abundent.
Bu eylül ayı çok yağışlıydı.Luna asta de septembrie a fost foarte ploioasă.
Sonuç olarak, bu kakao yağı beyaz çikolatada tek kakao bileşenidir.A fehér csokoládéban ez az egyetlen kakaókomponens.
Stirling motorunda yağlama yağı ömrü içten yanmalı motorlara göre daha uzundur.A Stirling-motor kenésére használt olaj élettartama hosszabb, mint a belső égésű motoroké.
Sebebi bölgedeki aşırı yağışlardı.A térségben rendkívül heves esőzések voltak.
Yağışlı havaları hiç sevmez.A nedvesebb időjárást nem kedveli.
4 Mart'ta oynanması gereken maç kar yağışı yüzünden tatil edildi.Március 5-én havazás miatt elhalasztott mérkőzés.
Yağışlar genellikle orografik yağışlardır.Az eső többnyire felhőszakadás-szerű.
İlçemize en çok kar yağışı 1985 yılında 146 cm. yağmıştır.1985-ben esett a legtöbb hó, 41 cm.
Yağışlar yıl boyunca düzenlidir.Az esőzések gyakoriak egész évben.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.A szelek általánosan délnyugatról érkeznek.
"Dünya liderlerinden taziye mesajı yağıyor".De egy világ körvonalai kirajzolódnak.”
Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır.A hegyen az év majdnem minden napján esik az eső.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Például: „Ha tél van, akkor esik a hó.”
Kar yağışlıdır.Kint havazik.
Bazen bu yağışlar çiftçilere çok zarar verir.Az esős időszakokban a gyakori áradások okoztak hatalmas károkat a gazdálkodóknak.
Gaz lambası, yakıt olarak gaz yağı kullanan bir aydınlatma aracıdır.A petróleumlámpa a világításra használt eszközök petróleummal működő fajtája.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Mivel elered az eső visszamenekülnek az üzletbe.
Yağışlar gayet nadirdir ve yılda bir veya iki defa kuzey yarı-kürenin kış mevsiminde yağmur yağmaktadır.Hó csak ritkán esik, egy-két alkalommal a tél folyamán.
Şehre iki ayda düşmesi gereken yağış, 48 saatte yağdı.Maglaj városában 48 órán belül kéthavi csapadékösszegnek megfelelő mennyiségű eső hullott le.
Şehire yıl içinde toplam 1222 mm yağış düşmektedir.A városban 1242 mm csapadék hullik évente.
Avrupa'da yagıgın bir türdür.Európában biztos állományú faj.
Ada üzerine volkanik kül yağışı oldu.A sziget belsejében vulkanikus barlangok találhatóak.
İçerilere doğru gidildikçe yağış artar.Ha esik, itthon maradunk.
Özellikle Bergen yağış açısından en zengin bölgelerdendir.Görögország egyik hegyekkel leginkább borított régiója.
Mayıs - Eylül arası dönem pek yağış görülmez ve oldukça kurak geçer.Május és szeptember között egyáltalán nem vagy csak alig esik az eső.
Şiddetli kar yağışının altında ölü bedenler sokaklara yığılıyordu.A sűrű pelyhekben hulló hó beborítja a város utcáit.
Kar yağışlıdır ve çok soğuk olur.Meleg van, és sűrűn hull a hó.
Yılda aldığı yağış miktarı 2000 - 2200 milimetre olup kışlar genelde karlı, yazlar ılık geçer.Az átlagos éves csapadékmennyiség 2000–2200 mm között van, a tél időnként havas, a nyár meleg.
Park alanında yağış kar şeklinde olmaktadır ve yılın her döneminde kar yağışı olması mümkündür.A havazás ritka, de az év bármely szakában előfordulhat.
En fazla yağış yaz aylarında görülür.A legtöbb eső a nyári hónapokban hullik.
Ancak bütün yıl yağışlı ve serindir.Az időjárás egész évben felhős és szeles.
Yıllık yağış miktarı ise 350 mm dolayındadır.A csapadék évi mennyisége 350 mm.
Yağışlar çok fazladır.Sokat esik az eső.
Hava yağışlı ise ben evdeyim ( P → Q {\displaystyle P\rightarrow Q} ).Origo: Mintha befelé esett volna az eső, úgy sírtam (magyar nyelven). lap
İklim Afyon genelinde oldukça sert ve orta derecede yağışlıdır (466 mm).Éghajlata mérsékelten meleg és az országhoz képest csapadékosabb (636 mm).
"Birleşik Krallıkta ortalama yağış." ^ Long, B. (1967).Az Én tintás esztergapadom c. kötetben, 1967.
Güney Çin yağış şiddetinde artış bekliyor ^ Çin Meteoroloji Müdürlüğü.Területe a nedves kontinentális éghajlati övbe esik.
Keşke yağmur yağışı dursa.Jó lenne, ha elállna az eső.
Kendisine Hollywood'dan teklifler yağıyordu.Hän sai tarjouksen myös Hollywoodista.
Adaların iklimi subtropikal olup yoğun yağış alır ve her yıl tayfunlar görülür.Saarten ilmasto on subtrooppinen, ja taifuuneja esiintyy vuosittain.
Yıllık ortalama yağışlı gün sayısı; 172'dir.Sadepäiviä on keskimäärin joka toinen, 171 vuodessa.
Yazları yağışlıdır.Syksyt ovat sateisia.
Ayçiçek yağı neredeyse kokusuzdur.Sikoangervo on lähes tuoksuton.
Sıcak ve az yağışlıdır.On lämmintä ja sataa vähän.
En fazla yağış aldığı mevsim sonbahardır.Suurinta sateen kertymä on syksyllä.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Jos ne eivät sula ennen maahan saapumistaan, sataa lunta.
Yağışın zamanı da öngörülememektedir.Jäätävän sateen ennustaminen on hankalaa.
Daha çok ılık yağışlı aylarda görülür.Ne lisääntyvät lämpiminä kuukausina.
Fazla yağış aldığında rengi koyu yeşile kaçar.Sateiden aikana veden ruskea väri voimistuu.
Fakat yağış eksikliği ve ters arazi koşullarına rağmen tarım gelişmiştir.Taloudellisista vaikeuksista ja maanjakojärjestelmän romahtamisesta huolimatta vauraus kasvoi.
Aralık'tan Mart'a kadar kar yağışı görülür.Maassa on lumipeite joulukuusta maaliskuulle.
Yağış ortalamaları oldukça yüksektir.Sademäärä on melko alhainen.
Mevsimler kabaca kuru ve yağışlı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.Vuodenajat jakautuvat kuiva- ja sadekauteen.
4 Kasım - İzmir'de son 60 yılın en fazla yağışı düştü.30. marraskuuta – Talvisodan syttymisestä tuli kuluneeksi 60 vuotta.
En çok yağış kışın ve ilkbaharda olur.Eniten sadetta tulee talvisin ja keväisin.
Ayrıca preslenerek kakao ve kakao yağı elde edilir.Myyntiä varten kasvatetaan kahvia ja kaakaota.

İlgili Sayfalar