yağı ile cümle
yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yağını yapıp, yakarlar, geceleri aydınlatırlar.Medlet sköljes och blöttlägges över natten.
En çok yağış alan ay ise ocaktır.Det regnar mer än (det gjorde) igår.
Yağışın zamanı da öngörülememektedir.Det kan vara svårt att förutse regnperioder.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Åt höger.", "För det blev regn.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Till race 2 hade det slutat regna.
Aynı zamanda "Burma Yağı" veya "Burma Nefti" diye de bilinen "Rangoon katran"ı gerçekte petroldür."Rangoontjära", som även är känt under namnet "Burmaolja" eller "Burmanafta", är egentligen petroleum.
Kar yağışı çok nadiren görülür veya hiç görülmez.Luktsinnet kommer då sällan eller aldrig tillbaka.
Kar yağışlıdır.Det snöar.
Türkiye'nin en az yağış alan bölgesidir.Området är Turkiets minst regniga område.
Gaz lambası, yakıt olarak gaz yağı kullanan bir aydınlatma aracıdır.Gaslykta är en lykta med gas som bränsle.
Dolu, bir yağış türü.Io är en åsk- och regngud.
Tohumlamadan 15 dakika ile 1 saat içinde yağış alınabilir.Man kan då återställa svår järnbrist inom 15 minuter.
(Mars'ta Kar Yağıyor mu?) adlı single'ını yayınlamıştır.Den fick ett nytt namn i Ice.
Şehire yıl içinde toplam 1222 mm yağış düşmektedir.Under ett år faller 11 872 millimeter regn här.
Geçmişte 14 yıl boyunca yağış almadığı olmuştur.2001 hade det inte regnat på sex år.
Kıyılarda yağış daha fazladır.Det regnar mest vid östkusten.
Fazla yağıştan zarar görmez.Den bör inte utsättas för mycket regn.
9 ay boyunca güneydoğu rüzgârları ve orta derecede yağış hâkimdir.Klimatet är varmt med sydostliga vindar under nio månader om året.
Genellikle badem yağı üretiminde kullanılır.Vanligen används jäst utvecklade för veteöl.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Omkring 85 % av vattnet kommer från tillflödeskanalerna, 13 % från nederbörd och 2 % från grundvatten.
Aralık'tan Mart'a kadar kar yağışı görülür.De flesta snöfallen inträffar från december till mars.
Harekât boyunca ince ince kar yağışı, aralıklarla da olsa hemen hemen her gün oldu.Under hela dagen förekom småstrider ute på isen, och vid bråtarna.
Ortalama her ayın 20 günü yağışlı geçmektedir.Det regnar bara ungefär vart tjugonde år.
Bu yağış türü genellikle stratus ve stratokümülüs bulutlarından yağar.De faller vanligen från moln av typen stratocumulus eller stratus.
Yıllık ortalama yağış miktarı 1,370 mm'dir; en fazla yağış yaz aylarında düşer.Den genomsnittliga nederbörden är 1 380 mm per år, av vilket det mesta faller på sommaren.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Många lankeser dricker åtminstone tre koppar om dagen.
Bu arada yağış yeniden başlamıştı, fakat pistin sonunda yer alan Kaşık Virajı dışındaki bölümler hala kuruydu.Järnbruket var då nedlagt, men den finbladiga vattensåg i Sävar som ingick i verksamheten var ännu i drift.
Bu sebeple keten yağı taze olarak tüketilmelidir.Oljenivån bör därför kontrolleras med jämna mellanrum.
Yağısıyan diğer Müslümanlardan destek istemek zorunda kaldı.Landet ger generösa bistånd åt andra muslimska länder.
Disiklopentadien büyük miktarda NAFTA ve gaz yağının etilene buharla ayrıştırılmasından elde edilir.Elproduktion genom olje- och kolkondensverk undviks.
Arada kar yağışı görülmektedir.Vid enstaka tillfällen kan snöfall förekomma.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.Floden flödar i allmänhet sydväst.
Tohumundan elde edilen yağı gamma linolenik asit kaynağıdır.Fettsyran som DHA vanligtvis bildas från är den essentiella fettsyran linolensyra.
Sungurlu asfaltı ile arasındaki yolun ocak –şubat aylarında kar yağışından dolayı buzlanma meydana gelir.Februari - Vasaloppet ställs in på grund av snöbrist .
Ortalama yıllık yağış 30 mm altında olan bölgeler Çöl sayılır aynı zamanda kurak'tır.Med en årsnederbörd under 30 mm är öknen extremt torr.
Bu maç ise yoğun kar yağışı nedeniyle 30.dakikada tatil edilmiştir.Träningsmatchen mot IK Frej bröts efter 50 minuter på grund av för mycket snö.
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.Om det är falskt att det regnar så regnar det inte, och omvänt, och så vidare.
Yıllık ortalama yağış miktarı genelde 500-1.000 mm arasında değişir.Nederbörden i regionen varierar vanligtvis mellan 1500-2000mm/år.
Yıllık yağış ortalaması 400 mm civarındadır.Regnmängden är runt 400 mm per år.
Ayrıca fabrikada fındık yağı da üretilmektedir.Dessutom tillverkades sprit i anläggningen.
Yağışlar çok fazladır.(Det regnar ganska mycket.)
Yağışa bağlı düzensiz debilerle akan dereler yaz aylarında etkisini yitirir.Isbränna skadar nyttoväxter som normalt ska leva från sommar till sommar.
Kar yağışlıdır ve çok soğuk olur.Det regnar och är kallt.
Yıllık 1000-1800mm yağış alan dağ, birçok küçük akarsuyun kaynağıdır.Nederbörden, som varierar från 800 till 1000 millimeter per år, beror på monsunvindarna.
Yıllık ortalama yağış miktarı 641 mm'dir.Genomsnittlig årsnederbörd är 641 millimeter.
Yıllık ortalama 100 gün yağış görülür.Varje år kommer cirka 100 millimeter regn.
Yağış kesildi.Det har slutat regna.
Özge Yağız (26 Eylül 1997, İstanbul), Türk dizi oyuncusu.Özge Yagiz (turkiska: Özge Yağız), född 26 september 1997 i Istanbul i Turkiet, är en turkisk skådespelerska.
Nur Dağları yağış ve sıcaklık durumunu etkilemektedir.Та горами Ріг та Щовб.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Тибетці випивають до сорока чашок чаю в день.
Kendisine Hollywood'dan teklifler yağıyordu.Після цього йому надходили пропозиції від голлівудських студій.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.Вітри зазвичай дують на північний захід.
Sebebi bölgedeki aşırı yağışlardı.Внаслідок цього в регіоні випав надзвичайно проливний дощ.
Bu yüzden kar yağışı almıyordu.Крім того, там не було снігу.
Yıllık ortalama yağış olan 1854 milimetrenin neredeyse %80'i mayıs ile eylül ayları arasında düşer.Майже 80 % від середньорічних опадів, що становить 1854 мм, випадають в період між травнем і вереснем.
Yağışlar kar ve yağmur şeklindedir.Опади випадають у вигляді дощу і снігу.
Hava yağışlı ise ben evdeyim ( P → Q {\displaystyle P\rightarrow Q} ).Краплі дощу на розпечених скелях (фр.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Коли всі мокреці залишають місто, дощ припиняється.
Avrupa'da yagıgın bir türdür.Вид мешкав у пліоцені у Європі.
Yağışlar çok sık değildir ve genellikle ilkbaharın geç aylarında görülmektedir.Грози бувають рідко і зазвичай трапляються влітку.