Er ya da geç ona alışacağım.I'll get used to it sooner or later.
Bunu yap ya da öl!Do it or die!
Su ya da yiyecek olmadan çölde kaybolduk.We got lost in the desert with no water or food.
Ben senin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilirim.I can be your best friend or your worst enemy.
Nehri geçmek için bir tekne ya da köprüyü kullanabilirsiniz.To cross the river, you can use a boat or the bridge.
Sadece birkaç hata var ya da belki de hiç yok.There are only a few mistakes, or perhaps none at all.
Hepimiz er ya da geç öleceğiz.We'll all die sooner or later.
Er ya da geç bana her şeyi anlatacak.He will tell me everything sooner or later.
Bilgi için nereye gideceğini ya da kime soracağını biliyor musun?Do you know where to go or who to ask for information?
Şarap ya da bira içelim.Let’s drink wine or beer.
Ya Çince konuşalım ya da hiç konuşmayalım.Let’s either speak Chinese, or not speak at all.
Ölü ya da diri, seni hep seveceğim.Alive or dead, I'll always love you.
Tom o zaman yalnızca 13 ya da 14 yaşındaydı.Tom was only 13 or 14 at the time.
Ya konuşmayı kes ya da duymaya değer bir şey söyle.Either stop talking or say something worth hearing.
İçmek ya da içmemek - işte asıl soru bu.To drink or not to drink - that is the question.
Ya benimlesin ya da bana karşısın.You're either with me or you're against me.
Nakit mi ya da kredi kartı mı?Cash or credit card?
Lütfen makinenizi kapatmayın ya da fişini çekmeyin.Please do not power off or unplug your machine.
Devlet Kapitalizmi, demokratik ya da otoriter olabilir.State Capitalism could be democratic or authoritarian.
Ben ambalajsız ya da 1 kilogramlık torbalarda paketlenmiş olarak pirinç satarım.I sell rice in bulk or packed in 1 kilogram bags.
Oraya doğrudan otobüs ya da trenle gidebilirsiniz.You can go there directly by bus or by train.
Belki o İtalyan ya da İspanyol.Maybe he is Italian or Spanish.
Kavgacı ya da sarhoş müşterilere dikkat edin.Watch out for rowdy or drunk customers.
"Tek yön ya da gidiş dönüş?" "Tek yön, lütfen.""One way or round trip?" "One way, please."
Beş ya da on dakika fark yaratmazdı.Five or ten minutes would not have made any difference.
Develerin bir ya da iki hörgücü vardır.Camels have either one or two humps.
Ya benimle gelirsin ya da onunla.You either go with me, or with him.
Su soğuduğunda kar ya da buz olabilir.When water cools, it can become snow or ice.
Kalmam ya da koşmam gerekip gerekmediğini bilmiyorum.I don't know if I should stay or run.
Siyah çay ya da kahve ister misiniz?Would you like black tea or coffee?
Şimdi seçmek zorundasın: ya ben ya da Tatoeba.Now, you have to choose: either me or Tatoeba.
Tom köpeğine Cookie ya da Pochi adını verip vermeyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide whether to name his dog Cookie or Pochi.
Bu, anahtar noktadır. Ya şimdi ya da asla.This is the key point. It's now or never.
Beğen ya da beğenme, onu yapmak zorundasın.Like it or not, you have to do it.
Beğen ya da beğenme, onu hemen yapmak zorundasın.Like it or not, you have to do that right away.
Beğen ya da beğenme, gitmek zorundasın.Like it or not, you have to go.
Beğen ya da beğenme, bu ilacı almak zorundasın.Like it or not, you have to take this medicine.
İnsanlar senin ne hissettiğini ya da ne düşündüğünü umursamaz.People don’t give a shit about what you feel or what you think.
Ben senin geleceğine ya da gelmeyeceğine emin değildim.I wasn't sure if you'd come or not.
Benzin fiyatları şu ya da bu şekilde hepimizi etkiler.Gasoline prices affect all of us one way or another.
Tom'un bizim için banjosuyla bir ya da iki şarkı çalmasını istiyoruz.We want Tom to play a song or two for us on his banjo.
Az ya da çok sorunlarını anlıyor.He understands more or less his problems.
Kim olduğumu ya da yaptığım şeyi değiştiremem.I can't change who I am or what I've done.
Parmaklarımı ya da ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my fingers or my toes.
Kimle konuşabileceğimi ya da konuşamayacağımı bana söyleyemezsin.You can't tell me who I can or can't talk to.
Onun hakkında bir ya da iki hafta düşündüm.I thought about it for about a week or two.
Ya istemiyorlar ya da yapamıyorlar.Either they don't want to or they can't.
Çay ya da bir şey ister misiniz?Would you like tea or something?
Sosisli sandviç ya da bir şey almaya gidelim.Let's go grab a hot dog or something.
Bir burger ya da bir şey almaya gidelim.Let's go grab a burger or something.
Biraz kahve ya da bir şey istiyor musun?Do you want some coffee or something?
Bir sosisli sandviç ya da bir şey almaya gitmek ister misin?Do you want to go grab a hot dog or something?
Bir şey yapmanı ya da bir şey söylemeni istemiyorum.I don't want you to do anything or say anything.
Ya Tom onu yapmak istemiyor ya da yapamıyor.Either Tom doesn't want to do it or he can't.
Tom öyle ya da böyle Mary'ye yardım etmeyi sürdürmemi istiyor.Tom wants me to keep helping Mary in any way I can.
Sana bira ya da bir şey alabilir miyim?Can I get you a beer or something?
Hiç kimse giremez ya da çıkamaz.No one can get in or out.
Hmm. Tanrı var olabilir ya da olmayabilir.Hmm ... God may or may not exist.
Odada dolaşan nedir? -Bir fare, ya da başka bir şey.What is running across the room? - A mouse or something.
Kurbanların çoğu ya yanarak ya da boğularak öldü.Many of the victims either burnt to death or suffocated.