Ana içeriğe geç
Sözlük

ya da ile cümle

ya da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tom otuz ya da civarı olmalı.Tom must be thirty or so.
Tom portakalı sever ve haftada üç ya da dört tane yer.Tom likes oranges and eats three or four a week.
Tom iş için sadece bir ya da iki gün Boston'da kalmayı planlamıştı.Tom had only planned to stay in Boston for just a day or two.
Tom et ya da yumurta yemez.Tom doesn't eat meat or eggs.
Tom otuz dakika ya da daha az sürede ofisine yürüyebilir.Tom can walk to his office in thirty minutes or less.
Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.Tom brings his children with him to work once or twice a year.
Tom sadece üç ya da dört lokma yedi sonra yemeği tükürdü.Tom ate only three or four bites then spit out the food.
Tom her zaman siyah giyer ya da bir diğer koyu renk.Tom always dresses in black or some other dark color.
Tom'un karısı kadar iyi ya da daha iyi yemek pişirebildiğini duydum.I've heard that Tom can cook as well as, or better than, his wife.
Tom ayda üç ya da dört kez Mary ile çıkar.Tom goes out with Mary three or four times a month.
Er ya da geç Mary'ye bildirmelisiniz.Tom must let Mary know sooner or later.
Tom Mary'nin teklifini kabul edip etmeyeceğini ya da reddedip etmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether to accept or to refuse Mary's offer.
Tom Mary'nin dağlara ya da plaja gelip gelmiyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary will go to the mountains or to the beach.
Tom Mary'nin kalmasını ya da gitmesini umursamıyor.Tom doesn't care whether Mary stays or goes.
Tom Mary'yi ya da başka birini karşılamadı.Tom didn't meet Mary or anyone else.
Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.Either be as you seem or seem as you are.
Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün.Either be as you seem or seem as you are.
Biraz süt ya da şeker?Any milk or sugar?
Gelecek hafta sana ya yazacağım ya da telefon edeceğim.I'll either write to you or phone you next week.
Gerçekten benimle konuşmak istiyorsan, şimdi ya da asla.If you really want to speak to me, it's now or never.
Bu bir ya ya da konusu.It's a matter of either-or.
Bu bir ya-ya da durumu değil.It's not an either-or situation.
Bu bir ya ya da konusu değil.It's not an either/or matter.
Bu, Tom'un ya da Mary'nin ilk cümlesi değildi.It wasn't Tom's or Mary's first sentence.
Tom Mary'nin aşkını ya da dostluğunu kabul etmeye hazır değildi.Tom wasn't ready to accept Mary's love or friendship.
Tom Mary'nin aşkını kabul ya da onu red edip etmeyeceğini bilmiyordu.Tom didn't know whether to accept Mary's love or refuse it.
Tom Mary'yi sevmeyi ya da birinin aşkını kabul etmeyi bilmemekle suçladı.Tom accused Mary of not knowing how to love or how to accept someone's love.
Tom ayda bir ya da iki kez bir psikiyatristle görüşür.Tom sees a psychiatrist once or twice a month.
Tom, yasal ya da değil onu yapacağını söylüyor.Tom says he will do it whether it's legal or not.
Tom herhangi birini görmek ya da konuşmak istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to see or speak to anyone.
Tom bir ayda üç ya da dört kitap okur.Tom reads three or four books a month.
Tom birisi ya da bir şey tarafından gözdağı verilen insan türü değildir.Tom isn't the kind of person who is intimidated by anyone or anything.
Tom Mary'den muhtemelen bir ya da iki yıl daha gençtir.Tom is probably just a year or two younger than Mary.
Öyle ya da böyle, Tom'un gitmeye niyeti var.Tom intends to go, rain or shine.
Tom biri ya da bir şey tarafından asla korkutulmadı.Tom has never been intimidated by anyone or anything.
Tom bir yılda iki ya da üç kez parti verir.Tom has a party two or three times a year.
Tom Mary'nin ölü mü ya da diri mi olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know if Mary is dead or alive.
Tom şöyle ya da böyle umursamıyor.Tom doesn't care one way or the other.
Tom Mary'den bir ya da iki şey öğrendi.Tom could learn a thing or two from Mary.
Portekizcede her isim ya eril ya da dişildir.Every noun in Portuguese is either masculine or feminine.
Zaman geçmez ya da gitmez, zaman içimizde kalır.Time doesn't pass or go away, time remains inside us.
Hayat ya cesur bir macera ya da hiçbir şeydir.Life is either a daring adventure or nothing.
İsviçrelilerin çoğunluğu üç ya da dört dil konuşabilir.The majority of the Swiss can speak three or four languages.
İsviçrelilerin çoğunluğu üç ya da dört dil konuşabilmektedir.The majority of the Swiss can speak three or four languages.
Onu al, ya da bırak.Take it, or leave it.
Biz hepimiz yeni bir araba ya da yeni bir telefon istiyoruz.We all want a new car or a new phone.
Er ya da geç, dönmek için kimsem kalmayacak.Sooner or later, I'll have no one left to turn to.
"Kim partiye geliyor?" "Birkaç arkadaş ve dört ya da beş meslektaş.""Who will be coming to the party?" "A few friends and four or five colleagues."
Denizciler engin okyanusta haftalar ya da aylar harcarlar.Sailors spend weeks or months in the immense ocean.
Çay ya da kahve içmek ister misin?Would you like to drink tea or coffee?
Babanın ya da annenin kız kardeşi senin yengendir.The sister of your father or mother is your aunt.
Tom portakalı sever ve her hafta üç ya da dört tane yer.Tom likes oranges and eats around 3 or 4 of them per week.
İki ya da üç dakika içerisinde onu bitirmeyi planlıyorum.I plan to finish it in two or three minutes.
İki ya da üç dakika içerisinde onu bitireceğim.I'll finish it in two or three minutes.
Ya o hatalı ya da ben.Either he is wrong or I am.
Eski günlerde hiçbir telefon ya da elektrik yokmuş.In the old days, there were no telephones or electricity whatsoever.
Bu iki ya da üç yıl içinde, büyük miktarda servet sahibi oldu.In these two or three years, he acquired a large amount of wealth.
Onu göndermede ya da başka bir şeyde bir hata yaptım.I made a mistake in sending it or something.
Ya sen ya da Mary gitmeli.Either you or Mary should go.
Gerçek şu ki hiçbir şey tamamen doğru ya da yanlış değildir.The truth is that nothing is totally true or false.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod