O ya sarhoş ya da deli.He is either drunk or mad.
Ya Londra'da ya da Paris'tedir.He is either in London or in Paris.
O, şeyleri asla ödünç almaz ya da vermez.He never borrows nor lends things.
O, ayda iki ya da üç kez golf oynar.He plays golf two or three times a month.
Peşin mi ya da çekle mi ödeyeceği konusunda o hiçbir şey söylemedi.He didn't say anything as to whether he was going to pay in cash or by check.
O şimdi ya Roma'da ya da Paris'te.He is now either in Rome or in Paris.
Kalmamız ya da gitmemizin önemli olmadığını söyledi.He said it didn't matter whether we stayed or left.
Kitaplara ya da müziğe az ilgi gösterdi.He showed little interest in books or music.
Er ya da geç iyi bir avukat olacak.He'll make a good lawyer sooner or later.
O, önünde ya da sonunda gelecektir.He will come sooner or later.
Er ya da geç geri gelecek.He will come back sooner or later.
O astronomi ya da yıldızların bilimini okur.He studies astronomy, or the science of stars.
O, yaya ya da bisikletle gelecek.He'll come on foot or by bicycle.
İki ya da üç kelime söyledi ve gitti.He said two or three words and left.
Nadiren kızgın ya da sinirli olur.He seldom gets angry or irritated.
O gelebilir ya da gelmeyebilir.He may come, or he may not.
O, ya gelecek ya da beni arayacaktır.He will either come or call me.
Onlar sandalye ya da masa kullanmazlar.They don't use chairs or tables.
İngilizce veya Fransızca ya da her ikisini de konuşuyorlar.They speak English or French or both.
Onlar şimdi ya Kyoto'da ya da Osaka'dalar.They are now either in Kyoto or in Osaka.
Ona bakacak hiçbir arkadaşı ya da akrabası yok.She doesn't have any friends or relatives to take care of her.
O, haftada ortalama üç ya da dört kitap okur.She reads on average three or four books a week.
O kırk ya da yaklaşık olmalı.She must be forty or so.
Ya Londra'ya ya da Paris'e gitti.She went either to London or to Paris.
O bir şarkı mı söylüyor ya da piyano mu çalıyor?Is she singing a song or playing the piano?
Onun gitme ya da kalma seçeneği vardı.She had a choice of going or remaining.
Çalışmak ya da üniversiteye gitmek arasında karar veremiyorum.She can't make up her mind whether to get a job or to go on to college.
Çok hasta olan ya da yaralanmış ve iyileşemeyen insanlarla ilgili ne yapmalıyız?What should we do with people who are very sick or hurt and can't get better?
Bilgelik altın ya da gümüşten daha iyidir.Wisdom is better than gold or silver.
Bir çevirmen ya da tercüman olmak için okuyorum.I am studying to be a translator or interpreter.
Yarın senin ya da onun gelmesi bekleniyor.Either you or he is supposed to come tomorrow.
Ya senin ya da onun yarın gelmesi gerekiyor.Either you or he is supposed to come tomorrow.
Yeğen, bir erkek ya da kız kardeşin kızıdır.A niece is a daughter of one's brother or sister.
Oyna ya da ders çalış - seçim senindir.Play or study - the choice is yours.
İyi ya da kötü, televizyon dünyayı değiştirdi.For better or for worse, television has changed the world.
Tren raydan çıktı ve yaklaşık otuz yolcu ya öldü ya da yaralandı.The train was derailed and about thirty passengers were either killed or injured.
Bazı sorunlarla ya da bir şeyle karşılaştın mı?You've run into some trouble or something?
O hangisini seçecek merak ediyorum, Dövüş sanatları ya da ölüm?Which will he choose, I wonder, martial arts or death?
Ağır vakalarda çatlaklar oluşabilir ya da kırılabilir.In severe cases, cracks can form or it can snap apart.
Er ya da geç hepimiz öleceğiz.Sooner or later, we all are going to die.
Kahire ya da İskenderiye'ye gittin mi?Did you go to Cairo or Alexandria?
Bunu ya da şunu al.Take this or that.
Masada iki ya da üç kalem var.There are two or three pens on the desk.
İki arabası olan iki ya da üç kişi var.There are two or three persons with two cars.
Sessiz olun, ya da işitmeye değer bir şey konuşun.Be silent, or speak something worth hearing.
Er ya da geç o bana her şeyi anlatacak.Sooner or later he will tell me everything.
Beni bekle. Bir ya da on dakika içinde orada olacağım.Wait for me. I'll be there in a minute or ten.
Ya sen git ya da ben giderim.Either you go, or I go.
Bana bir bloknot ya da başka bir şey ver.Lend me a memo pad or something.
Olmak ya da olmamak, soru budur.To be or not to be, that is the question.
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.To be or not to be, that is the question.
Sosyalizm ya da barbarlık.Socialism or barbarism.
Mektubum ya da mesajım var mı?Have I any letters or messages?
Ya bizimlesin ya da bize karşısın.You are either with us, or against us.
Bu bir kamu ya da özel şirket mi?Is this a public or private company?
Çoğu İsviçre vatandaşı iki ya da üç dil konuşur.Most Swiss citizens speak two or three languages.
Tek ya da çift kişilik oda?Single or double room?
Zaman ya da paraya sahip değilim.I don't have the time or the money.
Ya bu adam ölü ya da benim saat durdu.Either this man is dead or my watch has stopped.
Hangisini tercih edersin, bir sinemaya gitmek ya da evde kalmak?Which would you rather do, go to a movie or stay at home?