yağı ile cümle
yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yağışlı mevsimlerde ve özellikle de kış aylarında akış gösterirler.Il reste apprécié des grimpeurs, en particulier en hiver.
Ortalama yıllık yağış tutarı metrekareye 370 mm3'tür.Le débit moyen à cet endroit est de 370 m3 par heure.
Salgınlar, en sık yağışlı ya da soğuk kuru mevsimlerde görülür.Cependant les approvisionnements sont parfois limités ou de qualité modeste en saison sèche.
Ben evdeyim ancak ve ancak hava yağışlıysa( Q ↔ P {\displaystyle Q\leftrightarrow P} ).Il n'est actif dans la journée que par temps de pluie ou de crachin et lorsque la température est clémente.
1940 yılından şirket pazara yeni ürünler: mayonez, salata yağı çıkardı.Dès 1950, de nouveaux produits apparaissent sur le marché : grès - granito - linoléum.
Kışları yağışlı ve çok soğuk Yazları ise kurak ve sıcak gecmektedir.Il pleut et les nuits sont terriblement froides et venteuses.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Par exemple : "ça pleut", "ça neigera", "ça a plu".
Yılın ortalama 117 günü yağışlı geçmektedir ve yıllık ortalama yağış miktarı 1106.5mm'dir.Il y a en moyenne 117 jours de pluie par an, avec 1 106,5 mm de précipitations.
Ama yıl boyunca devamlı ama çok siddetli olmayan yağışlar görülür.Sur l'ensemble de l'année, les pluies sont fréquentes mais peu intenses.
Bu maç ise yoğun kar yağışı nedeniyle 30.dakikada tatil edilmiştir.Le départ est retardé de 30 minutes à cause de chutes de neige.
Susam yağı, bakım için kaş, kirpik ve saçlara uygulanabilir.L'huile qui en est extraite sert pour des soins de la peau et des cheveux.
Öncül 2: Yağmur yağıyor.Pluie 2.
Yağış da aydan aya çok değişiklikler göstermektedir.La pluviométrie mensuelle présente également une grande variabilité.
Etine dolgun, kara yağız ve sevimli biridir.En Cure Black, elle est forte et passionnée.
Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır.Il pleut pratiquement tous les jours.
Ayçiçek yağı bu şartlar sağlandığı zaman en fazla 12 ay bozulma olmadan depolanabilir.En s'économisant au maximum, il peut voler pendant douze heures d'affilée.
Fakat rakımı çok yüksek olduğu için kışın kar yağışları da görmektedir.En raison de l'altitude élevée, les chutes de neige sont abondantes en hiver.
Bölgede yağışlar umumiyetle sağanak karakterinde değildir.Les précipitations ne sont pas homogènes sur le territoire.
Ayrıca ilçede dolu yağışları da görülmektedir.L'ensemble doit aussi recueillir l'eau de pluie.
Bunun nedeni buharlaşma artarken yağışlarda azalmaktadır.Il court pour les compter, sous la pluie.
En yağışlı mevsim kıştır.La saison la plus humide est l'hiver.
Kış aylarında gerçekleşen yağışlar ise düzensiz olarak yağmaktadır.Cependant les précipitations peuvent être irrégulières en hiver.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.Dès septembre le débit remonte.
Fakat sonradan kale komutanı Yağı-Sayan daha aktif bir strateji uygulamaya koyuldu.Mais là, le général se fit construire un quartier général encore plus luxueux.
Tava ciğerin kendine has aromasının sırrı kızartma yağıdır.Le cheval se sert de son odorat pour trouver de l'eau.
Yaz ayları sık sık yağışlar görülür.En été, les orages sont fréquents.
En fazla kar yağışı görülür.On observe alors le maximum de précipitations.
Yoğun kar yağışı vardır.Ça fait boule de neige.
Sis ve rüzgâr yaygındır ve yılda 300 gün yağış alır.Le vent y est très fréquent, et il pleut environ 4 jours par mois.
Hava neme doygun hale gelince yağış bırakır.Avant que le soleil ne disparût la fièvre vint.
Yılda ortalama 35 gün kar yağışı olur.On dénombre en moyenne 53 jours par an avec du gel.
Üretilen tarım ürünleri ise daha çok tahıl ve meyve ile susam yağıdır.Les raisins qui y mûrissent sont plus structurés et plus riches en sucre.
O zamana kadar sadece yağış dönemleri için barınaklar yapılmıştır.Ici les données ne sont plus fournies que par les pluviomètres.
Yıllık 500 mm yağış yeterli olmaktadır.Les précipitations annuelle sont de 500 mm.
İklim yağışın fazla olması ve yağışlı dönemin uzun sürmesi ile etkili olur.La situation est très inquiétante et risque d'empirer avec la saison des pluies.
Hardal yağı (preslenmiş) - Hindistan'da pişirme yağı olarak kullanılır.L'huile tirée des graines de moutarde est utilisée en cuisine indienne.
Veriler kar yağışının azaldığını buz kaybının attığını ortaya koymaktadır.L'opération semblait être menacée par la chute de neige imminente.
Kanat çırparak uçmanın vücut yağını süzülerek uçmaktan 23 kat daha hızlı yaktığı hesaplanmıştır.On estime que le vol battu métabolise en moyenne 23 fois plus de graisse corporelle que le vol ascensionnel.
En önemli köpürtücülerden birisi çam yağıdır.L'un des trafics les plus importants concernait le cidre.
Bergen aşırı sağanak yağışıyla da bilinir, yıllık ortalama 2250 mm yağış Bergen şehrine düşer.En comparaison, Bergen voit 2 500 mm de précipitations annuelle.
Yağış rejimi bakımından Akdeniz yağış rejiminin hafiflemiş biçimi görülür.Le rythme de la reproduction sexuée paraît être gouverné par le régime pluviométrique.
Eskisi kadar çok kar yağışı olmamaktadır.Et il n'y a pas de neige tout comme dans tout le pays.
En fazla yağış ilkbaharda görülür.Le maximum de pluviosité se situe au printemps.
Yağış ortalamaları oldukça yüksektir.Le total des précipitations est assez élevé.
Yağmur yağıyor.Llueve.
Bu yaz düşen yağış miktarı normal değildi.La cantidad de lluvia de este verano no fue normal.
Bir saat önce kar yağışı durdu.Dejó de nevar hace una hora.
Uyandığımda kar yağıyordu.Estaba nevando cuando me desperté.
Bugün yağmur yağıyor.Hoy está lloviendo.
Dün geceden beri yağmur yağıyor.Está lloviendo desde anoche.
Çok az yağmur yağıyor.Apenas llueve.
Şubatta Brezilya'da bol yağış olur.En febrero llueve bastante en Brasil.
Ben vardığımda, yağmur yağıyordu.Estaba lloviendo cuando llegué.
Her zaman yağmur yağıyor.Llueve todo el tiempo.
Düne kadar bir hafta boyunca yağmur yağıyordu.Ayer llevaba una semana lloviendo.
Bak! Kar yağıyor.¡Mira, está nevando!
Kuvvetli yağış dışarı çıkmama izin vermedi.La fuerte lluvia no me dejó salir.
Orada kar yağıyor.Está nevando allí.
Burada kar yağıyor.Está nevando aquí.
Burada yağmur yağıyor.Está lloviendo aquí.