yağı ile cümle

yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yağışların çoğu kış mevsimindedir.Většina pozorování je zimních.
Yağışlar son derece az ve kar şeklindedir.Nebylo příliš temno a sněžilo.
Ekimden Nisana kadar süren kış içinde ise yağışlar çok kere kar olarak düşmektedir.Sníh padá od listopadu do začátku března a v zimě je sněžení stejně časté jako déšť.
İskender etinin yağı daha az olur.Česko snižuje závislost na ruské ropě.
2001 yılı çalışmalarında ani sağanak yağışa mağara içinde yakalanan ekipten Mehmet Ali Özel vefat etmiştir.Při povodni v roce 2001 zemřel v jeskyni Mehmet Ali Özel.
Kıyılarda yağış daha fazladır.Na severním pobřeží často prší.
Ohio'da yoğun yağıştan dolayı iki kişi yaşamını yitirmiştir.Silné deště zabily v jižním Mexiku další 2 lidi.
Ben evdeyim ancak ve ancak hava yağışlıysa( Q ↔ P {\displaystyle Q\leftrightarrow P} ).Ve hře se střídá den a noc a mění se počasí (prší nebo svítí slunce).
Irmaklardaki suyun temel kaynağı yağışlardır.Zdrojem vody jsou dešťové srážky.
Beldenin bölgesinde tüm mevsimlerde yağış görülmektedir, iklimi (subtropikal) yağışlı iklimdir.Klima v obou oblastech podléhá navíc sezónním výkyvům (období dešťů, období sucha).
Güney Çin'deki etkili yağış sürüyor. ^ Xinhua.Tropický ostrov Chajnan je čínskou Havají . ihned.cz .
Yüksek kesimlerinde, kış mevsiminde biraz daha fazla kar yağışı olmaktadır.Při takových povětrnostních poměrech je také množství sněhu v zimě spíše menší.
Kar yağışı yıllık ortalama 196 cm’yi bulur.Ročně napadne průměrně 167 cm sněhu.
Yazlar çok fazla sıcak olmamakla birlikte genelde aralıklı olarak yağışlı geçer.Velmi často tam ne příliš hustě, ale vytrvale prší.
Yağışlar akarsuyun debisinde önemlidir, düzensiz rejime sahiptir.Zdroj vody je dešťový a režim nepravidelný.
Yazları sıcak geçer ve nadiren yağış alır.Jen málo dnů je oblačných a málokdy přinesou déšť.
Kışlar sert yağışlı ve soğuk gecer nisan ayina kadar ayaz olayları gorulur.V červnu deštivo a chladno způsobí rok neúrodný snadno.
Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır.Na západě pršelo skoro každý den.
En fazla kar yağışı görülür.Nejčastěji se objevuje na sněhu.
En son yağış 2006 yılında kaydedilmiştir.Poslední erupce byla zaznamenána v roce 2006.
Sadece yağışlı dönemlerde akar.Je aktivní ovšem pouze v období dešťů.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”P → Q : Jestliže prší, je mokro.
Simen Dağları, Afrika'da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir.Jde o jedno z mála míst v Africe, kde pravidelně sněží.
Karnı aç, yiyecek bir şeyi yok ve dışarıda yağmur yağıyor.Za potravou vylézá po ochlazení nebo po dešti.
Göl yağışlar, yeraltı suları ve küçük dereler ile beslenir.Tok v jeskyni vytváří podzemní jezera a malé vodopády.
İlkbaharda yağış miktarı biraz daha artmaktadır.Vodní stav se mírně zvyšuje na jaře.
İklim yağışın fazla olması ve yağışlı dönemin uzun sürmesi ile etkili olur.Jak dlouho potrvá, jak dlouho trvat bude, než na kraj spadne hustý déšť?..."
Kuzey yamaçlar daha fazla yağış alır.Velký Grunov se bojí dalších dešťů.
Kar yağışı ise Lizbon'da çok nadir görünen bir yağış şeklidir.Sníh je v Irsku velmi neobvyklý.
Bu arada ceviz ince biçimde çekilir ve yağını çıkarmak için elle sıkılır.İmam bayıldı se připravuje tak, že se lilek nařízne a nasolí, aby pustil hořkou šťávu.
Emir Yağı-Siyan ve idaresi Hıristiyan dinde olan halka gayet müsamahalı davranmıştı.Byl velmi pokorný a oplýval křesťanskou láskou.
En kurak ayda bile yağışlar devam eder.Také v nejsušším měsíci jsou běžné deště.
Sonbaharda yağışlar daha fazladır.Na podzim dochází k dešťovým povodním.
En yağışlı ve en kurak iki ay arasındaki fark ise sadece 23 mm.dir.Rozdíl mezi nejsušším a nejdeštivějším měsícem činil 52 mm srážek.
Yediği her şeye zeytin yağı döker, kalanını üstüne başına sürerdi.Ty mu každé jídlo sežraly a co zbylo, pokálely.
Eskisi kadar çok kar yağışı olmamaktadır.Přesto však pro zimní soutěž nebylo dostatek sněhu.
Kar yağışlıdır.Zăpada neagră.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Rafală de ploaie 7.
Köppen iklim sınıflandırmasına göre, Dakka tropik yağışlı ve kuru bir iklime sahiptir.Conform clasificării climatice Köppen, orașul are un climat tropical ud și uscat.
Yörede kıymalısı da yapılsa da, genellikle kuyruk yağı kullanılarak yapılır.Periodic se controlează nivelul și la nevoie, se completează peierderile cu același tip de ulei.
Yağışlar az ve kısa sürelidir.Vara ploile sunt în aversă și de scurtă durată.
Bir tankın ana silahındaki donmuş yağı bıçakla temizlemek gerekiyordu.Pentru a încărca tunurile, unsoarea înghețată de pe obuze trebuia curățată cu un cuțit.
Antalya yıllık 1224,2 kg/m2 yağış düşmektedir.Orașul primește 1,242.6 mm de precipitații pe an.
Kar yağışı pek etkili değildir.Stratul de zăpadă este instabil.
Bu sahalara düşen yıllık toplam yağış miktarı çok farklıdır.În această zonă, cantitatea anuală de precipitații variază considerabil.
Kıyılar az yağış alırken dağlık alanlar fazla yağış alır.Coasta primește mai puțină ploaie, în timp ce munții primesc mai multă.
Yağışların çoğu yağmur şeklindedir.Majoritatea ploilor cad sub formă de furtuni de vară.
En kurak mevsim yaz, en yağışlı mevsim ise kıştır.Cel mai secetos anotimp este vara și cel mai ploios este toamna.
Güney Çin yağış şiddetinde artış bekliyor ^ Çin Meteoroloji Müdürlüğü.În domeniul Šiprage guvernului continental moderat clima.
Kışın kar çok nadir yağıyor ve yağdığı takdirde de hemen eriyor.Zăpada este rară, chiar și în timpul iernii și se topește repede.
Köyün adı köyde eskiden üretilen Bezir Yağından gelmektedir.Își trage numele de la satul în care a fost produs prima dată.
Bir silikon yağı olan dimetikon düşük yan etki riski nedeniyle sıklıkla tercih edilir.Dimeticona, un ulei siliconic, este adesea preferat datorită efectelor sale secundare scăzute.
Yıllık yağış miktarı 1000–1200 mm’dir.Cantitatea medie anuală de precipitații este de 1000–1200 mm.
Son yıllarda yağışların azalması nedeniyle su sıkıntısı çekilmektedir.Consumul de căldură a scăzut în ultimii ani datorită diminuării consumului industrial.
Malzemeleri pişirmek içni genellikle soya yağı kullanılır.Uleiul de soia este de obicei folosit pentru a găti ingredientele.
Ben evde isem hava yağışlı( Q → P {\displaystyle Q\rightarrow P} ).În esență, ¬ ( p ∨ q ) {\displaystyle \neg (p\lor q)} .
Gölün su seviyesi yağışlara bağlı olarak mevsimsel olarak değişir.Suprafața lacului variază în funcție de precipitațiile de sezon.
Bitki yağışların düştüğü kuru dönemin sonunca çiçek açıp, yağmurlu dönemin ortasında meyve verir.Arbustul înflorește la sfârșitul sezonului uscat, iar fructele se coc în toiul sezonului ploios.
Yaz mevsiminde çok sıcak olan bu bölge kış aylarında ılıman ve bol yağışlı olur.Cima în această regiune este fierbinte și umedă în timpul verii.
Genellikle badem yağı üretiminde kullanılır.Este în general folosit în producerea aluminiului.

İlgili Sayfalar