yağı ile cümle

yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Portakal yağı - limon yağı gibi aroma olarak kullanılır.Odore pungente simile all'olio di arancia.
Ama yıl boyunca devamlı ama çok siddetli olmayan yağışlar görülür.Durante l'anno le piogge sono frequenti ma poco intense.
Don yağı ayrıca mum üretiminde de kullanılır.La farina di farro è utilizzata anche nell'industria dolciaria.
Yağışlar yağmur ve dolu şeklindedir.Odia la pioggia e l'acqua in generale.
1977 - Miami-Florida'da kar yağışı: Florida'nın tarihinde ilk kez gerçekleşti.19 gennaio – Miami, Florida: per la prima e finora unica volta nella storia della città avviene una nevicata.
En kurak ay Ekim'dir ve en çok yağış Haziran'da kaydetilmiştir.Il mese più asciutto è febbraio, la maggior parte delle precipitazioni si registrano nel mese di luglio.
Yıllık yağış oranı eskiye oranla her yıl azalan bir grafik çizmektedir.Produce circa un'immagine all'anno curandone ogni minimo dettaglio.
Bu maç ise yoğun kar yağışı nedeniyle 30.dakikada tatil edilmiştir.In ritardo di 30 minuti a causa della pioggia.
Çöl, yıllık 250 mm'den az yağış alan bölgeler için kullanılan bir tabirdir.I deserti invece sono definiti come quelle zone che ricevono meno di 250 mm di pioggia all'anno.
Bu sebeple keten yağı taze olarak tüketilmelidir.Pertanto, il vecchio preservativo deve essere correttamente smaltito.
Kışın kar yağışı görülür.Durante l'inverno sono possibili le nevicate.
Kıyılmış kuzu eti zar şeklinde kesilmiş domates ve sebze yağı ile karıştırılır.La carne macinata di agnello è mescolata con pezzetti di pomodoro e condite con olio vegetale.
Kış ve ilkbahar mevsimleri genellikle yağışlıdır.Le primavere e gli autunni sono generalmente piovosi.
Çıkarılan yağın miktarını kaydediniz.Sono stati scoperti dei giacimenti di petrolio.
Yağışlar çok azdır.Le precipitazioni sono scarse.
Yıllık ortalama yağış miktarı ise 808 milimetredir.La media annuale di piovosità è di 808mm.
Kışları genellikle yağışlıdır.Generalmente è invernale.
Kar yağışı yıllık ortalama 196 cm’yi bulur.Le nevicate assommano a 114 cm annui.
Ancak düșük rakımlı düzlüklerde hava ılımanlaşır ve yoğun yağış ve sis görülmeye başlar.Disgraziatamente al terzo bivacco il tempo peggiora ed il vento e la neve fanno la loro apparizione.
Sebzeler yağış durumuna göre yüksek ormanlardan alçak bölgelere doğru değişir.Nello Sri Lanka sembra colonizzare le foreste secche delle quote più basse.
Kuzey yamaçlar daha fazla yağış alır.Le regioni settentrionali generalmente godono di maggiori precipitazioni piovose.
Kar yağışı oldukça azdır.Le precipitazioni sono alquanto scarse.
Yaklaşık 400 mm yağış almaktadır.Le precipitazioni si aggirano sui 400 mm.
Hawaii'de yağışlar boldur.Ve ne zaman yağış alacağı tahmin edilememektedir.In caso di pioggia non è raro vederseli entrare in casa.
Minareyi yağıştan koruyan koni biçimindeki kısımdır.Questo probabilmente per proteggere il polline dalla pioggia.
Mevsimlere göre nem, ısı ve yağış değişikliği oldukça azdır.Le variazioni stagionali delle precipitazioni e della temperatura sono poco rilevanti.
Kar yağışları azdır.La neve è scarsa.
Özellikler Orta kuşak karalarının batı kıyılarına bol yağış bırakırlar.La quantità delle precipitazioni aumenta dalla costa occidentale verso l'interno.
Hopa'nın iklimi ılık ve yağışlıdır.Il clima di Biasca è caldo e temperato.
Yağışlar yılın her ayında yeterlidir.Le precipitazioni sono abbondanti durante tutti i mesi dell'anno.
Kar yağıyor.Идёт снег.
Yağmur yağıyor.Идёт дождь.
Kar yağışı başladı.Пошёл снег.
Yağış bekleniyor.Ожидается дождь.
Boston'da kar yağıyor.В Бостоне идёт снег.
Kar yağıyor, iki gündür.Второй день идёт снег.
Yağış dindi.Осадки прекратились.
Nur Dağları yağış ve sıcaklık durumunu etkilemektedir.Воистину, горы и ветер, Соединяясь, рождают бурю.
Kış aylarından yağışlar kar olarak da düşmektedir.В зимние месяцы часты дожди.
Hava yağışlı veya ben evdeyim ( P ∨ Q {\displaystyle P\lor Q} ).Глагол haber употребляется в прямом значении (иметь): He tiempo вместо Tengo tiempo.
Bu etkiden dolayı yaz aylarında yağışlar çok azdır.Быстрая оттепель — будет мало и дождей летом.
Onun yağı kendisine bir ateş dokunmasa da hemen ışık verir ki nur üstüne nurdur.Не получает никакого урона от любых источников огня, а также пополняет уровень рассудка, находясь возле огня.
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?В ней ли отражение мужественной души сегодняшнего дня?
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Весной почки нижних ветвей, нагреваясь от почвы, трогаются в рост вскоре после снеготаяния.
Kendisine Hollywood'dan teklifler yağıyordu.После конкурса получала предложения из Голливуда.
Simen Dağları, Afrika'da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir.Из-за высотности, Сыменские горы — одно из немногих мест в Африке, где снег выпадает регулярно.
En fazla yağış Ekim ayında düşer (273 mm,).Наибольшее количество осадков выпадает в августе (273 мм).
Hava yağışlı ise ben evdeyim ( P → Q {\displaystyle P\rightarrow Q} ).Когда дождь и ветер стучат в окно (р/п.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Пример: «Если дождь пойдет, то почва будет мокрая».
Yağmur ve kar yağışının dışında, bazen dolu da yağar.Помимо дождя, иногда идёт снег.
Batı taraflarında ise yağış daha azdır.Стекающие с хребта реки незначительны.
Gaz yağı direk yanmadığından kumaşa (bez, çaput, vs.) döküp yakılabilir.Горение может быть пламенным (гомогенным) и беспламенным (гетерогенным).
Birçok kuru göl özellikle yağışlı mevsimlerde sığ su içerir.Потребляют достаточно много воды, особенно в сухой сезон.
Sığla yağı iyi bir antiseptiktir.Вересковый мёд — хороший антисептик.
Yağışlı mahallesi; okulu vardır.Краснослободского уезда; имелось училище.
Aralık'tan Mart'a kadar kar yağışı görülür.Снег выпадает с декабря по март.
Soğuklar ve şiddetli yağışlar, İngiltere'de ve İrlanda'da hasadın yok olmasına neden oldu.Низкие температуры и проливные дожди привели к неурожаю в Соединённом королевстве Великобритании и Ирландии.
Karnı aç, yiyecek bir şeyi yok ve dışarıda yağmur yağıyor.Поесть, когда голоден, обсохнуть и согреться, когда идет дождь.
Senenin 150 günü yağışlı geçer.В году 155 дней с осадками.
Yağış miktarı artmış, sıcaklıklar düşmüştü.Там температура ниже, осадков больше.

İlgili Sayfalar